Eğitimde keşif, güven ve gelişim

Eğitim ailede başlar yani eğitimin temelleri ailede atılır. İnsan hayatının eğitim açısından en önemli dönemi okul öncesi dönemdir. Bu durum tıpkı bir binada olduğu gibidir. Gördüğünüz bir binanın dış cephesine bakarak, odalarında gezerek değerlendirme yaparsınız ama asıl olan temeldir. Temel sağlam değilse üzerindeki şeklin, mimarinin, dekorasyonun, mobilya ve beyaz eşyaların anlamı yoktur. Eğitimin temeli de görülmeyen kısımda saklıdır.

Sağlam bir temel atılmadıktan sonra eğitim kurumlarından bir beklenti içerisine girmek çok verimli olmayabilir. İnsan karakterinin önemli bir kısmı 0-6 yaş arasında oluşur. Sonradan bazı şeylerin düzelmesi mümkün olsa da bu çoğu zaman gerçekleşmez. Hele hele içinde yaşadığımız modern dünyada, teknolojinin insanın başını döndürecek hıza ulaştığı bu dönemde, koruma ve gelişim çok daha zordur. Sürekli baskı altında, çeşitli kaygılarla, korumacı yaklaşımlarla büyüyen yeni nesil eski dönemlerde yaşayan nesillere göre oldukça şanssızdır. Bilinçli bir ailede dünyaya gelmek, sağlıklı bir çevreye sahip olmak, doğru arkadaşlıklar edinebilmek, sosyal ve ekonomik açıdan yeterli bir ortamda yaşamak artık eskisinden çok daha zordur. Bütün bu olumsuzluklar içerisinde çocuklarımızın suçu ne diye üzülmemiz normal ama her zaman alternatif çözüm yolları bulunabilir.

Bir çocuğun gelişimi için en gerekli şartlardan biri doğru keşif, sağlıklı yöntem ve metotlarla kurgulanmış bir eğitimdir. Bunun için olmazsa olmaz şartlardan biri öncelikle anne-babaların bilinçli olmasıdır. Ondan sonra doğru bir eğitim sistemi, mesleğine âşık öğretmenler ve yeterli fiziki şartlar gelmektedir. Bilinçli bir aile, çocuğunu okula hazır bir şekilde teslim eder. Mesleğine âşık öğretmenler çocuktaki cevheri keşfeder. Sistem ve imkânlar da çocuğun gelişimdeki kalan boşluğu doldurur. Her biri ayrı bir dünya olan çocukların özelliklerinin sağlıklı bir şekilde keşfedilmemesi daha başlangıçta kaybetmek, çocuklarımızın tesadüflere teslim edilmesi anlamına gelmektedir ve hiçbir başarı tesadüfen gelmemiştir. Eğer bir başarı olacaksa, geleceğe yön verecek nesiller yetişecekse bu ancak gerekli şartların yerine getirilmesi ile mümkündür.

Anne-babaların ne yaptığını bilmeden, işini evlatlarının önünde gördüğü, çalışmayı evlatlarının geleceğine tercih ettiği bir ortamda çocuklar ne yapabilir ki? Sistemin bozuk olduğu, her gelen yönetici ile değiştiği, sürekli deneme-yanılma yöntemi ile ilerlediği bir ortamda çocuklar ne yapabilir ki? Öğretmenlerin maaş odaklı yaşadığı, mesai kaygısı ile çalıştığı, ders bitiş saatini gözlediği, tatilleri dört gözle beklediği, fedakârlık nedir bilmediği bir ortamda çocuklar ne yapabilir ki? Eğitim öğretim araçlarının eksik ve hasarlı olduğu, sosyal ortamların olmadığı, dört duvardan ibaret, cezaevinden hallice eğitim-öğretim ortamlarında öğrenciler ne yapabilir ki?

Her biri ayrı bir cevher olan, pırlanta misali evlatlarımızın eksiklerini tespit etmek yerine onların meziyetlerinin keşfedilip, neler yapabilecekleri gözden geçirilmeli. Her bir evladımız yarınımız için bir değerdir gözü ile onlara bakmalı. Onları yarınımızın yegâne teminatı olarak görmeli, onlar olmazsa geleceğimiz de yoktur anlayışı ile çalışmalı. Bir milletin asıl gücünün, asil gücünün, motor gücünün evlatlarımız olduğu bilinmeli. Aksi halde sürekli birilerine suç atarak, olumsuzlukları tespit ederek, işten kaçarak, edebiyat yaparak, görmezden gelerek ancak biraz daha geriye gideriz.

Keşfetmek, açığa çıkarmak, değer vermek, önemsemek, ilgilenmek, el üstünde tutmak, ciddiye almak, oyuna dâhil etmek, güvenmek, inanmak, inandığımızı göstermek evlatlarımızı kendine getirmeye yetecektir. Anne-babalar, “Okula gönderdim, öğretmenleri ilgilensin” demeden, öğretmenler, “Anne-babanız sizi nasıl yetiştirdi” demeden elbirliği ile, “Bize düşen nedir, neler yapabiliriz?” sorusu ile gayret göstermeli. Eğer bir şeyler değişecek ve gelişecekse emin olun bu yetiştirdiğimiz evlatlarımız sayesinde olacak.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatih Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Tarım Kredi Kooperatifi marketi fiyatları pahalı mı?