Çocuklarımızı güzel yetiştirmemiz lazım

Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa Efendimiz buyuruyor, “Üç şey vardır, benim irtihalimden sonra ümmetimi sapıtmasından korkuyorum. Mal-zenginlik, makam ve ihtilaf. Ben bu üç şeyin Müslümanları saptırmasından korkuyorum.” Peygamber Efendimizin hadis-i şerifte söylediği şey, saptırıcı fitnelerdir. Saptırıcı fitnelerden birisi mal ve zenginliktir. Bazıları zengin olduktan sonra ipin ucunu kaçırabiliyor. Başka bir saptırıcı fitne de makamdır. Bazı kimseler bir makama geldikten sonra önceki güzel hareketlerini unutabiliyor. Bir de ümmetin içinde farklı görüşlerin ortaya çıkması. Herkes farklı şeyler isteyip, farklı yönde fikrini belirtince bir curcuna ortamı olur. Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor, “Allah onunla birçok kimseyi saptırır, birçoklarını da hidayete yöneltir?”, “O dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola (hidayete) iletir.”

“EY KADINLAR BAŞÖRTÜSÜ ÖRTÜNÜN”

Resulullah Efendimiz, “Üç şey vardır insanı belaya ve sıkıntıya düşürür. Güzel saç, güzel yüz ve güzel ses.” Hadis-i şerifte, güzel saçın insanı belaya ve sıkıntıya düşüreceğinden bahseder.  Önce güzel saç dikkat çeker sonra da insan başka şeylere bakar. İşte şehvetli duygular güzel saçtan başlar. Dolayısıyla fitne saçtan başlar. O yüzden İslam’da tesettür vardır. Kuran-ı Kerim’de, “Ey erkekler gözlerinizi yer indirin, ey kadınları gözlerinizi yere indirin. Ey kadınlar başörtüsü örtünün” buyruluyor. İkinci olarak da kadınların güzel yüzleri erkekleri belaya düşürür, sapıklığın başlangıcı olur. Erkeklerin güzel yüzü de kadınları belaya düşürür ve aynı şekilde kadınlarda da sapkınlığın başlangıcı olur. Güzel ses de böyledir. Güzel ses insanı etkiler ve o etki altında yanlış şeyler olur. Güzel ses ruhları da cezp eder ve çeşitli belalara sebebiyet verir.  Tabii hadis-i şerifte bahsedilen güzel saç, güzel yüz göstermeme meselesi evli olan karı-koca için geçerli değildir. Bir kadının erkek için süslenmesi, bir erkeğin kadınına güzel gözükmesi sevaptır.

“VAKIFLAR İSLAM TARİHİNDE VE BİZİM TOPRAKLARIMIZDA ÇOK MEŞHURDUR”

Peygamber Efendimiz başka bir hadis-i şerifte de, “Üç şey vardır ki kulun ölümünden sonra ona sevap olarak devam edecek. Sadakayı cariye, faydalanılan ilim ve hayırlı evlat” diye buyuruyor. Hadis-i Şerifte bahsedilen ‘Sadakayı cariye’, mesela çeşme yaptırmaktır. O çeşme aktığı sürece, insanlar o çeşmeden faydalandığı sürece hayrı devam eder. Yani sadakayı cariye bir insanın Allah rızası için kulların hizmetine sunduğu kalıcı eserlerdir. Sadakayı cariyenin sevabı onu yaptıran kişi ölse bile yazılmaya devam eder. Peygamber Efendimiz böylelikle bize sadakayı cariyeyi tavsiye ediyor. Müslümanlar olarak, çeşme, yol, köprü, okul, hastane gibi kamunun faydalanabileceği hayırlara teşvik ediliyoruz. Mesela vakıflar da öyledir. Asırlardır devam eden ve halen da insanların faydalandığı vakıflarımız var. İnsanlara faydalı olan vakıflar İslam tarihinde ve bizim topraklarımızda çok meşhurdur. Hadis-i Şerifte, talebe yetiştiren ilim sahibi kimselerin de öldükten sonra sevap defterinin kapanmayacağı belirtiliyor. Öğretilen ilimle amel eden, öğretilen ilimle insanlara faydalı olan her kişi o ilmi öğreten kişiye sevap kazandırmaya devam eder. Mesela ben de Mehmet Zahit Kotku, Ömer Nasuhi Bilmen, Hasan Basri Çantay gibi alim hocalardan ders aldım. Onların bana öğrettiği ilimleri, bilgileri sizinle paylaşıyorum. Ben sevgili din kardeşlerime Peygamber Efendimizin güzel sözlerini aktardıkça sevap kazanıyorum ama bana bu ilmi öğreten ve vefat eden âlim hocalarım da sevap kazanmaya devam ediyor. Sadece dini konulardaki ilimler değil, tüm ilimlerin nesillere aktarılması sevap defterinin kapanmamasına vesile olur.

“AHLÂKLI BİR EVLADIN SEVABI ONU YETİŞTİREN ANNE VE BABASINA DA GİDER”

Mesela anne ve babaların çocuklarına İslam’ın hükümlerini öğretmesi, Resulullah Efendimizin sünnetlerini öğretmesi de benzerdir. Çünkü anne ve babasından İslam’ı öğrenen kişi kendi evladına da öğretecektir. Böylelikle anne ve babanın öğrettiği ilim de sevap kazandırmaya devam edecektir. İşte Hadis-i Şerifte kişi öldükten sonra sevap kazandırmaya devam edecek şeylerden birisi de hayırlı evlattır. O yüzden çocuklarımızı güzel yetiştirmemiz lazım.  Allah’ı çok zikreden, namazına düşkün, hayır-hasenat yapan ve ahlaklı bir evladın sevabı onu yetiştiren anne ve babasına da gider.  O yüzden Peygamber Efendimiz güzel çocuklar yetiştirmemiz gerektiğini bize söylüyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Prof. Dr. Cevat Akşit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Yasin Üstündağ - Fitnelere karşı nasıl davranmalıyız

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Ağustos 19:22
01

Misafir - Hocam nerdesin, kimlerlesin. Bu taraftan orası çok sıcak gözüküyor İnşaallah yanılıyoruzdur, müslümanın müslümana duat etmesi sevaptır herşey gönlünüzce olsun ama dikkat etmekte fayda var. Dünya kısa, karıncanın bile hakkını teslim eden bizden o hakkı sormaz mı?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 13 Ağustos 16:04


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?