ABD’nin varlığı iç savaş demektir

Afganistan’daki gelişmeleri izlerken insan ister istemez ABD işgali devam ederken ile şimdiki durum arasında ne fark var diye sormadan edemiyor. Bunu söylerken ABD’nin Afganistan’dan çıkışına karşı olmadığımı, bir yanlış anlamaya meydan vermemek için belirtmek istiyorum. Kaldı ki, hâlâ ABD’nin Afganistan’dan çekilip çekilmediği netlik kazanmış değil. Söz gelimi ABD Afganistan’da yıllardır yığdığı silahları götürdü mü, götürdü ise ne kadarını götürdü? Ya da gerçekten bıraktığı silahlar hurda yığınından mı ibaret, yoksa Taliban ile varılan anlaşma gereği Afganistan’da Taliban’ın hâkimiyet kurabilmesi için gerekli silahlar mı bıraktı? Çünkü ABD’nin çekilmesinin ardından medyaya öyle fotoğraflar servis edildi ki ne yapmak istediklerini gizlemeye yönelik bir takım atraksiyonlar olduğu görüntüsü veriyordu. Söz gelimi Kabil Havaalanı’nda çekilmeden önce bazı ABD askerlerinin bıraktıkları araçların camlarını kırarkenki görüntüler vardı. Madem götürmediniz niçin bıraktığınız silahları tahrip etmeye çalışıyorsunuz? İnsan, maksadınız işin gerçeğini gizlemek mi diye sormadan edemiyor.

Gelinen noktada Afganistan’da Taliban’ın hükümet kurma çalışmaları yaptığı haberleri geldiği bir sırada ABD Genelkurmay Başkanı Mark Milley, Afganistan’da bir iç savaşın başlayacağı uyarısında bulunuyor. Elbette ortaya çıkan yönetim boşluğu sebebiyle Afganistan’da bir iç savışın çıkmasının sürpriz bir yanı yoktur. Kaldı ki, Afganistan’da Rus işgalinden bu yana geçen 40 yıl boyunca zaman zaman çatışmalar durmuş olsa bile kalıcı bir barış söz konusu olmadı. Belki kalıcı barışın sağlanması Rusya’nın ülkeden atılmasının ardından sağlanabilecekti, o da cephelerde yan yana savaşan gruplar arasında hükümetin oluşması konusunda bir mutabakatın sağlanamaması sebebiyle olmadı. Gelinen noktada Afganistan’daki grupların geçmişte yaşanan acılardan gereken dersi almış olmaları geriyor. Çünkü Afganistan’da adı ister ABD, ister Rusya, ister bir başka ülke olsun işgalci ve sömürgecilerin arabuluculuğu ile barışın sağlanması mümkün değildir. Çünkü sömürgeciler girdikleri bir ülkeden çekip gitseler bile geride kendi artıklarını bırakmayı ihmal etmiyorlar. Çünkü sömürgecilerin bir ülkeden çıkmaları sömürmekten vazgeçtikleri anlamına gelmiyor. Sadece, sömürünün şeklini değiştiriyorlar. Sömürülerini daha ucuza getirmenin adımlarını atıyorlar. Şu anda Afrika’daki pek çok ülkede bu gerçeği görmek mümkün.

Bu arada işgalci güçlerin bir ülkeden çekilmiş olmaları orada kendi adlarına hiçbir güç bırakmadıkları anlamına gelmiyor. Yönetimleri yerli halka bırakmaları bile çoğu zaman hileli oluyor. Çünkü oluşturdukları bir takım gruplar eliyle fiilen olmasa bile varlıklarını sürdürüyorlar. Bunun da ötesinde kendi sömürgeciliklerini ve işgallerini örtmek için başka ülkeleri suçlamaktan da utanmıyorlar. Söz gelimi Kıbrıs’ta Türk askerini işgalci olarak tanımlayan bir ABD’li senatörün, öncelikli olarak, “Bizim Irak’ta, Suriye’de ve Afganistan’da ne işimiz var” diye sormayışı sömürgecilerin ikiyüzlülüğünü göstermeye yetecektir. Bunun yanında aynı senatörün yıllardan beri Suriye’de ve Irak’taki varlıklarını terörle mücadele olarak takdim eden başta ABD olmak üzere diğer sömürgeciler önceki gün Irak’ta meydana gelen DEAŞ saldırısında 13 polisin hayatını kaybetmesi karşısında yıllardır DEAŞ ile mücadele ettiklerini dünyaya söylemelerine karşı, DEAŞ’ın bölgede tüm varlığını koruyor olmasından utanmaları gerekirken bunu sorgulamaya gerek duymuyorlar. Bu bakımdan net bir şekilde, bir ülkede ABD’nin varlığı tek başına iç savaş demektir. Bir ülke iç savaştan kurtulmak istiyorsa öncelikli olarak ülkelerindeki işgalcileri sorguya çekmeleri gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Tarım Kredi Kooperatifi marketi fiyatları pahalı mı?