Kantarın topuzu

Eskiden topuzlu kantarlar kullanılırdı. Kantarın çengeline yük asılır, iki kişi bu yükü omuzlarına alıp kaldırır, bir kişi de kantarın topuzunu ileri geri alarak dengeye getirir, bu şekilde yük tartılırdı. Bazen kantarın topuzu elden kaçar, ileri veya gerideki en dibe kadar vururdu. Böyle bir durumda, ya topuz, ya kantar, ya da yük zarar görebilirdi.

Atalar bundan kinaye ifrat veya tefrit suretiyle çığırından çıkan herhangi bir olayda “kantarın topuzu kaçtı” deyimini kullanmışlar.

Toplumumuza baktığımızda bugün de bu deyimi kullanmanın tam zamanı ve yeri olduğunu görüyoruz. Hangi kesimi ele alırsak alalım topuz dibine kadar kaçmıştır.

Adaleti ele alsak, izahı mümkün olmayan neticeler görüyoruz. Eleştirmek için ağzımızı açsak hemen, “eskiden düzgün müydü de eleştiriyorsun” itirazı ile karşımıza dikiliyorlar. Mesela 17-25 Aralık sürecini hatırlayalım.

Her şey gözlerimizin önünde cereyan etti. Yatak odalarında kasalar dolusu kirli paralar yakalandı. Failler yargılanıp cezalarını alacakları yerde tam tersi neticeleri gördük. Yahu kardeşim, bunu bakanlara kurulmuş bir komplo olarak değerlendirdiniz ama mahkeme neticesinde ele geçen paraları hem de faizi ile zanlılara iade etmeniz ne demekti? O paraları yatak odalarına “komplocular tuzak kurmak için koymuşlar” dediniz. Ama bir sürü para kasasını vinçlerle mi getirmişler, kapıdan mı, pencereden mi içeri sokmuşlar, diye düşündüğümüzde akla yatkın bir neticeye varamıyoruz. Zanlılardan eski bir bakanın aradan geçen sekiz yıldan sonra yaptığı itiraflar kafalarımızı iyice bulandırdı. “Ne yaptıysam zamanın başbakanının talimatıyla yaptım, o gün dediğim her şey doğruydu” diye itiraf ediyor. Buna rağmen ne yasamanın, ne yürütmenin, ne de yargının gıkı çıkmıyor. Tamam 28 Şubat sürecine benzer zamanlarda hukuk tersinden işletilerek kantarın topuzu ileri kaçıyordu. Bu defa da tam tersi topuz geri kaçıyor. Bunun normal olarak işletilmesi için topuzu yerine neden koymazlar? Biz toplum olarak bir ileri, bir geri kaçmış topuzun ceremesini çekmek zorunda mıyız?

Yahu FETÖ oluşumu “çete” amacını taşıyorsa, başından beri taşıyordur. Bazı kişilerin bu çetenin farkına vardıkları tarihi “çete o tarihte kurulmuş” gibi kabul edilmesi daha önce görülmüş, duyulmuş bir anlayış mıdır? “Efendim bu FETÖ terör çetesiymiş, biz daha önce bunu anlayamadan, aldanarak, bilmeyerek, bunlara yardım ve yataklık etmişiz” gibi bir savunma nasıl olur da hukuki olarak kabul edilebilir? Bunu esas alarak icraata girerseniz kantarın topuzu “şrrakk” diye dibe vurmuş olmaz mı? Bir olay hakkında karar veren mahkemeler, sosyal medyanın diline düştüğünde nasıl oluyor da kararını değiştirebiliyor? Başka örnekler vermeye köşemiz müsait değil. Hukukun işleyişinde şu kantarın topuzu doğru yere ne zaman getirilecek?

Sadece hukukta değil, hangi birimi ele alırsanız alın, topuz ya ileri ya geri kaçırılmış durumda.

Mesela şu sağlık konusu!

Yahu yetkililer konuşun Allah aşkına! Aşı konusunu biriniz çıkın da izah edin şu topluma. Bu aşılar sadece koronadan korunmamız için mi dayatılıyor? Çin aşısını methettiniz, yaptırdık, şimdi başka aşılar yaptırmamız için diretiyorsunuz. Bir sürü ithamlar var. Hadi onlara kulaklarımızı tıkayalım, sizin dediğiniz şekilde aşı yaptırmaya tam ikna olmak üzere idik ki, Sayın Ziya Selçuk’un Milli Eğitim Bakanı iken geçen sene söyledikleri bomba gibi düşmez mi?

“İnsanların vücutlarına verilen özel çiplerle uzaydan güdülmeye başlanacağı” kendi ağzından söyleniyor. Kardeşim cevap verin, bunlar ne demek oluyor? Bizleri kobay olarak mı kullanıyorsunuz? Bizden bir şeyler saklıyor musunuz, saklamıyor musunuz? Kantarınızın topuzu yerinde mi, ileri mi kaçtı, geri mi kaçtı? Bunları söyledik diye bizi de halkın sağlığını engelleme ile itham eder misiniz, etmez misiniz?

Şu kantarın topuzu her alanda ne zaman doğru yerine getirilecek?

Seçim sisteminde mi, eğitim sisteminde mi, hukuk alanında mı, sağlık alanında mı, içişlerinde mi, dışişlerinde mi, çalışma hayatında mı, ekonomide mi, sanayide mi, ticarette mi, tarımda mı, hayvancılıkta mı, yatırımda mı, gıdada mı?

Nereye baksak kantarın topuzunun doğru tartmadığını görmekteyiz. O kadar anormallikler var ki, artık anormali normal kabul eden bir toplum yapısına ulaşmak üzereyiz.

KANTARIN TOPUZU

Yerine ne zaman gelecek,

Şu kantarın topuzu?

Okkanın altına alacak

Bozuk kantar topumuzu!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ekrem Şama - Mesaj Gönder

# Çin

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Abdullatif - Bunlar ülkeyi batirdilar.Ülkeyi seven tüm muhalifler biraraya gelmedigi müddetce,bu yalanci ve soygunculardan kurtulamaxiz.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 13 Eylül 13:13


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Tarım Kredi Kooperatifi marketi fiyatları pahalı mı?