Ev sahipleri sömürüyorsa sorumlusu kimler?

Üniversitelerde kayıtların başlaması ile birlikte her sene bu zamanlarda gündeme gelen öğrencilerdin yurt ve ev sorunu bu sene daha da sıkıntılı olarak gündeme geldi. Günlerden beri medyada ev kiralarının birdenbire yükseldiği, özellikle de okullara yakın evlerin fiyatlarının anormal boyutlara ulaştığı haberlerini okuyoruz. Aslında ev kiraları üniversitelerin açılmasından bağımsız olarak artmaya başlamıştı. Büyük şehirlerde bazı semtlerde geçen sene bin 500 liraya tutulabilen bir evin bu sene birdenbire 2 bin 500 hatta daha yukarılara çıktığı belirtiliyor. Bu işin sebebini uzun boylu araştırmaya gerek yok diye düşünüyorum. Sanıyorum esas sebep konut üretiminde ciddi bir düşüştür. Yani, ihtiyacı karşılayacak ölçüde konut üretimi olmuyor. Aslında bunun sebepleri de medyada son zamanlara tartışılıyor. İnşaat malzemelerinde ortaya çıkan yüksek fiyat artışları konut maliyetlerini artırıyor, bu ise bir yandan konut fiyatlarını yükseltirken insanımızın alım gücünü aşma noktasına ulaşınca ister istemez kiralar da artıyor. Bunun yanında öğrencilerin konut ihtiyacının ev kiralarını artırıyor olması ise ayrı bir konu. Çünkü öğrencilerin barınma ihtiyacını karşılayacak ilk kaynak yurtlardır, yurtların olması gerekiyor. Eğer, öğrencilerin talebini karşılayacak miktarda öğrenci yurdumuz yok ise öğrencilerin 3’er 5’er bir araya gelerek ev tutmaya çalışmaları ister istemez kiraları artıracaktır. Çünkü ev sahipleri öğrencilerin bir araya gelerek müşterek ev tuttuklarını görerek bir aileye verecekleri evlerinin fiyatını öğrenciler söz konusu olunca en azından iki misli artırıyorlar.

Böyle olunca da ister istemez her ilde üniversite açmakla övünenlerin bu üniversitelerin yurt ihtiyacını da daha üniversiteler devreye girmeden karşılamaları gerekirdi. Görünen o ki, mevcut yurtlar öğrencilerin talebini karşılamıyor. Belki bazıları da örencilerin gücünü aşıyor. Böyle olunca üniversitelerin açılmaya başlaması ile birlikte kira artışlarında ortaya çıkan durumun tüm suçunu ev sahiplerine atmayı, “Öğrenciyi bu kadar da sömürmeyin” şeklinde suçlamanın doğru olmadığını düşünüyorum. Bazı ev sahiplerinin kendilerini emlakçı gibi göstererek öğrencilerden komisyon almaları elbette doğru değildir ancak, bunlar istisnalardır. Sorunun esas sebebi konut üretiminin talebi karşılamıyor olmasıdır. Ailelerin ev ihtiyacının karşılanması için aslında TOKİ ciddi bir çalışma yürütmektedir. Ancak, inşaat maliyetlerinde ortaya çıkan artış ve salgın sebebiyle ekonomide yaşanan daralma sebebiyle her alanda olduğu gibi inşaat sektörü de dar boğaza girmiş durumda. Bu ise ister istemez konutlarda hem ev fiyatlarını hem de kiraları artırmaktadır. Buna bir de üniversitelerin açılması sebebiyle belli merkezlere göçler başlayınca öğrenciler için her ilde yeteri kadar yurt da bulunmayınca ister istemez bazı fırsatçılar bu durumu istismar etmektedirler. Ancak, soruna çözüm bulmanın sorumluluğunu ev sahiplerine attığımız sürece kalıcı bir çözüm bulmak mümkün olmayacaktır. Eğer her öğrencinin yurt ihtiyacı karşılanabilirse o zaman ev sahipleri de ister istemez kiralarını düşürmek zorunda kalacaklardır. Yani, öğrencilere farklı bir fiyat uygulaması yapamayacaklardır.

Bu noktada serbest piyasa ekonomisinde genellikle fiyatları arz ve talebin belirlediği söylendiğine göre arz (üretim) azalıp talep çoğalınca ister istemez her malda olduğu gibi kiralar da ev sahiplerinin insafına kalacaktır. Çözüm, yükselen kiralarla öğrencilerin ev tutmak zorunda kalmamaları gerekiyor. Bunun yolu da öğrenci yurtlarının artırılması, talebi karşılayacak yeni inşaatların devreye sokulmasından geçiyor. Ne var ki, bir yandan inşaat malzemelerinin fiyatları arttığı, öbür yandan talebin sürekli arttığı bir ortamda bir takım fırsatçı ev sahiplerini suçlamak yeteri kadar yurt yaptırmamış olanların suçunu ortadan kaldırmaz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Milli Görüşçü - Bana dokunmayan yılan bin yaşasın, Düşene de sende vur, Bencillik , duyarsızlık , yozlaşma !!!

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 17 Eylül 16:58


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Tarım Kredi Kooperatifi marketi fiyatları pahalı mı?