Rıza ve korku

İnsanların bir arada yaşayabilmesi için toplumsal birlikteliğin sağlanması gerekiyor. Bu nedenle toplumsal yapı içerisinde yönetim işleriyle uğraşan bir grubun olması zorunludur. Biz buna kısaca siyaset diyebiliriz. Tabii ki devlet ölçeğinde bir topluluk söz konusuysa bütünüyle homojen bir yapıdan bahsedemeyiz demektir. Farklı yapıların bir topluluk içerisinde olması yönetimin de farklı taliplileri olacağı anlamına gelir. Bu yüzden bu sürecin içerisinde siyasi bir rekabet söz konusudur. Yönetimde söz sahibi olan iktidar kurumuyla onu denetleyen bir muhalefet kurumu günümüz siyasetinin olmazsa olmazıdır.

İktidarı elde etme yöntemiyle ilgili olarak geçmişte farklı uygulamaların olduğunu biliyoruz. Günümüzde ise genel kabul gören ve iyisiyle kötüsüyle uygulanmaya çalışılan yöntem seçimdir. Yani iktidarlar seçimler aracılığıyla belirlenmektedir. Bunun için bir siyasi iradenin yapması gereken, iktidarı seçecek olan kitlenin desteğini almasıdır. Böylece yönetimde söz sahibi olma meşruiyeti de sağlanmış olacaktır. Bu süreç sadece iktidarı kazanmayla sınırlı değildir. İktidarda kalmak da bu sürecin bir parçasıdır. Yani siyasi partilerin ya da grupların iktidarı elde etmeleri kadar iktidarda kalmaları da kendileri açısından önemlidir.

İktidarda kalma sürecini üç aşamada değerlendirebiliriz. Rıza aşaması, korku salma aşaması ve korku verme aşaması. İktidarda olan siyasi irade, iktidarı kaybetmemek adına bu aşamaları bir bir tüketecektir. Bundan dolayı bu aşamalar iktidarda kalma sürecini ifade ettiği kadar iktidarı kaybetme süreçlerini de ifade etmektedir.

Bir siyasi grup, iktidarı elde etmek ve sürdürmek için seçmenleri ikna etmek zorundadır. Rıza aşamasında siyasi grubun fikirleriyle, programlarıyla ve icraatlarıyla iktidarı hak ettiği kabul edilir. Bundan dolayı yönetme yetkisinin o siyasi gruba verilmesine halkın ekseriyeti razı olur. Rıza aşamasını, iktidarın asıl meşruiyet kaynağı olarak değerlendirebiliriz. Bu aşamada siyasi grup üretken olmak zorundadır. Kendisine yetki veren halkın gönlünü hoş tutmak için gerekli icraatları yapmalıdır. Siyasi iradenin en verimli olduğu süreç burasıdır.

Fakat bir süre sonra gerek siyasi üretkenliğin kaybolması, gerek gücün verdiği bozulmalar ve gerekse kişisel çıkarların ön planda tutulması sonucunda yapılanlardan halk razı olmayacaktır. Bu durumda halkın ikna edilmesi için farklı bir sürece girilecektir. Yönetimden razı olmaya ikna edilemeyen halk, korku salınarak ikna edilir. Bu aşamada siyasi grubun iktidar hak etmesi değil iktidarın o siyasi gruba mecbur kalması söz konusudur. Halka bazı korkular salınarak siyasi grubun iktidarda kalmasının doğru olacağına kitleler ikna edilir. Beka sorunu, dış güç tehdidi, terör tehdidi, darbe tehdidi, siyasi rakiplerin şeytanlaştırılması, istikrar vurgusu ve kaos senaryoları bu ikna metodu için başvurulabilmektedir. Böylece korku içerisinde tercih yapmak isteyen kitleler için mevcudun korunması makul görülmektedir.

Son olarak korku verme aşamasında artık halkın ikna edilmesi önemli değildir. Aslında bu aşama iktidarın ömrünü tükettiğini de göstermektedir. Çünkü ayakta kalmasını sağlayan tek yol çeşitli yöntemlerle sindirmek, bastırmak, cezalandırmak suretiyle kitlelere korku vermektir. Böylece kendisine gelebilecek itirazlar susturulmuş ve halkın doğru bilgilendirilmesi engellenmiş olur. Hem muhalefetin hem de halkın korku atmosferinde farklı bir söz söyleme ya da tercihte bulunma şansı kalmayacaktır. Fakat korku çıtası aşıldıktan sonra baskı ve sindirmeyle ayakta kalan iktidarın bunu devam ettirmesi mümkün değildir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Muhammet Esiroğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?