Bir Diş Ağrısı Resitali

Şu bulut şuraya gelse geçer. Göğün ebedi maviliği gelse. Durakta otobüs beklesek geçer. Durak bir kere bilse. Kaldırım gölge olsa geçer. Ebedi saye. Durup bir türkü söylesem geçer. Zaman zaman oluyor. Belki on yıl oldu ilk diş ağrısına. Zaman zaman farklı dişlerden biri ağrıyor. Diş ağrısının türkü söyleyince geçeceğine inanıyorum. Dişim ağrıyor geçsin diye türkü söylüyorum. Etrafımdakiler inanmıyor türkü söyleyince diş ağrısının geçeceğine. Türkü söyleyince diş ağrısının geçeceğine inanıyorum ben. İnanmayan söyleyemez. İnanmayanın dişleri ağrımaz. Dişleri ağrımayan inanmaz. İnsanın dişleri neden ağrır.

Bombalarla mermilerle çocuklar öldürülünce dişlerim ağrıyor. Kardeşliğin ülkesi yapay sınırlarla bölününce. Aynı göğün altında insanlık defalarca öldürülünce. Aynı rüzgâr aynı sessizliği getirince. Tel örgülere takılınca vicdanlar. Vicdansızlığın tel örgülerine. Köprüleri yıkılınca el uzatmanın. Haritanın kadim yerleri kırmızıya boyanınca. Dolanınca ayaklarına uluslararası rüsvaylığın. Kravatlarına kadar pisliğe batanların bataklığı. Sakatlığı bedenlerinde değil kafalarında taşıyanların. Karşıların durmadan karşıların yaratılışı. Satılışı sonra geçmişin şimdinin geleceğin. Ölçeğin ökçesinin ebediyen kopuşu. Susuşu su başı kuşlarının. Yürekli sanılanların yürekleri yükseğe çıkınca dibe alçalışı. Alçaklığın devletini kurup yükseldik sananların. Talanların törenlerin kürsülerin köftehorları. Korkakları yiğit olmanın. Cesur olmanın. İnsan olmanın.

Diş ağrımasın da ne yapsın. Dişleri ağrımayanların yaptıkları gibi mi yapsın. Yani bir makama torpille kurulup insanlık mı satsın. Dava mı satsın aç insanlara. Üç tane iyilik yapıp dokuz tane kötülük mü yapsın yaptığı iyiliklere karşı. Maddiyata sırtını dayayıp maneviyattan mı bahsetsin. Kötülüklerini örtmek için sürekli iyilik üzerine nutuk mu atsın. Yapmadığı iyilikleri yapmış gibi pazarlasın mı. Azarlasın mı kendini övmeyenleri. Bölünmeyenleri bölsün mü. Gülsün mü acı çekmişlere acı çekmemişlerin hayâsızca yaptığı gibi. Saptığı gibi sapkınların merhametten. Etten kemikten paradan oluşanların oluşturduğu riyakârlık topluluğu. Ulu olan ne varsa ulusallaştıran usçuklar çukuru. Kupkuru kibirle kendini kusursuz sananların koyunluğu. Zorluğu anlatıyor oysa hiç yaşamamış ki zorluğu. Hayatından memnun. Makamından parasından parsasından memnun. Üşüşmüşler pastanın kenarına. Kimseye kalmasın istiyorlar. Kimse kalmasın yarına. Oysa yarın köleleri kabul etmez. Kölelerin dişi ağrımaz. İnsanların dişi ağrır. İnsanlığın.

Ne yapsın diş. İnsanlıklarını kaybedenlere aferin mi desin. Sürekli hak yiyenlere alkış mı tutsun. Yutsun mu seviyesizlikleri. Haklıyı değil de çıkarı için haksızı savunanlar gibi savunsun mu haksızı ve haksızlıkları. Dalkavukları adam yerine mi koysun dalkavukların yaptıkları gibi. Taptıkları gibi tapınanların paraya makama mı tapsın. Her yeri kapanlar gibi kapsın mı her yeri. İri midelilerin istiflediği her şeyi reddetmekten çekinenler gibi çekinsin mi. Seviyesizlikleri seviye diye gösterenleri alkışlayan seviyesizler gibi gösteriş mi yapsın. Olmasın mı iyilik ve güzelliğin bir seviyesi. Olmasın mı terbiyesi. Edebi olmasın mı. Olmasın mı ruhun ağrısı. Yarısı yanmış insanlığın. Halen mutlu mesut bazıları. Derdi yok, yok kutsal bir davası. Kahrı kederi yok. Alışmışlar alışılmışlara. Alışılmışlara alışmayanlara selam olsun. Selam olsun yepyeni tertemiz karşı duruşlara.

Dişlerde çürük yok çünkü türkü var!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cafer Keklikçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?