Modern sömürge zihniyeti

Zihnî dönüşümlerin, sonuçların etkileri ve varlığı zamanla belirginleşir. Başlangıçlar ve kimi olayların durumları o an bilinmez, ne olduğunun farkına varılmaz. Duru ve sakin akan bir su kendi oluşundadır. Yol alır, aktıkça kendine bir yol bulur ya da oluşturur. Suları hareketlendiren anlar olur. Yağmurlar, karların erimesi, bunların şiddete dönüşmesi onu bambaşka bir hâle büründürür, azgınlaşır. Suyun taşması etrafındakileri siler süpürür, yıkar. Sel felâketlerinin sonuçlarını görünce anlıyoruz. Ona karşı korunma ya da hazırlıklı olma süreç içinde olur. Olaylar olup bittikten sonra yakınmanın bir anlamı olmaz, yıkılan yıkılıp gitmiş olur, geri dönüşü de olmaz.

Emperyalizm sinsidir. Duru bir su gibi içten içe, derinden derine sızar. O an için tehlikesinin farkına varılmaz. Sırası ve zamanı gelince gerçek yüzü anlaşılır ve görülür. Fakat sinsi emperyalizmin asıl etkisi, kendisini hissettirmeden dönüştürme gücüne sahip olmasıdır. Fakat dönüşüm olduktan sonra farkına varmanın da bir karşılığından söz edilemez. İnsanların değişimleri uzun zaman içinde olur, dönüştükten sonra asıllarına dönmeleri daha da zorlaşır.

Günümüz modernizminin oluşturduğu asıl gerçeklik budur. Dönüşen zihinlerin kendilerine dönük ihanetlerinin bile farkına varılamıyor. Onlar sömürge zihniyetinin bir yansıması, aynı zamanda birer gönüllü temsilcisi olurlar. Sömürgenlerden daha çok sömürüye teşne olurlar. O zaman artık onların bir değeri kalmıyor. Değersizlik, değerleridir onların.

Kendilerinin içine düştüğü konumun farkına varmadıkları gibi kendileri gibi olmayanlara karşı bir savaşa tutulurlar, üstelik onları hem küçümserler hem de aşağılarlar. ‘Neden bizim gibi birer köle olmadınız’ der gibidirler. Emperyalizm ve sömürüye insan kazandırmaya bakarlar. Bunlar Kafka’nın birer böceği gibi olduklarını bile bilmiyorlar. Böcek olmanın hazzıyla saldırganlaşırlar, herkesin de kendileri gibi birer böcek olmaları için çabalarlar.

Modernizmin sömürü çarkı içten ve derinden işliyor. İyice ruhlara siniyor. O hayat anlayışıyla birlikte artık onların bir parçası olunuyor.

Müslüman’ın cihadı ise artık bunlara karşı nasıl bir tutum içinde olmaları gerektiği bilinci içinde yeni bir sesleniş ve bakış ile geliştirilmeli. Modern dünyaya karşı kültürel bir oluş, farkına varış ile bir entelektüel yapının daha sağlıklı olması sağlanmalı. Sağlanabilir. İdeal olana ermek için büyük bir çaba gerekir. Aşkı diliyle.

Sadece siyasal, iktisadi, ekonomik işgaller değil, asıl tehlikeli olan kültür emperyalizminin farkında oluş gerekir.

Yeni ve özgün, donanımlı, bilinçli aşk ve gönül ehli insan tipine şiddetle gereksinim var. Olaylara ve dalgalara kapılmayan bir insan. Varlık bilincinin farkında olarak. Sevda dilinin şarkılarını en içten bir söyleyişle.

Zaman hızlı akıyor. Emperyalizm modernleşerek insanları dünyasına çekiyor ve tutuyor, kendine bağlıyor, tutsak ediyor. Teknoloji, bilişim, ona bağlı gelişmeler ve oluşların etkisi yadsınamaz.

Hayatın ve yaşamanın sınırlarını zorlayan ve artık iyice doyumsuzluğun sınır tanımadığı bir dünya ve insan tipi.

Batı düşüncesinin ruhunun insanı değersizleştirdiği ve bir nesne gibi gördüğü gerçeğinin bilinmesi bir zorunluluk. Çünkü insan soykırımının, ruhkırımının, azgınlığın akan duru su sadeliğinde sindiğinin bilincinin uyanması gerekir.

İnsanlar için değerlerin değersizliği sıradan bir gerçeklik. Sıradan söylenen şarkıların, atılan sloganların, köpürtmelerin bir karşılığı olmuyor.

Dönüşenler, moderizmin büyülü dünyasına kapılanlar için hiçbir değer yoktur desek yeridir. Bunun kamuflajı büyülü bir yaşama tarzıdır. Giderek hayattan, zamandan koptuğunu bile görmüyor. Bunalım çağı, bunalımlı bir hayata dönüştürüyor.

Çağın ve zamanın karanlığını dağıtacak insan ruhuna sesini ve gönlünü kazandıracak bir oluş ve sesleniş ile.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Tarım Kredi Kooperatifi marketi fiyatları pahalı mı?