Nefret dili!

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Bazı siyasilerin sığınmacılara yönelik olarak uzun süredir kullandıkları nefret dilinin yol açabileceği tehlikelerin ne kadar büyük olduğu ortadadır” diyor.    

Ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı “nefret dilinin” asla muhalefet olarak değerlendirilemeyeceğini kaydeden Ömer Çelik, sığınmacı düşmanlığı yapan provokatörler ile sığınmacı kılığındaki provokatörlerin aynı hedefte birleştiklerini ve ülkemiz ile insanımıza zarar vermeye çalıştıklarını söylüyor.

AKP’li Ömer Çelik’in “nefret diliyle” ilgili değerlendirmelerine katılmamak mümkün mü?

Bu sözlere aynıyla katılıyor ve nefret dilinden uzak durulması gerektiğini ifade etmek istiyoruz.

Nefret dilinin sakıncaları elbette sadece sığınmacılar konusu ile sınırlı değildir.

İç politikada da dış politikada da nefret dilinden uzak durmak gerektir.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, benzer bir değerlendirmeyi ve çağrıyı partisinin iç politikasını yönlendirenlere de yapmalıdır. “Arkadaşlar bizim gibi düşünmeyen herkesi düşman olarak görmemiz ve hain olarak ilan etmemiz doğru değil” demelidir.

Daha doğrusu diyebilmelidir.

İç politikada kamplaştırıcı ve kutuplaştırıcı bir dil yerine kucaklayıcı bir dile olan büyük ihtiyacı dile getirmelidir.

Zira kamplaştırıcı ve kutuplaştırıcı diller hiç şüphesiz nefret dilinin şubeleridir!

Ve bu diller aynen nefret dili gibi ülkemiz ile insanımıza zarar vermekten başka işe yaramamaktadır.

Sığınmacılara yönelik nefret dili ile ortaya çıkan büyük tehlike aynı şekilde iç politikaya hâkim olan kutuplaştırıcı ve kamplaştırıcı dil için de geçerlidir.

Ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı dil nasıl “muhalefet” olarak kabul edilemezse “iktidar” söylemi olarak da kabul edilemez.

İktidarda olanların böyle bir dil kullanmaları doğru değildir.

Bu hususta muhalefet belki biraz daha mazur görülebilir ama iktidarın böyle bir şansı da yoktur.

Nefret dili, kutuplaştırıcı ve kamplaştırıcı bütün şubeleri ile dışlanmalı ve siyasete kucaklayıcı bir dil hâkim kılınmalıdır.

Bu yapılamazsa o zaman AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in dikkatlerimizi çekmeye çalıştığı büyük tehlikeler ortaya çıkacaktır.

Nefret dili yerine hoşgörü ve sevgi dili tercih edilmeli ve ülke insanları arasında acilen kucaklaşma sağlanmalıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeki Ceyhan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?