Muhafaza-i Mukaddesat Cemiyeti

Cumhuriyet dönemi Siyasal İslâm çizgisinin ilk siyaset teşebbüsü Muhafaza-i Mukaddesat Cemiyeti iledir.

Cemiyetin amacı tüzüğünün 3’üncü maddesinde şu şekilde açıklanmaktadır: “Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyeti’nin Sivas Kongresi’nde kararlaştırdığı amaçlar yanında içeride ve dışarıda çeşitli adlarla ‘mesalik-i ictimaiye’ diyerek dini akidelere, şeriat ahkâmına aykırı bulunan ‘hükümet, hükümet-i İslamiye ve din-i resmisi, dini İslam’dır’ diye açıkça belirtilen Osmanlı anayasasına aykırı bir takım küfür ve eshad-ı zındıka ve fesad ve kavaid ve nazariyeleriyle bunların mucit ve müntesip ve naşirlerine mukabeleten müdafaa için gerekli önlemleri almak ve bir İslam memleketi olan vatanımızı bu yüzden bir fitne ve fesat ocağı olmaktan korumaktır.”

Mustafa Kemal Paşa, Nutuk’ta Muhafaza-i Mukaddesat Cemiyeti hakkında şunları söyler:

“İkincisi, memleket içinde ve yine teşkilâtımız içindeydi. Bu noktayı açıklayan en belirgin örnek, Erzurum milletvekili Hoca Raif Efendi’nin ve bazı arkadaşlarının, grubun kurulmasından önce ve Teşkilât-ı Esasiye Kanunu’nun çıkmasından hemen sonra giriştikleri teşebbüstür. Arzu ederseniz bu konuda biraz bilgi vereyim: Hoca Raif Efendi ve arkadaşları, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Erzurum Merkez Heyeti’nin adını değiştirdiler.

Muhafaza-i Mukaddesat Cemiyeti dediler. Mevcut cemiyet ilkelerinin başına da, Hilâfet ve Saltanat makamının ve devlet şeklinin olduğu gibi bırakılmasını sağlayıcı birtakım eklemeler yapmışlar ve bu teşebbüslerini öteki illere, özellikle doğu illerine de birtakım bildiriler göndererek yaymaya kalkışmışlardı.

Ben bu durumu öğrenir öğrenmez, Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir Paşa’nın dikkatini çektim. Hoca Raif Efendi’yi ve arkadaşlarını uyararak bu türlü teşebbüslerden vazgeçirmesini rica ettim.

Sarıkamış’ta bulunan Kazım Karabekir Paşa ile Erzurum’da bulunan Hoca Raif Efendi arasında bazı yazışmalar olduktan sonra Raif Hoca, bizzat Paşa’nın karargâhına gitmiş, orada ‘Muhafaza-i Mukaddesat’ adının kullanılmasındaki sebepleri açıklarken demiş ki:

‘Maksat halifelik ve padişahlık haklarını korumak, memleketin ve İslâm dünyasının bugünkü ve gelecekteki hayatı için büyük uyuşmazlık ve sakıncalar doğuracak olan Cumhuriyet idaresinden kesinlikle sakınmaktır.’

Hoca, ‘Büyük Millet Meclisi’nde kurulan Müdafaa-i Hukuk Grubu’nun Hilâfet ve Saltanat idaresini Cumhuriyet’e dönüştürme maksadı güttüğü hissedilmektedir’ görüşünde bulunduktan sonra, bu gibi teşebbüsleri tanımakta mazur olduklarını bildirmiş.”

Mustafa Kemal’in Nutuk’taki ifadelerinden Muhafaza-i Mukaddesat Cemiyeti’ni dikkatle takip ettiği anlaşılmaktadır.

Cumhuriyet dönemi siyasal İslâm çizgisinin ilk siyaset teşebbüsü Muhafaza-i Mukaddesat Cemiyeti reisi Erzurum milletvekili Raif Hoca, Birinci Meclis’te Mustafa Kemal önderliğinde kurulan I. Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Grubu’na (Birinci Grup) karşı kurulan II. Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Grubu’nu (İkinci Grup) desteklemiştir.

Birinci TBMM’deki İkinci Grup adıyla bilinen muhalefet Ali Şükrü Bey, Hüseyin Avni Ulaş, Selahattin Köseoğlu, Hacı Tahir Efendi, Vehbi Efendi ve Mehmet Şükrü Bey gibi farklı görüşlü kişilerden oluşmaktaydı. Muhafaza-i Mukaddesat Cemiyeti reisi Raif Hoca’nın da gruba katılmasıyla İkinci Grup etkinliği Birinci Grup’a geçmeye başlamıştır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Tarım Kredi Kooperatifi marketi fiyatları pahalı mı?