Reklamı Kapat

İkna etmek; gaye değil, görevdir

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Milli Görüşçüler olarak kendimize sormamız gereken, “Bizim gayemiz nedir?” sorusudur. Gaye nedir? Elde etmek istediğimiz neticedir? Bizim bir davamız var. Davamızı, “Milli Görüş” olarak tanımlıyoruz. Milli Görüş davası; “Yaratanı tazim etmek, yaratılmış olana da şefkat” esasına dayanır. Bu davanın özünde ise, “sevgi ve şefkat” vardır. Gayemiz, bütün insanların saadet bulması için hakkı üstün tutan bir düzenin hayata hâkim kılınmasıdır. Bu gayeye ulaşmak; “Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya” kurma hedefine sadakatten geçer. Davamızı hâkim kılmak, hedeflerimizi gerçekleştirmek ise, öncelikle “tebliğ ve davet” görevinin şuurla yerine getirilmesine bağlıdır. Tebliğ; davayı muhatap kitleye ulaştırmak, anlatmak ve tanıtmaktır. Davet ise, muhatap kitleyi davaya çağırmak, çalışmalara aktif katkıda bulunmasını talep etmek, aktif elaman olmasını sağlamaktır. Tebliğ ve davette esas olan, ikrah; yani zorlama değil iknadır. Tebliğ ve davet; gaye değil, gayeye ulaşmak için yerine getirilmesi gereken temel bir görevdir. Milli Görüşçüler olarak bizler bu görevi yerine getirmeye çalışan tek bir teşkilatız. Teşkilat; aynı kavramlara aynı manaları yükleyip aynı tanımlarla düşünerek aynı eylemleri ortaya koyabilen insanlar topluluğu olabilmektir. Böyle bir toplulukta hiçbir kimsenin “bana göresi” olamaz. Teşkilat içinde “bana göresi” ile iş görmek isteyenler, çalışma düzenimizi ve disiplin ve ciddiyetimizi bozarlar. Teşkilat; “bir gayeyi gerçekleştirmek ve bir programı yürütmek için hiyerarşik bir düzen içinde bir araya gelerek faaliyet gösteren vasıflı ve yeterli sayıda insandan oluşan yapıya” denir. Bu tanımı, hepimizin benimsemesi gerekir.

