ABD’nin terör seviciliği yeni mi öğrenildi?

ABD’nin terör seviciliği ve terörü dünyada bir silah olarak kullandığı haberleri son günlerde medyada sıkça yer bulur oldu. Sanıyorum bunda 11 Eylül saldırılarının yıl dönümü olmasının önemli bir rolü var. Hatırlanacağı gibi ABD, İslam dünyasında terör örgütlerini kullanmak hususunda ciddi tecrübeye sahiptir. Önce belli gruplara el atar, onlara birtakım destekler verir ve telkinlerde bulunur. Bunun da ötesinde hangi ülkeyi karıştıracak ve sömürüsünü kalıcı hale getirmek istiyorsa o ülkelerde temasa geçtiği gruplara ülke yönetiminin onların hakkı olduğu tekinlerinde bulunur ve kendileri ile işbirliği yapıldığı takdirde sonunda ülke yönetiminin kendilerinde olacağı vurgulanır. Sonuç olarak sağlanan silahların da desteği ile ülke içten içe kaynamaya başlar ve bu iş giderek iç çatışmaya dönüşür. Bir ülkede iç çatışmalar başladıktan sonra sömürgecilerin işleri kolaylaşır. Çünkü iç çatışmanın taraftarları hangi ideolojiye mensup olurlarsa olsunlar, içeride hakimiyet kurmak için desteğe ihtiyaçları vardır. Bu destek de genellikle başta ABD olmak üzere sömürgecilerden gelir. Çünkü onlar için ülkelerin ne hale geldiği, insanların ne acılar çektiği önemli değildir. Böyle olunca bir taraftan ülkeler iç çatışmalar sebebiyle güçsüz duruma düşerler. Adı ister kredi ister teknik yardım olsun, desteğe ihtiyaçları vardır. Bu desteği verenlere karşı boyunları bükük ve onların istekleri karşısında da dirençsiz kalırlar. Böylece sömürgeci güçler sömürmeyi kafalarına koydukları ülkelerde hangi taraf iktidar olursa olsun, hangi taraf mücadele sonunda iktidara sahip olursa olsun, sömürülerini sürdüreceklerdir.

Uzun süre pek çok ülkede iktidarların el değiştirmesi genellikle darbeler yoluyla oldu. Darbeciler daha subaylık döneminden itibaren bazen eğitim bazen teknik destek adı altında ABD’ye giderler, oralarda eğitim alırlar ve bu aldıkları eğitim sebebiyle bu ülke ile oluşan ilişkiler ileriki yıllarda da devam eder. Zaman gelir bu ABD’de eğitim gören subaylar üst rütbelere geldiklerinde ABD’de o ülkedeki sivil yöneticilerden memnun değilse yürütülen çeşitli kampanyalar ile iktidarı halkın gözünden düşürürler, sonunda da darbeciler harekete geçerlerdi. Bu arada darbe öncesi de elbet darbeciler ile darbe destekçileri arasında perde arkasında birtakım temaslar kurulur, hatta anlaşmalara varılır, böylece halkın oyları ile işbaşına gelmiş iktidarların yerlerine darbecileri iş başına geçer. Kısaca, sonunda önce karıştırdıkları ülkeye sonra barış ve huzur(!) getirmek için darbeye zemin hazırlarlar, ardından da barış havarisi pozlarında ortada boy gösteriler.

Bu durum hâlâ bazı ülkelerde sürüyor olsa da son yıllarda özellikle ABD, teröristleri ve terör örgütlerini kullanmayı tercih ediyor. Bunun için de ABD’ne terörü dünyaya yayan ülke demek yanlış olmaz. Bu arada kullanmak için besleyip büyüttüğü terör örgütlerinin eli kendilerine uzanıp binlerce insanlarını kaybetmiş olmaları da akıllanmalarına yetmez, bunu da dünya üzerinde terörü yaygınlaştırmanın bahanesi olarak kullanırlar. 11 Eylül’ün hemen ardından Bush yönetiminin Afganistan’ı işgal etmesi de bunun örneklerinden birisidir. Kısacası ABD’nin başta Ortadoğu olmak üzere giriştiği müdahale ve işgal politikaları ile birçok devlet istikrarsızlaştırılır, hatta dağılırken terör örgütlerinin alan genişletmesinin önü açılmıştır.

Bu konu aslında başlı başına bir kitap konusudur. Ancak ABD’nin bölgemize yönelik girişimlerine Saddam örneği ile son vermek istiyorum. Saddam, uzun yıllar Sosyalist bir görüntü vermeye çalışırken, ABD ile yakın ilişkide olduğu ortaya çıktı. Çünkü Saddam’ı Kuveyt’i işgale teşvik edenin o zamanki ABD’nin Bağdat büyükelçisi olduğu ortaya çıktı. Ne var ki, Kuveyt’i işgal etmesine Kuveyt’in Irak’ın 19. vilayeti diyerek destek verenler Saddam’ın Kuveyt’i işgalinin üzerinden çok geçmeden bu defa Kuveyt ve Suudi Arabistan’ın isteği ile (!) Irak’a saldırdılar ve işgal ettiler. Ve sonuçta Irak hâlâ karışık ve Saddam, destekçileri tarafından ipe gönderildi.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Tarım Kredi Kooperatifi marketi fiyatları pahalı mı?