Müktesebatı geliştirmek

Kuralların aşınmasının kurumların aşınmasını tetiklediği bir dönemdeyiz. Bu yüzden klişe söylemler yerine “kuklayı değil, kuklacıyı” vuracak söylemler belirlenmelidir. Bu söylemlerle “tespit, teşhis ve tedavi” içeren uygulamalar gerçekleştirilmelidir. Bu hamle, hem temel meselelere kalıcı çözüm sağlayacak hem de bilgimizi niyete, birikimimizi zihniyete çevirecektir. Böylelikle milletimizin aslına rücu etmesini sağlayacak bir yönetim mantığı arayışı başlayacaktır.

Dünün plansızlığı ve yarının belirsizliği aşacak yönetim mantığı bir müktesebata dayanmalıdır. Bu müktesebat, yapılacak literatür çalışmaları ile ortaya çıkarılabilir. Bunun için sorumluluk duyan herkesin, sorumlu olduğu tematik çalışmaları tarayarak lügat altyapısına destek olmaya davet edilmelidir. Bu davet, birliğe yönelik terminoloji ve müeyyide oluşturan müktesebatı gözler önüne seren bir indeks çalışması ile yeni nesil sorumluluklara kapı aralayabilir. Bu sorumluluk, boyutları bilinmeyen bir komploya kurban gitmeyi engelleyecek ve maliyetleri kestirilemeyen olaylara mesafe koymayı başaracaktır.

Yönetici, “katkı yapmaktan sorumlu” olandır. Katkı ise, “eskinin (eskimez olanın değil) planlı ve sistematik bir şekilde terk edilmesi”dir. Sağlam duvar için sağlam tuğlaları buluşturmaktır. Bu amaçla geleceği şekillendirecek kelimeleri barındıran bir lügat oluşturacak ve “performansın yeni tanımı”yla yol alacak bir “enstitü”, algılara karşı basireti çerçevelendirecek bir algoritma oluşturabilir. Bu algoritma, az kelime ile çok anlam sağlama becerisi ve az işle çok etki oluşturabilme yeteneği sunacaktır.

Bu beceri ve yetenekleri çerçevelendirmek ve anahtar rolü oynayacak başlıkları sıralamak önem taşıyor. Bunun için gereken şey; “hayatı anlamlı ve yaşanır kılma” bilgisidir. Bu bilgiyi oluşturan kelimeler, bu kelimelerin terminolojisi, bu terminolojinin oluşturacağı fikir gücü, bu fikri ve bilinci transfer edecek metafor ve yol yordam arayışını tetikleyecek bir metodoloji sayesinde, “sivil toplum” zekâsı ile yeniden “kaldıraç etkisi” oluşturulabilir.

Zincirleri kıracak asıl çalışma budur. İnsanlığın saadeti için siyasi, ekonomik ve sosyal açıdan “hakkın batıla galebe gelmesi”ni sembolleştirecek çalışmalar geliştirilmelidir. Bu açıdan ikinci 50 yılın mimarisini çizecek vizyon (niçin), strateji (ne) ve teknoloji (nasıl) içeriklerine odaklanmalıyız. Bu misyonu besleyecek bir Müktesebatı Geliştirme Enstitüsü (MGE), “çalışmayı üretken, çalışanı başarılı” kılacak terminolojiyle, hakkın tesir gücüne ram olmalıdır. Sermayesi karar, geliri eylem olacak işlere katma değer sunmalıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Veli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?