İkilemli Başarı

Öğretmen velilere yardımcı ders kitabı alacaksınız diyor. Ders kitaplarındaki bilgiyle öğrenciler bir şey öğrenemez, ders kitabını işleyecek olsak bir ayda tüm kitap biter ondan sonra ne yapacağız diye ekliyor. Ders kitaplarının içeriklerinin boşluğu, her gün işin içinde olan bir erbabı tarafından, açık bir şekilde ifade ediliyor. Üstelik öğretmen, yardımcı ders kitabı alınmasının yasal olmadığını da söylüyor. Ders için ders kitabı alınacak ama yasal değil. Yasal olan ne? Devlete göre yasal olan hâlihazırdaki ders kitabını işle, öğrencilere bir şey öğretme! Hem ders işlenecek hem de öğrencilere bir şey öğretilmeyecek! Normalde öğrenciler okula bir şey öğrenmeye gider ya şimdilerde bu öyle değil. Öğrenciler okula bir şey öğrenmemeye gidiyor! Niye okula gidiyorsun? Bir şey öğrenmemek için! Eğitim sistemimiz çok yaratıcı! Bir şey öğretmemek için ders veriyor! Aslında bir yandan da insanın ilgisini çekiyor; bir şey öğrenmemek için okula gitmek!

Okul nedir, rejimin insan tipini oluşturmak için sınıf ve öğretmenlerden meydana getirilmiş bir yapı. Kurucu gücün ideolojisi taze beyinlere zerk edilerek başlayan eğitim içerik ve düzeni, aynı ideolojinin dayattığı tek tip insanlardan meydana getirilmiş bir toplum oluşturmayı amaçlıyor. Başarılı oluyor mu? Yüzde yüze yakın başarılı oluyor. Hem rejimin dayattıklarına hem toplum düzeni ve yaşayışına baktığımızda bu başarıyı görüyoruz. Devletin işleyişi bu başarıya göredir; ikilemli bir işleyiş. Hem laik düzen hem bu düzenin içinde dini kurumlar var. Devletin kurumları laikliğe göre işliyor ama çalışanlar ki bu çalışanlara devleti yönetenler de dâhil, kendilerine göre dindar. Dindarlık devlet kapısına kadar varıyor, içeri giremiyor. Dindar bir vatandaş devlet dairesine girerken dindarlığını kapıda bırakıyor sen şurada bekle benim içeride biraz işim var çıkınca seni alacağım diyor içeri giriyor. Çıkışta yine dindar oluyor. Dindarlığını alıyor. Bu işleyiş dini kurumların dahi faiz alıp vermesine engel olamıyor. Dindarlar zaten faizler iniyor mu çıkıyor mu onu takip ediyor, faiz alıyor veriyor. Dindar ve faiz arasında bir sıkıntı yok. Rejim de tam bunu istiyor. Yüzde yüz başarı değil mi bu! Yüzde yüz başarı.

Toplumun yaşayış düzenine bakılınca da aynı başarı görülüyor. İkilem başarısı. Hem insanlar iyi olsun isteniyor hem de insanların iyi olmasına yani iyi insana değer verilmiyor. Toplumun sosyal yaşantısındaki dış yapısına baktığımızda bütün şehirlerin aynı düzende oluşturulduğunu görürüz. Kısaca söylersek bütün şehirler beton yığınından oluşuyor. Bütün şehirler birörnek. Bina sokak cadde meydan bulvar hiçbirisi bu toprakların asıl ruhunu, duygusunu, düşüncesini taşımıyor. Peki, bu yerlerde yaşayanlar kimler? Yarısı bu toprakların ruhunu taşıyanlar yarısı taşımayanlar. İkilemli toplum. Hem iyi insan aranıyor hem de iyi insanları kimse önemsemiyor. Önemsenen ne? Para yine para yine para, sonra makam. Bunlarla doğrudan bağlantılı olarak giyim kuşam yeme içme. Değer yargısı kravattan meydana getirilmiş bir toplum. Peki, kravatı çıkarınca? O zaman değer meğer kalmıyor. Hiç kravat takmamışlar toplumun gözünde zaten toptan değeri olmayanlardır. Peki, kravatlı bir şekilde hırsızlık yapanlar, kravatıyla kul hakkı yiyenler, kravatı olsun da kul hakkı yiyormuş önemli mi, değil, toplum böyle bakıyor. Hem kul hakkı yenmesini istemiyor hem de kul hakkı yiyenlere değer veriyor. Hem hırsızlık olmasın diyor hem hırsızları ayakta karşılıyor. Parası çok olana değer veriyor toplum. O paranın nasıl kazanıldığına bakmıyor. Dahası o para kazanç değil elde edilmiş yani hak edilmemiş hak yenmiş bir paradır, toplum bunu hiç düşünmüyor, düşünme gereği duymuyor. Hani iyi insan? İyi insan olmamak için iyi insan olmaya çalışıyor toplum. Bütün bürokratları torpille atanmış, torpille atanan insanların hepsi toplumun gözünde büyük adam görülen bir ülkede eğitimin içeriğini dışarığını konuşmak komik değil mi. Ağlamamak için gülüyoruz. Acı acı tabi.

Rejimin ikilemli eğitim başarısını kutluyoruz!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cafer Keklikçi - Mesaj Gönder

# bina

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Can Dere - Rahmetli Erbakan Hoca ne demişti; Millî Eğitim Bakanlığı ancak Millî Piyango kadar millîdir!

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 18 Eylül 11:23


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Tarım Kredi Kooperatifi marketi fiyatları pahalı mı?