Ağaç ve insan

Yol kıyısında bir ağaçla karşılaştığımda ilgisiz kalmam, gölgesine oturur, yapraklarına dokunur ve tanımaya çalışırım. Doğaya, ağaca ve toprağın kucakladığı canlılara yabancı sayılmam, yenecek otları, hangi ağacın hangi özellikler taşıdığını kendimce bilirim ve doğanın kucağında hayat bulan bütün canlıların bizim fark edemediğimiz bir ruhunun olduğuna inanırım. Ağaca ve toprağın bağrında hayat bulan canlılara karşı merhamet hissiyle yaklaşır ve doğaya zarar verenlerin merhamet damarlarının tıkandığını düşünürüm. Fakat ne acıdır ki kötülerin iyilerden daha fazla çalıştığı bir çağda yaşıyoruz ve şerri önlemek için gösterdiğimiz çaba yetersiz kalıyor.

Ağaç bir ana gibidir, gölgesinde serinleyen hiçbir canlıyı dışlamaz, kollarına konan kuşları doyurur, üzerinde barındığı toprağı kokusu ile ödüllendirir ve insanları ruhen dinlendirir. Ağaç ana gibidir, dünyanın neresinde olursa olsun bir ağaçla karşılaştığınızda yakınlık hisseder ve bir yakınınızı görür gibi olursunuz. O yüzden yaşam kaynağı ormanlarımızın ve içinde yaşayan canlıların küle dönüşmesi hepimizde aynı etkiyi bıraktı, yüreğimizden bir parçanın düştüğünü hissettik ve ateşi tutuşturan ellere beddualar yağdırdık.

Orman canlılar âleminin zengin şehridir, meyveye durmuş ağaçlar, tenha köşelerde rızık arayan kuşlar ve türlü türlü böcekler burada hayat bulur ve görevlerini ifa ederler. Dolayısıyla bir ormanlık alanın yanması, burada yaşayan bütün canlıların ölümü demektir ki, bu görüntülere ne yazık ki şahit olduk.

Çocukluğumuzda bize masallar anlatılır ve ormanlarda yırtıcı hayvanların barındığı, bu hayvanların insana ve bütün canlılara saldırdığı ifade edilirdi. Ne yazık ki bugün ülkemizde ve bütün dünyada küle dönüşen ormanlar, yırtıcı hayvanların değildi, insanlıktan istifa etmiş canilerin icraatı ve onların ektiği şerrin bir sonucu.

Çocukluğumda annemden dinlemiştim; teknolojinin girmediği dağ köylerinde birbirlerine husumet besleyen kişiler iki yöntem denerlermiş, ya husumet besledikleri kişilerin evlerini ve geçimlik ürünlerini ateşe verirler ya da ailenin kullandığı suya zehir katar, ölümlerine sebebiyet verirlermiş. Annem ekin tarlalarının ateşe verildiğini ve aileler arasında başlayan kavgaların torunlara kadar devam ettiğini anlatırdı. İnsanın kullandığı araçlar, yaşadığı çağ, sahip olduğu imkânlar değişse de, şerre olan eğilimi ve şiddete yönelik eylemleri nefsini terbiye etmediği sürece hep sabit kalıyor. Nitekim insanoğlu teknoloji ile tanışmadığı dönemlerde hasedini, nefretini, şiddetini sahip olduğu imkânları zorlayarak üretmiş, teknolojiye hâkim olduktan sonra ise bilimi habis niyetine alet edip ürettiği araçlar üzerinden kötülüğü yaymaya devam etmiştir. İnsanlık tarihine baktığımız da kötülerin iyilerden çok daha fazla olduğunu ve bunların şerri yaymak için var güçleri ile çalıştıklarını görmekteyiz.

ABD Başkanı George W. Bush, Körfez Savaşı sırasında uluslararası akışı etkileyen iki kutuplu sistemin sona erdiğini artık ABD eksenli yeni dünya düzeninin hâkim olacağına ifade etmişti ve telaffuz edilen yeni dünya söylemi o dönem farklı kesimler tarafından tartışılmıştı. İlginçtir bu söylemle birlikte coğrafyamızda hızla yayılan işgal ve sömürü faaliyetlerine ve yıkımlara şahit olmuştuk. Süreç hızla devam etti ve anlaşılan efendiler insanlık tarihine format atmak ve tasarladıkları yeni dünya projesini aktive edebilmek için kitleleri, işgaller, salgın hastalıklar, yangın ve sel felaketleri ile meşgul edip adımlarını daha hızlı atmak istiyorlar. Ve hayatımıza türlü türlü afetlerle giren yeni dünyanın bundan sonra ne getireceğini tahmin edemiyoruz fakat tereddütsüz iman ediyoruz ki tek güç ve yetki Allah’a aittir ve O istemediği sürece yaprak dahi kıpırdamayacaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder

# ABD

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Şaban Çetiner - Yazı için teşekkürler kardeşim. Bu vesile ile kamuoyuna arz edeyim:

Orman Genel Md. ve Yeşil Türkiye Ormancılar Derneği işbirliği ile yanan ve yanmayan tüm illerimizde fidan bağışlama- dikme seferberliği başlayacak. Milli Gazete ailesi de yer alabilir. Selam ile

Şaban Çetiner

Orman Yük. Müh.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 19 Ağustos 12:33


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?