Reklamı Kapat

Kök neden

Kökü çürük bir düzende küllere tapmak, sorunların üstüne macun sürmek yarayı kangrene çevirir. İnsanlar işsizlikten kıvranırken, milyonlar geçim sıkıntısı çekerken, “aferin” demenin yollarını aramak, toprağı altımızdan kaydırır. “Demokratur” yoluyla ülkelerin gazetelerini, yazarlarını, iş adamlarını ve politikacılarını elinde tutan; propagandalar vasıtasıyla istediğini seçtiren “kayıkçı kavgası” modeli millete kaybettirir. O halde; bu düzeni düzeltmek için çalışanla, çalışmayanın bir olmayacağı bilinmelidir.

Bu bilgi ve bilinç, güncel yanılgıyı durdurarak neye “hayır” diyeceğimizi göstermek için gereklidir. “Demokrasinin, insanların kendi kendilerini idare etmesi, ‘demokratur’un ise milletin idareye alet edilmesi” olduğunu anlamak için gereklidir.

Bizi anlatan, bizi kucaklayan yeni ifadeler kurmak için, öznesiyle sorunların üstesinden gelerek, yüklemiyle hedef ve stratejilere yön vererek istifadeler sunmak için yeterlidir.

Bütün sorunlar için yapılan “kök neden” araştırmaları; bilgi, birikim, tecrübe, hidayet, feraset, dirayet ve şuur sayesinde kurtuluş hikâyelerinin yazıldığını göstermektedir. Bugün de yeni hikâyeler için yeni alışkanlıklara, yeni alışkanlıklar için de yeni analizlere ihtiyacımız var! O halde; günün sorusunu her gün sormak lazım: Bugün Neyi İyi Yaptım?

Beklentiyi umuda, çevirecek “iyi olduğunuz bir şey” yapmaya devam ediyor muyum? Önemli olan, “çekirdek iş”inizi bilmek ve bunun faydasını sürekli artırmaktır. Kendi kendine yardım endüstrisinin “ince sanat”ı şudur: İyi olduğunuz bir şeyden daha iyi bir şey yapmalısın!

Kendini geliştirmenin en kolay yolu, iyi bir şey yapmaya devam edenlerle bilgi ve fikir alışverişinde bulunmaktır. Hedeflerimizi ve değerlerimizi destekleyebilecek benzer düşünen insanlarla yol almalıyız. Ve bu yolda uzmanlığımızı, bilgi ve deneyimlerimizi, hatta ilişkilerimizi yapmakta olduğunuz “çekirdek iş” üzerinden yeniden değerlendirmeliyiz.

Böylelikle doğru araçlar ve uygun kişilerle daha hızlı öğrenebilir ve insanların yaşamları üzerinde daha büyük bir etki oluşturabiliriz. “Bilinçli öğrenmeyi” günlük “yapılacak”ların bir parçası haline getirdiğimizde, derenin taşıyla derenin kuşunu vuran anlayışa son veren “kök hücre”ye de ulaşmış olacağız.  

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Veli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?