Reklamı Kapat

Müslümanların iktidar imtihanı

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Müslümanlar için iktidar olmak; eğitimden kültüre, ekonomiden siyasete, din ve ahlaktan bilgiye kadar her şeyi düzenleme kudretine sahip olmaktır. İktidar, hiyerarşik anlamda toplumun en tepesini işgal eder. İktidarlar; toplum üzerinde sağladıkları hâkimiyetin biçimine göre faşist, komünist, kapitalist, liberal, zalim, işbirlikçi, adil veya milli diye tanımlanırlar. İktidar varlığını gerekli kabul eden herkes, bunun bir dünya görüşüne dayanması gerektiğini bilmek zorundadır. Dinlerden bağımsız, boşlukta duran bir iktidar akla muhaldir. İktidar ya hak ve adalet için veya batıl ve zulüm için olur. Bu iki tercihin dışında iktidar için bir tercih imkânı söz konusu değildir. Hak ve adalet için olan iktidar, Millî Görüş’ün, batıl ve zulüm için olan iktidar, işbirlikçi görüşün iktidarıdır. Hak ve adalet İslam’dan doğar. Bu kapıyı Millî Görüş tutmuştur. Batıl ve zulmün kökünde ise materyalizm vardır. Bu kapıyı, inkârcılar ve işbirlikçiler tutmuştur. Materyalizm; komünizm ve kapitalizm olmak üzere iki düzen üretmiştir. Komünizm kârı da, faizi de yasaklayan ve insanları devletin kölesi yapan bir düzendir. Kapitalizm kârı da, faizi de yasal sayıp insanları emperyalist sermayenin kölesi yapan düzendir. Komünizm iflas etmiştir. Faizci kapitalizm de iflas etmeye mahkûmdur. Müslümanlar, böyle bir düzene rıza gösteremezler. İslam’ın düzeni ise Adil Düzen’dir. Bu düzen, kârı mubah, faizi haram sayan ve insanları Allah’ın kulları olarak gören mükemmel bir düzendir. Bu düzen insanların dünya ve ahiret saadetinin tek çaresi ve ilacıdır. Müslümanların varlık sebebi, Adil Düzen’i benimseyip hayata ikame etmektir.

MÜSLÜMAN

Müslüman; topluma karşı sorumluluğunu kuşanandır. Peygamberimiz “Kim Müslümanların emriyle ilgilenmese onlardan değildir.” buyurmaktadır. Bu hadiste geçen emir kelimesi yönetim de dâhil olmak üzere her türlü konuyu kapsamaktadır. Müslüman; davası ve iddiası olan kimsedir. Bunun için Müslümanlar Adil Düzen’den başka bir düzene itibar etmezler. Müslüman; ABD, AB ve İsrail’in telkinlerine itibar edip İslam’ın telkin ettiği hak ve adalet esaslarını yok sayıp, iktidar olmak adına onların işbirlikçisi de olamaz. Bunu yapanlar olursa; İslam’ın hayata dair bir hükmünün olmadığını, toplumsal hiçbir karşılığının bulunmadığını kabul etmiş olurlar. Bilinmelidir ki en müessir güç siyasi güçtür. Bir Müslüman’ın bu güce ilgisiz kalarak onu faaliyet alanı dışında tutması, izzet içinde yaşama yerine zillet içinde yaşamayı tercih etmesi anlamına gelir. Bir Müslüman için bu, tasavvur edilecek bir durum olmaz. Müslüman; İslam’ın bir hayat nizamı olduğuna inanıyorsa, hayrı, iyiliği ve adaleti gerçekleştirmek, kötülüğü yok etmek için fiziki güce ve toplumsal organizasyonlara ihtiyaç olduğunu bilmek zorundadır. Şerri def etmek, zulme karşı koymak, Hakk’ın önündeki engelleri kaldırmak için bu amacı gerçekleştirecek bir güce sahip olmak, Müslümanlar için bir görevdir.

