Hami olmak

Himayeye muhtaçlığın çerçevesi değişti; günümüzde asgari ücretle çalışan bile himayeye muhtaçtır. Çünkü açlık sınırının altında ücret almaktadır. Geçmişte himayeye muhtaç sosyal gruplar; çocuk, genç, kadın, yaşlı ve engelli diye tasnif edilirken bugün, iş bulamayanlar, işi olsa da geçinemeyenler, geçinse bile refahtan pay alamayanlar şeklinde gruplandırılmalıdır. Dolayısıyla sosyal hizmetin muhatabı değiştiğinden, hizmetin nitelikleri de özel yardım, hizmet ve destek şeklinde belirlenmelidir.

İnsanlık sosyal koruma altına alınmak zorunda çünkü karşılaştığı riskler hayati derecelere ulaştı. Düşük hayat standartları, uygulanacak sosyal politikanın da geliştirilmesini zorunlu kılıyor. Buraya kadar vurgulananlar himayeye muhtaç sosyal kesimlerin her türlü maddî ihtiyaçları için, peki manevî ihtiyaçlar nasıl karşılanacak?

Sosyal hizmetler konseptleri, “sosyal devlet”in yeniden tanımlanmasıyla hazırlanmalıdır. Sosyal devlet; geçinemeyen insana gıda vb. yardım yapmak değil, insana onuruyla yaşayacak bir çalışma hayatı sunmaktır. Bu açıdan yapılan yardımların sürekli artması övünülecek bir durum değil, aksine sosyal devlet normlarına aykırı bir uygulamadır.

Emek, herkese Allah’ın lütfudur ve bu emek ortaya kondukça hayatın onuru yaşanır. Üstelik bugünkü emek yarın için depolanamayacağına göre, bugün değerlendirilmesi gereken bir potansiyeldir. İnsanı değerli kılan bu potansiyelinin değerlendirilmesidir.

Bu açıdan engelli insanımızın bile değerlendirilecek emeği vardır ve üretken olabilmeleri için, bu konuda kendilerine meslekî rehabilitasyon sağlanmalıdır. Yaşlıların gençlere aktaracak tecrübeleri vardır ve bunu değerlendirecek bir danışmanlık sağlanmalıdır. Bakıma muhtaç insanların bile yapabileceği sanatsal faaliyetlere rehberlik edilmelidir.

İntihar girişiminde bulunana yaşama sevinci, şiddet gören eşlere aile bilinci kazandıracak sosyal politikalar üretmek adına, ruh/akıl/beden sağlığı bir bütünlük içinde ele alınmalıdır. Bu konuda farklı disiplinlerden gelen uzmanlar, sosyal hizmetler alanında değişik fakat birbirini tamamlayan yaklaşımlarla karşılıklı fikir alışverişinde bulunarak, sosyal hizmet verdikleri kişilerin sorunlarına daha etkin çözümler bulabilmektedir.

Bu bağlamda sosyal ve manevî bilimler alanlarında multi-disipliner eğitim almış özel elemanlara ihtiyaç vardır. Mesela Türkiye’de korunmaya muhtaç kişilere profesyonel manevî sosyal hizmetlerin götürülebilmesi için, “ilahiyat fakültelerinde sosyal ilahiyat” bölümleri açılmalıdır. Fertleri, grupları ve toplulukları maddî ve manevî yönden güçlendirerek, iyilik hallerini geliştiren sosyal hizmet uygulamalarının etkinliğini sağlayabilmek ve artırabilmek için, hem destek sürecinin içeriğinin plânlanması, hem de düşünce ve eylem araçlarının geliştirilmesi şarttır. Bugün hami olmak, ana-baba olmak kadar önemlidir!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Veli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Tarım Kredi Kooperatifi marketi fiyatları pahalı mı?