Ne tür sorun çözücüsün?

Son zamanlarda halinden hoşnut kimseyi göremedim. Herkesin bir derdi, bir şikâyeti var. Bu şikâyetler özel olmaktan öte toplumu ilgilendiren sorunlar. Bir kesim kafasını kuma gömmeye çalışsa da toplumsal olarak büyük bir kriz yaşadığımızın herkes farkında. Artık bu sorunları dinlemekten sıkıldım, tahmin ediyorum siz de sıkıldınız. Çünkü tek yaptığımız papağan gibi aynı şeyleri tekrar edip durmak.

Bir sorun var çözümü de fizanda değil. Ancak görüyoruz ki herkes nutuk atmanın derdinde, kimse elini taşın altına koymuyor. Herkes bir diğeri harekete geçsin diye bekliyor. Hâlbuki toplumsal bir sorun varsa ortada birbirimizi beklemek yerine önce kendimizden başlayarak etrafımızı düzeltmeye çalışmalıyız. Aksi takdirde kaos gittikçe büyüyecek. Kafamda bunu nasıl anlatmalıyız, ne yapmalıyız sorularıyla gezerken bir karikatürle karşılaştım. Sanıyorum bu durumu daha net başka şekilde anlatamazdık.

Karikatürde iki adam ve iki musluk görüyoruz. Birinci adam musluk açık kaldığı için ıslanan zemini temizlemeye çalışırken, diğer adam musluğu kapatmaya çalışıyor. Bu karikatürü paylaşan kişi ne tür sorun çözücü olduğumuzu sormuş. Sorunları yüzeysel bir şekilde mi çözmeye çalışıyoruz yoksa sorunun kökten çözümü için mi çalışıyoruz? Çok açıktır ki birinci adam beyhude bir uğraş peşinde, musluk açık kaldığı sürece bir sonuca ulaşamayacak. Kalıcı çözüm musluğu kapatmakta.

Üzülerek söylüyorum ki bizim halimiz ne birinci adamın hali gibi ne ikinci adamın hali gibi… Musluk bozulmuş, musluğu tamir etmemiz lazım. Ama musluğun bozuk olduğunu gören insanlar tamir etmek yerine (üstelik musluk tamircileri) bu musluk niye bozuk, bu musluğu kim bozdu, bu musluk niye tamir edilmiyor diye söylenip duruyorlar. Öte yandan bu musluğun asla düzelebileceğine dair bir inançları da yok.

Bu tabloya dördüncü bir kare daha eklemek gerekirse; bir adam konuşanların konuşmasına aldırmadan gidip musluğun vanasını kapatıyor ve ardından musluğu tamir ediyor. İşte çözüm bu kadar basit ve kolay. Yeter ki o musluğu tamir etmeye inancımız olsun. Yeter ki o musluğu tamir etmeye isteğimiz olsun. Musluğu tamir etmeye dair inancımız ve isteğimizi bir an önce kazanmazsak biz şikâyet edip dururken bozuk musluktan taşan suda boğulacağız. Hem de çözüm yanı başımızdayken…

Şimdi ben size soruyorum; ne tür bir sorun çözücü olmak istiyorsunuz? Çözümü bildiğiniz halde konuşup duran mı? Göstermelik bir şekilde sorunu çözmeye çalışan mı? Sorunları kökten çözen mi? Musluğun vanasını kapatmak da musluğu tamir etmek de zor değil. Yeter ki o inanç ve isteğe sahip olalım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Selime Sümeyye Abatay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Tarım Kredi Kooperatifi marketi fiyatları pahalı mı?