Zihnî İşgal

Bir toplumun değişim ve dönüşümü zamanla yaşanan gelişmeler sonrası giderek belirginleşir. Hiçbir şey birden olmuyor, ne olacaksa zamanla oluyor. İslâm milletinin değişim süreci üç yüz yılı aşkın bir süredir devam edegeliyor. Gezginlerin keşifleri, Napolyon’un Mısır işgali sonrasındaki gelişmeler, İngiliz emperyalizminin Afrika ve Ortadoğu üzerindeki emelleri ve çabaları, Fransızların Kuzey Afrika işgalleri ve sömürgeleri çok yönlü girişimleri sonuç almış olsa bile İslâm milletinin özündeki ruh bilinci uzun zaman engelleyici olmuştur. Bugün için de benzer bir durum olsa bile bir millet aslını ve özünü koruma çabası içindedir. Doğrudan olmasa bile içten içe bir direniş söz konusu.

Genellikle Tanzimat dönemi diye bildiğimiz süreçte Müslüman gençlerin Paris ile Londra’ya taşınmaları, etkilenmeleri düşünsel teslim oluşun başlangıcıdır. Bunda elbette sanayi devriminin de etkisi vardır. Bir başına sadece bu değildir. Kavramların tersyüz edilişi, milliyetçilik akımlarının etkisi süreci hızlandırmıştır. Türkiye veya Mısır bağlamında bu durum etkili olmuştur.

Aydınların zihnen teslim oluşları, kafa karışıklıkları süregelmektedir. Batı düşüncesine teslim olanlar bir bakıma sömürgecilerin temsilcisi konumundadırlar. Bunu açıkça kendi milletine karşı bir savaşa dönüştürmüşlerdir. Bu bir teslim oluştur ve onlara bağımlı zihni temsildir. Batıcılara bugün için de aynı gözle bakılabilir.

Emperyalizm işgallerini sürdürmeye devam ediyor, kesintisiz. Dönem dönem farklılıklar gösterse de. Sonuç bir milletin içten içe teslim alınışıdır.

Savaşlar yıkımlara nedendir. Bu, bir bakıma karşı nefret ve öfkeye neden olabilir. Saldırı altındaki kitleleri sakinleştirmenin ya da onları daha kolay teslim almanın yolu kültür ve düşünce ile olur. Edebiyat bu bağlamda en etkili güçtür. Medya, sözlü ve yazılı, görsel etkileri zamanla belli olur.

Müslümanlar iç dünyalarında özellikle işgal edilme çabaları daha çok modernleşme, bilişim, reklâm ile etkisini sürdürüyor. Moda, giyim, alışkanlıklar, tüketim furyası âdeta çılgınlığa dönüşüyor ve sınır tanımıyor.

Emperyalizmin sömürgesi kâra ve çıkara dayalı. Bir milletin sadece yeraltı ve yerüstü kaynaklarını ele geçirme değil, tüketimle onların üretimlerini engelleme ardından da kendine bağımlı hâle getirmeye dönüktür çabaları.

11 Eylül olaylarıyla birlikte yeni bir süreç başladı. Bunda da Müslümanların içinde oluşturulan örgütler vasıtasıyla, Müslümanları temsil ediyormuş gibi Müslümanların olumsuzlanması söz konusu. Onlar da buna teşne ve hazırdırlar. Daha çok onların vahşetleri Müslümanlara mal edilmekte. Dünya kamusu da Müslümanları bu hâlleriyle görüyor ve tanıyorlar. Medya özellikle en olumsuzlukları günlerce kamunun gözlerinin önüne seriyor ve bunu uç hâle getiriyor.

Emperyalizmin sömürü düzeni dönemsel olarak farklı yüzleriyle devam ediyor. Sömürücü yüzlerini olumlama, hoş görünme, sevimli olma en önemli yöntemleri. Düşünceyi pazarlama ve insanlığı etki altına almada etkin oluyor. Etkisinde kalanlar onların gerçek yüzlerini hiçbir zaman tam anlamıyla göremezler. Gerçek niyetleri hiçbir zaman yeterince anlaşılmaz. Yanılsatıcı bir süreç olur, zamanla etki altında olanlar dönüşürler. Kendi milletine karşı taşeron olma görevlerini yerine getirirler. Ve hatta emperyallerden daha çok savaşçı olurlar. Günümüzde bunu zaman zaman görüyoruz. Nasıl da canhıraş bir saldırıya bürünüyorlar.

Batılıların çok da efor harcamamalarına gerek kalmıyor. Maliyeti ucuz bir teslim alış. Bunu sadece siyasal anlamda görmemek gerekir. Kültür ve düşünce bağlamındaki teslim oluş asıl yenilgidir.

Zamanla bu yıkımı engelleyecek Müslümanların bilinç ve düşüncelerinin yeniden harekete geçmesi gerekiyor. Bu sadece kendileri için değil insanlık için bir zorunluluk.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Tarım Kredi Kooperatifi marketi fiyatları pahalı mı?