Hac 41: “O (müminler) ki, kendilerine yeryüzünde güç (iktidar) verirsek, namazı kılacaklar, zekâtı verecekler, iyiliği emredecekler, kötülüğü ise yasaklayacaklar. Yine de işlerin sonucu Allah›a aittir.” Müslümanlar; bütün insanlığın saadeti için yeryüzünde muktedir olmak zorundadırlar. Bu konuda dersine iyi çalışacak Müslümanlar; İslam’ı iktidarları için araç olarak kullananların oyununa gelmezler. Bugün İslam coğrafyasında kendilerini İslam’la tanımlayan sultanlar, krallar, diktatörler, hükümdarlar, prensler ve hükümetler İslam’ı “amaç” olarak değil “araç” olarak kullanıp, halkın desteğini yanlarına çekmeye çalışmaktadırlar. Burada Müslümanlar için önemli olan husus; İslam’ı “araç” edinenlerle “amaç” edinenlerin, yani İslam’a teslim olanlarla onu kendi çıkarları için kullananların ayırt edilmesini sağlayacak şuur ve bilgiye sahip olunmasıdır.

MİLLÎ ŞUUR

Bugün ülkemizde “Millî Şuur” Millî Görüş olarak ortaya çıkmıştır. Millî Görüş; bütün insanların dünya ve ahiret saadetini temin etmek için, “Barış, Hürriyet, Adalet, Refah, İzzet” esasları ile “Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye” ve “Savaş Değil Barış, Çatışma Değil Diyalog, Çifte Standart Değil Adalet, Sömürü Değil İşbirliği, Baskı ve Tahakküm Değil İnsan Hakları, Hürriyet ve Gerçek Demokrasi” esaslarının hâkim olacağı “Yeni Bir Dünya” kurmayı hedefleyen ve bu istikamette disiplinli, ciddi ve teşkilatlı bir şekilde çalışmayı esas alan bir inançtır. Bu inanca sahip olanların, yapması gereken görevleri eda etmeden, zafer beklemeleri hikmete uygun değildir. Bu görevler şunlardır: Teşkilatlanma: İttifak halinde saf bağlayarak “Bünyanun Mersus” olmak, muhataplarıyla aralarında boşluk bırakmayacak şekilde görev dağılımı yaparak mükemmel bir çalışma düzenine sahip olmaktır. Eğitim: İlimsiz mücadele olmaz. Eğitim, şuurlanmayı hedef alan bir süreçtir. Sağlam duvar sağlam tuğla ister. Tanıtma: Tanıtma; önemli görevlerden birisidir. Burada basın yayının önemi büyüktür. Millî Gazete önemli bir tanıtma aracıdır. Millî Görüş inancında olanlar başta olmak özere inanan herkes bu gazeteyi kendisi için bir mektep olarak görmeli ve mutlaka abone olmalıdır. Millî Gazete özellikle Millî Görüşçüyüm diyenlerin, sözlerinde ve ahitlerinde sadık olup olmadıklarının aynası durumundadır. Tanıtma gücü olmadan iktidar olunmaz. Bir başka tanıtma aracı ise televizyondur. TV 5 bu açıdan önemlidir. Müesseseleşme: Yönetim merkezlerinin ihtiyaca cevap verecek yerler olarak temin edilmesi ve belirlenen standarda uygun olarak donatılmasıdır. Tebliğ ve telkin ile eleman kazanma, Üretim: Bizim metodumuz ikna metodudur. İyiliği emretmek, kötülükten men etmek görevini yapmaktır. Muhatap kitleyi Adil Düzen’in dünya ve ahiret saadeti için tek çare olduğuna ve bugün bu gerçeğin Millî Görüş ve kuruluşları tarafından temsil edildiğine ikna etmektir. Biz ancak Allah’ın razını gözeterek Adil Düzen için çalışırsak iki cihanda saadet bulabiliriz. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

03

Parti Zulmü - Yakın bir gelecekte parti ile ülkeyi yönetme geleneği sona erecek ve bu hızla dünyaya yayılacaktır.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 22 Ağustos 11:30
02

Ciğerparem - Beyefendi adil düzen güzelde milli görüş olarak şu an yıllarca tepemizde tepinenlerle beraber yol alıyorsunuz buna ne diyeceğizzzz.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 21 Ağustos 10:40
01

Zaman Bol - İslamda iktidar, laiklerin kurdukları seküler düzen üzerinden tanımlanmamıştır. Bu tanım üzerinden yürüyen ve bundan medet umanlar daha çook oyalanırlar; leylekin ömrü: lak, lak, lak, lak, lak, lak, lak, lak, lak lak, lak, lak, lak’ larla sürer de sürer, sürer de sürer ve biter

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 21 Ağustos 10:18


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?