Koyunlaştıramadıklarımızdan mısınız?

Dünya dünya olalı belki de en “tuhaf” devresini yaşıyor. Bir grup insan (insan dedikse sözün gelişi) ellerindeki bilim ve teknolojiyi, çok güçlü medyayı ve ekonomik gücü kullanarak akıllara durgunluk verecek projeler üzerinde çalışıyor. Bundan yıllar önce Frankenştayn hikâyesini okumuştum. O kitapta çılgın bir doktor, “canavar insan” meydana getirmeye çalışmaktaydı. Bu “çılgın adamlar” ise, türlü metotlarla dünya nüfusunu azaltmaya çalışıyor. Bundan öte, insanlara çip takıp onları bir robot gibi istedikleri şekilde yönlendirmek istiyor. Sözün özü, insanları koyunlaştırmak, sürü haline getirmek, çobanın kaval çalmasıyla sürüyü harekete geçirmesi gibi, bir komutla milyonlarca insanı harekete geçirmek istiyorlar. 

Son Davos toplantısının konusu işte bu proje idi. O toplantıya katılan bazı kimseler, “İşte şu gördüğünüz nesil, son ‘normal insan’ nesli” diye açıklama yapmışlardı. Derken o adamların dedikleri gibi insanlara bir haller olmaya başladı. Önce okumayı bıraktılar. Yüz milyonlar, hatta milyarlar, ellerinde “akıllı telefonlar” ile âdeta bir zombiye dönüştü. Sonra yağmur gibi sunî gündemler üretilmeye başlandı. Bir koronavirüs hikâyesi çıkartıldı. Ağızlara gem vurulur gibi maske vuruldu. Siz şu tuhaflığa bakın, ormanlık alanda bile tek başına dolaşan insanlar ağızlarını, burunlarını maske ile kapatarak karbondioksit solumaktan çekinmediler.

Dünya çapında bir “aşı terörü” estirildi. Aşı üreticileri, aşıyı satıp milyar dolarlar kazandılar, ancak aşıyı sattıkları ülkelerle, “aşıdan dolayı kendilerine dava açılmayacağına dair” anlaşma imzaladılar. Aşı vurulurken de o firma adına her aşı vurulana bir anlaşma metni imzalatıldı. O metinde, neticeden ve yan tesirlerden dolayı o firmaya dava açılmayacağı belirtiliyordu.

Hemen hemen bütün medeni ülkelerin anayasalarında ve kanunlarında insan vücuduna zorla müdahale edilemeyeceği hükme bağlanmıştı. Ancak bu hususta “hile-i şer’iye” yapılmaya, hukuka karşı “hülle” uygulanmaya başlandı. Bazı sözde bilim adamları; “Aşı vurulmayanlar resmî dairelere alınmasın, toplu taşıma vasıtalarına, uçaklara bindirilmesin, seyahatleri kısıtlansın, AVM’lere ve marketlere girmesin, hatta bunlara kız da verilmesin, dahası köpeklerin aşılanması gibi bunlar da zorla aşılansın vs…” demeye başladı.

Bu gibi uçuk, kaçık beyanatlara karşı, yazımızın başındaki güruhun “koyunlaştıramadıkları” taife şu şekilde gayet makul ve mantıklı müdafaada bulunmaktaydı:

“Allah-u Teâlânın vermiş olduğu en değerli emanet olan canı korumak elbette gerekli. İşte biz bunun için aşı vurunmuyoruz ve korumakla mükellef olduğumuz çocuklarımıza ve aile fertlerimize de vurdurmayacağız. Bu bizim tercihimiz. Çünkü aşıyı üreten firmalar bile yan tesirlerinin ne olacağını tam olarak bilemiyor. 8 sene içerisinde tesiri görülebilir, diyorlar. Hem dünyada çok ciddi araştırmacılar ve bilim insanları aşılarla ilgili karşıt görüş belirtiyorlar. Madem aşı vurmak mecburiyeti yok. Zaten böyle bir mecburiyet totaliter idarelerde bile olamaz. Öyle ise bırakınız, isteyen vurunsun, isteyen vurunmasın.”

Bu da makul ve mantıklı bir açıklama ve teklif değil mi? En azından, “Aşı vurunmayanlar, vahşi hayvanların uzaktan iğne ile avlanması gibi, avlansın!” gibisinden saçma sapan teklif getirenlerinkinden daha mantıklı değil mi?

O malum adamlar çok uğraştı, insanları okumaktan, düşünmekten, ölçüp tartmaktan uzaklaştırdılar. İnsanların mühim kısmını âdeta koyunlaştırdılar.