TEŞKİLAT UNSURLARI

Teşkilatın tanımında öne çıkan unsurları, daha iyi anlaşılsın diye ayrı ayrı ele almakta fayda vardır. Tanımda öne çıkan unsurlar ise, “Gaye, Plan, Program, Teşkilat Kademeleri, Bir Araya Gelmek, Vasıflı İnsan, Yeterli Sayıda İnsan” unsurlarıdır. Bu unsurlar, kısaca şu anlama gelir. 1-Gayemiz; milletimizin ve tüm insanlığın saadetidir. Saadet Partisi Milli Görüş’ün en önemli kuruluşudur ve temel görevi “Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye, Yeni Bir Dünya”nın kurulması için mücadele etmektir. Bunun için herkes canla başla çalışmalıdır. 2-Plan; öncelikli hedefleri ve muhtemel problemleri tespit ederek uygulanması kolay, pratik ve gerçekçi çözümler ortaya koyarak yazılı hale getirmektir. İyi bir planlama yapan teşkilat, işlerin kontrolünü elinde tutar. Risk ve belirsizlikleri en aza indirir. Sağlıklı ve etkili kararlar vererek başarıya ulaşır. 3-Program; planlanan işlerin kimler tarafından nerede, ne zaman ve hangi vasıtalarla yapılacağını tespit etmektir. Programı yapacak olan teşkilattır. Programın titizlikle uygulanması başarıyı getirir. 4-Teşkilat Kademeleri; Genel Başkan’dan üyeye kadar kurulmuş olan kademelerden ibarettir. Teşkilatlar, gayeye ulaşmak için yetenekli, eğitimli, çalışkan, olgun, güven veren, samimi ve dürüst insanlardan kurulmalıdır. Kurulan teşkilatta hiyerarşik yapı esastır. Teşkilatta, birlik, beraberlik ve disiplin içinde huzurlu çalışma şartları hazırlanmalıdır. Teşkilatta, herkes yetki ve sorumluluğunu bilmeli, görevini bir ibadet aşkı ile yerine getirmelidir. 5-Bir Araya Gelmek; yönetim kurullarının haftalık ve aylık toplantılarda bir araya gelmesidir. Bunun için il, ilçe, belde, mahalle/köy ve sandık bölgesi teşkilatı ile Kadın Kolları, Gençlik Kolları ve yurt dışı temsilciliklerinde yönetim kurullarının haftalık ve aylık toplantılarının eksiksiz ve zamanında yapılması gerekir. 6-Vasıflı İnsan; eğitilmiş insan demektir. Eğitilmiş insan, niçin çalıştığını ve yapacağı çalışmayı nasıl yapacağını iyi bilen ve onu yapan insan demektir. 7-Yeterli Sayıda İnsan; en üst kademeden en alt kademeye kadar yönetim kurullarının belirtilen sayılarla oluşturulması, eksiksiz toplanması ve çalışır halde olmasıdır. Eksik kadroyla teşkilat çalışması yapılamaz. Çalışmaları aksatanların yeri, “teşkilat görevlileri” ile tamamlanır. Milli Görüş davasında tanımı yapılmamış hiçbir konu yoktur. Milli Görüş’ün belge ve metinlerini okuyan herkes, her alanda mükemmel tanımlar ile karşılaşır. Bize, dışımızda yetişip de sonradan aramıza katılanlar, bu metinleri okumadan, daha önceden okudukları başka metinlerle fikir beyan ederler ise; gaye ile görevi birbirine karıştırırlar ve gülünç duruma düşerler.

TANITMA

Milli Görüş’te, tanıtmanın hakkı ve batılı tanıtmak üzere iki ayağı vardır. Hakkı tanıtalım, batılı tanıtmayalım, sadece hakkı veya batılı tanıtalım, birini az, diğerini daha çok tanıtalım şeklindeki yaklaşımlar, Milli Görüş’ün özünü teşkil eden esasları bilmemektir. Esas olan hakkı da, batılı da dengeli bir şekilde tanıtmaktır. Çünkü bizim yolumuz orta ve dengeli olan bir yoldur. “Siyonizm’den fazla bahsetmeyelim, yalama oluyor” demek, besmeleden önce, “Euzü billahi mineşşeytanirracim” sığınmasında bulunmayalım demek gibidir. Düşmanını bütün yönleriyle tanımayan bir ordunun zafer kazanması olmaz. Kitabımız Kur’an; hakkı hak, batılı batıl olarak dengeli bir şekilde tanıtan bir Furkan’dır. Biz Kur’an’a hakikaten iman ediyorsak, O’nun tanıtmada takip ettiği usulü aynen benimsemek zorundayız. Kur’an, müşrikleri; “Müşrikler ancak bir pisliktir” diyerek tanıtıyor. Kur’an; şeytanı, inkârcıyı, münafığı, Firavun’u, Haman’ı ve bütün zalimleri net bir şekilde tanıtıyor. Kur’an; bize “İsrailoğulları”nı niçin tanıtıyor? Bu tanıtmayı anlamsız kılacak, beyan ve davranışlardan kaçınmak inanmış olmanın gereğidir. Siyonizm’i, şeytan ve adamlarını, fesada koşanları tanımak ve tanıtmak, Adil Düzen’i hayata ikame etmenin temel şartıdır. Mikrobu tanımayan bir doktorun, hastalığı tedavi etmesi mümkün olmaz. Milli Görüşçüler olarak, günümüzün yaygın ifadesiyle “fabrika ayarlarına” geri dönmek zorundayız. İnsanlar, bizden razı olsun diye Allah’ın gazap ettiği şeyleri yaparsak, Allah da bizi, bize bırakır ve O’nun yardımından mahrum kalırız. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?