Reklamı Kapat

Türkiye’nin yangınla imtihanı

Bismillâhirrahmânirrahîm;

20 gün önce başlayıp 50 kadar ilin 250’den fazla noktasında etkili olan tarihimizin en şiddetli orman yangınlarından birini yaşıyoruz. Türkiye, kapsamlı bir orman yangını ile boğuşurken nasıl bir imtihan verdik, dersiniz? Bazıları yangın sürecinde birbirini suçladı. İktidar ve muhalefet arasında “uyum” göremedik. Millî servetimiz ve ormandaki canlılar göz göre göre yanarken bazıları “ağız dalaşı”nı bırakmadılar. Büyük afette bile, milletimiz adına “birlik” olmayı başaramadık.

Allah korusun, bir savaş zamanında da mı böyle davranacaktık? Hep bunu düşündüm. Güneyden ve kuzeyden kuşatılıyoruz. ABD, Suriye’de yaptığı askeri yığınağı Dedeağaç’ta da yapmaya başladı. İsrail ve Mısır gibi ülkeler Türkiye’ye karşı ittifak oluşturuyorlar. Her an hazırlıklı olma zamanı. Yangın imtihanı ümidimizi kırdı. Hükümet, milletin sesi TBMM’yi acilen toplayamadı. Siyasi parti liderlerini bir araya getiremedi. Yangın çıkan her ilde, ilk günden “Kriz Masaları” oluşturamadı.

Bunlar yapılsaydı, hükümetin düşünemediği konular dile getirilir; ihmaller önlenir; milletimiz moral bulurdu. Siyasi partiler ortak karar alır; kamplaşmaya, ayrıştırmaya fırsat verilmezdi. Bazı belediyeler ve hükümet arasında ihtilaflar yaşanmazdı. İletişim kopukluğu zayiatı artırdı.

Yangında siyasi çıkarlar bir tarafa bırakılamadı. Plansızlık ve disiplinsizlik yaşandı. Delilsiz, ispatsız suçlamalar yapıldı. Terör örgütü PKK, her yere el atabilecek kadar güçlüymüş gibi gösterildi. Milletimize korku salındı. Köylerde su depolarını zehirleyebilecekleri yalanı yayıldı. Dayanaksız suçlamaların gerçek failleri perdeleyeceği düşünülemedi.

SAADET’İN FERASETİ

Orman yangını süresince Saadet Partisi sorumlu, itidalli, ferasetli davrandı. Kimseyi suçlamadı. Önce durum değerlendirmesi yaptı. Türkiye kara sahasının yüzde 29’unun ormanlık; yüzde 61’inin dağlık olduğunu bilerek hareket etti. Yüksek sıcaklık ve nemin yangın çıkarmaya yeterli olduğunu gördü. Yangınlar için bir “heyet” oluşturdu.

Yangını ve yapılanları yerinde görmek için Devlet eski Bakanı ve Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sabri Tekir başkanlığındaki bir heyeti Manavgat’a gönderdi. Sabri Tekir, Torosların iç kısmında florası ile tanınan Manavgat yaylalarında Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüştü. Gelişmeler hakkında bilgi aldı. Yangın mahallindeki çalışmaları bir süre birlikte gözlemlediler.

Sabri Tekir, orman yangınları ile ilgili inceleme ve araştırmalarından sonra, telâfisi uzun zaman alacak kayıpların gerekçesini, “Kamu yönetiminde öngörü yetersizliği; tedbir eksikliği; kamu harcamalarında disiplin, dengelilik ve yerindelik eksikliği ve israftaki tipik göstergeler” olarak açıkladı.

Akdeniz iklim kuşağındaki Türkiye’de, özellikle yaz sıcaklarında yangının başlayabileceği ihtimali yüksekti. The Economist ve Time dergileri aylar öncesinden yangının muhtemel yayılma alanlarını açıklamıştı. Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdülkadir Karaduman, yangından 1 ay önce TBMM’de, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye, “Orman yangınları ile ilgili tedbirlerinin ne olduğu”nu sormuş; cevap alamamıştı.

Sayın Pakdemirli, yangının ilk günlerinde “Envanterimizde yangın söndürme uçağı yok” diyerek tedbir eksikliğini kabullendi.

SAADET’Lİ BAŞKANLAR

Orman yangını süresince Saadet Partisi il başkanları da sorumlu davranmışlar, yetkililerin açıklamalarını dikkatle izlemişler, yangın çalışmalarına katılanlara psikolojik destek ve cesaret vermişlerdi. Antalya İl Başkanı Ramazan Düzen, “Bu süreçte 17 bin hektarlık ormanlık alanın yandığını” söyleyerek; “Yangın riskinin bulunduğu alanlara, arazözlerin su alabileceği havuzlar yapılmasını” önerdi.

Yangının uzun sürdüğü illerden, Saadet Partisi Muğla İl Başkanı Cebrail Tümenci, “Hasar tespit çalışmalarında ciddi sıkıntılar olduğunu” hatırlatarak, “Çiftçilerin borçlarının ertelenmesini, mağdur vatandaşlara hibe yapılmasını” söyledi.

Hatay İl Başkanı Mustafa Eğe de, yangının ilk saatlerinden itibaren vatandaşların hizmetinde olduklarını anlatarak, “Her türlü mağduriyetlerin hibe ile giderilmesini” istedi.

Saadet Partisi Orman Yangınları Heyeti Başkanı Sabri Tekir, yönetici ve vatandaşlara şu eksikliklerin giderilmesini hatırlattı:

• Devlet yönetiminde “kamusal alan duyarlılığı”nı uzun süredir kaybettiğimizin farkında olmalıyız. Siyasi çıkarı değil; ülke çıkarını öncelemeliyiz.

• Kamusal hizmetlerin tür ve önceliklerinin belirlenmesinde kamusal ahlakî ve manevi zafiyetler yerleşik hale gelmiştir.

• Kamu gelirlerinin toplanmasında ve harcanmasında ahlâka ilişkin zafiyet gittikçe yükselmektedir.

• Kamu mallarının yönetimi ve görevlerin ifasında emanet bilinci ve ahlâki ölçüler yerleştirilememiştir. Dini eğitim ve terbiye kurumları da dahil; her alandaki STK’ların, kamu kurum ve kuruluşları, birkaç asırdır “kamusal ahlâk” bilincini yitirmiştir.

Görevliler ve halktan, yangın söndürme çalışmalarına katılan kahramanlara minnettarız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?