Ancak sağıma, soluma bakıyorum, ümit verici miktarda hâlâ koyunlaştıramadıkları bir kitle var. Muhakeme yapıyor, araştırıyor, sorguluyor, ölçüp biçiyor, körü körüne gitmiyorlar. Ne mutlu bunlara… Gates’in, Musk’un, bilmem kimlerin koyunlaştıramadıklarına selam olsun. O çılgın manyaklar, dünyayı insanlığa zehir zıkkım ettikten sonra Mars’a kaçabileceklerini zannediyor. Ancak onların akıbeti de Frankenştayn hikâyesindeki gibi olacak. Görünen köy kılavuz istemez. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Burhan Bozgeyik - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

07

Hadi - Aşı vuruNmayanlarmış. Sen önce düzgün Türkçe öğren de sonra gel yazı mazı yaz.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Ağustos 09:45
08

Abdullah Birisi - @Hadi 07 nolu yoruma cevabı: Gayet düzgün bir Türkçe. Sen önce karşındaki kişinin ilmine sahip ol ondan sonra eleştir.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Eylül 21:29
06

Yasin Üstündağ - Bu işin sonu yani böyle giderse ; yani yaradılışı bozmak genlere mudahale, çipler, aşılamalar bu tür çalışmaların sonu geçmiş kavimlerin uğradığı gibi Allah'ın gazabının inmesi ve bu işleri yapanların topluca helak olmalarıdır.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 25 Ağustos 11:21
05

Yasin Üstündağ - Aşıların herhangi bir kontrol yada onaylanmış bir dayanağı olmadığı doğru ama asıl gaflet yurtdışında bu tür kimyasal biyolojik araştırmaların hangi vahşet derecesine vardığından yada varabileceğinden bihaber kitlelerin bu olayda akılları zorlayacak derecede iyimser yaklaşımları. Aşıların insanlar üzerinde ki sonuçları çok ağır olabilir... Lütfen sonuçları hakkında zerrece fikrinizin olmadığı bu konularda insanlara teminat vermeyi bırakın aşı firmaları bile bunu yapmıyor görmüyor musunuz ?

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 25 Ağustos 11:05
04

Merhaba - Hamasi nutuklarla olmuyor bu işler.

Artık 70 80 90 yaşı görebilen çoğaldıysa, yaşlılar bastonsuz dolaşabiliyorsa teknolojinin tıbbın ve aşıların sayesinde oldu. Çevremizde hiç veremden kızamıktan giden var mı?

Bilim üretemeyen müslümanlar bilime kafa tutarak kendimizi avutuyoruz.

Amerika bize cip taktırarak takip edecekmiş. Zaten takip edebiliyor. Hepimiz cep telefonu kullanmıyormuyuz.

Hiç bir aşı yüzde yüz etkili olduğunu iddia etmedi.

Aşılar nihai onay almadı, durumun aciliyetine binaen acil onay aldı. Zamanın getireceği tecrübeleri göremrdi. Böyle olunca olası yan etkilerden sorumluluk kabul etmemeleri normal.

Aşı başlayalı beri emniyet ve sağlık gibi ekseriyatı aşılı birimler kayıp vermiyor artık.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 23 Ağustos 21:55
10

Abdullah Birisi - @Merhaba 04 nolu yoruma cevabı: Ayrıca biontech Türkiyeden acil kullanım onayı bile almadı. Bu kadar gözü kapalı fanlarının olduğu bir ülkede gerek görmediler zağar

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Eylül 21:40
09

Abdullah Birisi - @Merhaba 04 nolu yoruma cevabı: İnsanların veremeden veya kızamıktan artık ölmüyor olmalarının tek nedeni hayat standartlarının yükselmesi ve hijyen şartlarına ulaşabiliyor olmanın kolaylığıdır. Aşıların hastalıklardan koruduğuna dair yeterli bilimsel çalışma yapılmamıştır. Bahsettiğiniz hastalıklardaki düşüşler istatistikleri incelediğinizde aşılarla paralel olmadığını göreceksiniz. Müslümanları bilim üretememekle itham etmişsiniz burada bir eziklik hissediyorum ama bunun cevabı buraya sığmaz. Lütfen savunduğunuz şeyler konusunda objektif kaynaklardan araştırma yapın. Buradaki yazıların hiçbiri hamasi nutuk değil, altında çok ciddi bir bilgi birikimi ve araştırma var. Biraz gayret ederseniz siz de görebilirsiniz

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 01 Eylül 21:37
02

Fatih Yilmaz - Allah (cc) bu oyunun sonunu en kısa zamanda getirsin... İnşallah...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 23 Ağustos 15:40
01

TS-61 - İnşaAllah Sn hocam.! Allahü teala, gelsin kötülük yapanların hakkından!

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 23 Ağustos 12:54


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?