Sözde devlet

“Sözde” kelimesinin eş anlamlısı olarak “sanki” kelimesi de kullanılabilir. İşaret ettikleri anlam, genel olarak, gerçekte olmadığı halde öyle görünme, şeklinde açıklanabilir. Yani söz konusu edilmesine rağmen ortada öyle bir varlık, durum, nitelik, kural, kurum bulunmamaktadır. Fakat var olan bir varlığın, durumun, niteliğin, kuralın, kurumun genel kabul görmüş olgusuna, anlamına, gerçekliğine, etkinliğine dayanarak bir tanımı, algıyı ve kavrayışı kabul etmek ve aynı zamanda kabul ettirmektir. Burada, ilk akla gelen yanılsama gibi gözükse de, onu aşan bir durum söz konusudur. Bunu aldatma olarak değerlendirmek daha doğru olabilir belki, ama bu aldatmanın bir önceki evresinde yâdsıma, yani ret tavrı da bulunmaktadır. Bütün bu tavırları besleyen ve yönlendiren istem ve irade, aslında gerçek olanı, ondan kaynaklanan gerçekliği önce yâdsıma, sonra bunlara dayanarak, tam karşıtı olana bir gerçeklik kazandırma çabası ortaya çıkmaktadır.

Devlet olgusu ve kurumu bağlamında irdelemede bulunulabilir. Özü itibariyle devlet, üç asli unsura indirgenerek kavranabilmektedir. Bunlar, insan, toprak/ülke ve hâkimiyet/egemenlik olarak adlandırılmıştır. Bu adlandırmaları hukuk bilimi ele alıp gerçekleştirdiğinde, devlet, hukukun bir öznesi, yani hukuk kişisi haline gelir ve birtakım hak, yetki, ödev/görev ve sorumluluk yüklenir. Sözgelimi vergi toplama hak ve yetkisi yanında, güvenliği ve adaleti sağlama ödevi, eğitim ve sağlığı koruma yükümlülüğü, cezalandırma ve temsil etme yetkisi ve hakkı gibi birtakım hak, yetki ve yükümlülükleri, ödevleri böyledir. Bu bağlamda, kısaca toplumun örgütlenmesi, teşkilatlanması demek olan devlet (Aristoteles bunu ‘siyasi’ olarak nitelendirmiştir), hukuk tarafından tanınıp tanımlanmak suretiyle meşruiyet niteliğini kazanabilmektedir. Burada da, yine toplumun rızasının ortaya konulması, açık ve noksansız irade birliğinin gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu bakımdan, devlet “kurum, müessese” olarak hukukça tanımlandığından dolayı, toplumun varlığını, iradesini, rızasını, bütün ortak değerlerini, yerine göre temsil etmek, yerine göre korumak ve gözetmek durumundadır.

Onun için devlet, öncelikli olarak, güvenlik, adalet, sağlık ve eğitim gibi başlıca dört temel ödevi, toplum ve ona mensup sayılan bireylere karşı yerine getirmekle yükümlüdür. Ancak, bu ödevini yerine getirirken, eşitliğe, onunla birlikte adalete mutlak bir şekilde uymak zorundadır. Devletin bu dört temel ödevi, insan olarak birey ve toplumun varlığını, bu varlıklarda içkin olarak ortaya çıkartılmış ve zamanla çıkarılarak genişleyecek olan bireysel ve toplumsal hak ve özgürlükleri sadece korumakla yetinmeyecek, onların gelişmelerine de imkân hazırlayacaktır.

Kısaca işaret edilerek hatırlatılan bu hususlar çerçevesinde, devletin gerçekliğini sadece sınırsız ve belirsiz olma öz ve niteliğine sahip salt “iktidar”a indirgeyen anlayış, tavır ve uygulamalar, kaçınılmaz olarak devleti “sözde” bir durumda algılayarak, onun gerçek varlığını ve ödevlerini keyfi bir şekilde tanımlayarak kullanmaya yönelirler. Böyle bir durumda, kaçınılmaz olarak toplum, yine sözde gruplara, kümelere, sınıflara ayrıştırılır, birey ve toplumun hak ve özgürlükleri, korunma ve geliştirilme yerine, bir takım sözde gerekçelerle sınırlandırılır, ortadan kaldırılır veya yok edilirler. Hukuk, iktidarın ve gücün istek ve iradesi şeklinde tanımlanarak, birtakım olguların, olayların meşruiyet kazanması için, mahiyetine ve amacına bütünüyle aykırı kuralların, kurumların ve uygulamaların “sözde”si durumuna getirilir. Genellikle, Ortadoğu, Afrika ve belli sayıda Orta Asya toplumlarında ortaya çıkan devletleri, “sözde” sınıfı içinde mütalaa etmenin somut nedenleri vardır ve öyledirler.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Kıllıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Tarım Kredi Kooperatifi marketi fiyatları pahalı mı?