İçinizdeki ergen

Kanmak ve kazanmak arasında sürüp giden hayat herkesi bitiriyor. Bu süreçte kendinize soruyor musunuz: İçinizdeki çocuk yaşıyor mu? Yaşıyor ama hasta ise, her şeye kanan bir çocukla yaşıyorsunuz. İçinizdeki çocuk öldü ise, her şeyi kazanmak için yaşıyorsunuz. Hatta bu gerçeğin ortaya çıkmaması için kanmış gözüküyorsunuz! Ve “herkes neler yapıyor, benimki de bir şey mi?” diyerek, vicdanınızın sesini susturuyorsunuz.

Vicdanını susturanlar, günahtan daha kötü olan dört şeye kapı aralıyor. Günahtan daha kötü olan ilk şey; günahı terk etmemesine rağmen affedilmeyi beklemektir. Günahtan daha kötü olan ikinci şey; günahı hemen cezalandırmadığı için Allah’ın müsamaha gösterdiğini zannetmektir. Günahtan daha kötü olan üçüncü şey ise; günah işlemekte bile bile ısrar etmektir. Günahtan daha kötü olan son şey de; yaptığı ibadeti günahının karşılığı görüp bağışlandığı düşüncesine kapılmaktır.

Günahı terk etmemesine rağmen affedilmeyi bekleyenlerle, günahı hemen cezalandırmadığı için Allah’ın müsamaha gösterdiğini zannedenler kanıyor. Günah işlemekte bile bile ısrar edenlerle, yaptığı ibadeti günahının karşılığı görüp bağışlandığı düşüncesine kapılanlar da kandırıyor. Eğer kananlardan iseniz içinizdeki çocuğun ergenleştiğini fark edin! Eğer onu kandıranlardansanız, ölene kadar içinizdeki çocuğun cesedini taşıyacağınızı bilin!

Değerler, insanlar için haz ve menfaatten vazgeçmeyi gerektirir; hayatı zorlaştırır, çözümleri güçleştirir. Bu yüzden hayat bedel ödetir ancak karşılığında itibar, saygınlık ve güvenilirlik kazandırır, iç huzur ile yaşamaya imkân verir. İçinizdeki çocuğu bu şekilde olgunlaştırın ve ona derinlik kazandırın. Bedel ödeyerek ergenleştirin ki; sınırları nereye kadar zorlayacağını öğrensin. Geçici ve göstermelik başarılarla zehirlenmesin. Çünkü imtihan oluyorsunuz ve bu Allah’ın sizi unutmadığının bir müjdesidir. Bu müjdeyi içinizdeki ergene ulaştırın ve ona selam verin.

İçinizdeki ergen bu selamı alabiliyorsa, kananlar ve kandıranlar size zarar vermez. Çünkü hem hastalığın teşhisini hem de tedavisini yapabiliyorsunuz. Bu meziyetinizi kaybetmeniz için size oynanan oyunlara kanmadığınız sürece delikanlılığınız sürecektir. Bu meziyetleri pazarlık gücü yaparak kandırılmadığınız sürece de efendiliğiniz kök salacaktır. Anlık kaybediyor görünseniz de, asla yenilmiyorsunuz. Sarsıntılar yaşasanız bile, idealinizdeki değerlerden vazgeçmiyorsunuz. Çünkü biliyorsunuz ki: “Saygı yaşamdan daha uzun sürer!”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Veli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?