Reklamı Kapat

Kime ve neye kızacağını bilememek

İnsanın zorda olduğu zamanlarda çıkış yolları araması kaçınılmaz. Mazlumlar ve mağdurlar hangi ortamlarda olurlarsa olsunlar zorluklarla baş başadırlar. Yeryüzünde gücü ellerinde bulunduranlar hemen her şeye hükmederler, salt çıkarları için hemen her şeye müdahildirler. Dünya mülkünde bulunan her nimet onların hakkı. Böyle olunca da mazlumlar onlar açısından hiçbir hakka sahip değildirler.

Zalimler, kendilerini saklamayı, kamufle etmeyi, şimşeklerin hedefi olmamayı iyi bilirler. Hesaplarını ona göre yaparlar. Bir başka deyişle hedef şaşırtırlar. Bilgilendirmeyi iyi becerirler. Medya bütünüyle onların ellerinde, yönlendirme gücüne sahipler. Kimi durumlar göz göre göre olmasına karşın hiç kimse oraya ne yönelir, ne tepki verir, ne de tedbir alır.

Bugün göçmenlere kızanlar, onları aşağılayan, küçümseyen kimi olayları bahane ederek tamamını hedef tahtası hâline getirmek aynı anlayışın yansıması. Genel anlamda bir güdülme var. Onlar doğal olarak, kim bilir belki de bunun farkında bile değildirler. Derinden esen bir havaya kapılmalar söz konusu.

Bugün Türkiye sınırları içinde yaşayanlar kendi geleceklerinden çok mu eminler? Z kuşağı diye nitelenen veya onların bir üstü, hatta gençlik genel anlamda kaçmak istiyor kendi yurdundan topraklarından. Gitmek için sığınacak yer arıyor. Göçmen olmaya razı.

Bir tuhaflık var.

Kesimleri hedef göstermek bir bakıma kasıtlı, bunu bilerek anlatıyorum. Türkiye’ye sığınan çok farklı insanlar var. Türkî Cumhuriyetlerden gelenler örneğin. Bir oranlama olmadığı için kimin ne kadar olduğu pek bilinmez.

İnsan olmak ciddî bir sorun. Mazlum insan kim olursa olsun onu kollamak, himaye etmek sorumluluk. Bunu yapabilenler insanlığa örnek olurlar.

Emperyal zihniyet genel anlamda insanlığa sinince, emperyallerin gözüyle bakılıyor, onların diliyle konuşuluyor ve onların tutumunu sergiliyor. Bundan hiçbir kazanımı olmadığı hâlde.

Kızılması gereken ana odak göz ardı oluyor. Bir Filistin gerçeği var. On yıllardır tam anlamıyla hem bir soykırım hem de tamamen ortadan kaldırılmak istenen bir halk var. İnsanlık adına değil ideolojik ve kültürel gözle bakanlar olunca kimi mazlumları sahipleniyor, kimileri ise hiç ilgilenmiyorlar. Mazlumların durumları onları ne acıtıyor ne de ırgalıyor.

Bir milleti güçlü kılan insana sahip çıkılması gerektiğidir.

İslâm’ın insanlıkta karşılık bulması merhamet anlayışıdır. Tarihin en zorlu zamanlarında mazlumların koruyucusu olan Müslümanlar, etkilerini, anlayışları yitirince çaresizliğe büründüler. Ne yazık Batı düşüncesini, ruhunu içselleştirince onların sözcüleri durumuna düştüler. Onlara benzemeye çalışıyorlar ama gücü de elde edemiyorlar. Böyle olunca öfkesini zor durumda olanlara yöneltiyorlar.

Kolonyal ve sömürge zihniyeti bugün doğrudan olmuyor gibi görünse de varlığını ve etkisini her yönüyle sürdürüyor.

Filistin’de, Suriye’de, Libya’da, Afganistan’da ve daha birçok yerde süregelen bir savaş ve işgal var. Bunları genel anlamda doğrudan kendisi yapmıyor gibi görünse de içeriden kendi hizmetinde olanların elleriyle yapıyor. Çok yinelediğimiz bir deyimi burada bir kez daha anımsamada yarar var: Derenin kuşunu derenin taşıyla vurmak.

Bugün göçmenler konusunda insanların yersiz yurtsuz kalmalarına neden olanlar hedef alınmazken, zorda kalanlar hedef alınıyor. Onlara kim saldırıyor, niçin ve neden saldırıyor? Bu da bir belirsizlik içeriyor.

Kendi dillerini yitirenler başkalarının diliyle konuşurlar. Kendi ruhlarını yitirenler başkalarının ruhuyla var olacaklarını sanıyorlar. Güçlerini yitirenler mazlumlara saldırarak güçlü oldukları vehmine kapılıyorlar. Sadece güçlülerin ellerine tutuşturdukları taşlarla saldırıyorlar. Kendilerine ait bir taşları bile yok.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

5432 - BOP VE KAP PROJE BAŞKANI CUMHURBAŞKANI NASIL BİR VİCDANLA GÖREV YAPIYOR BELLİ DEĞİL DEMİYOR BÜTÜN MÜSLÜMAN ÜLKELERE PROJE EŞBAŞKANIYLA ABD İSRAİL NATOYLA BERABER SEBEB OLDUM 2 MİLYAR MÜSLÜMAN EBEDİ MAHŞERDE BENDEN DAVACI OLURSA NE YAPARIM DİYE DÜŞÜNMÜYORUM CUMHURBAŞKANI ÇÜNKÜ VİCDANI MERHAMETİ YOK ETTİ SİNSİ GADDARLIK HİÇBİR ELEŞTİRİYİ DUYMAMA UMURSAMAMA İŞİNE GELENE CEVAP VERME BAŞTAN SAĞMA SİYASETLE HERŞEYDE KENDİSİNİN DOSDOĞRU OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYOR

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 11 Ağustos 11:12
01

ABDULLAH - Eûzu billahi mineş-şeytânirracîm.

Bismillahirrahmanirrahîm.

Elhamdulilahi rabbil âlemin

vesselatu vesselâmu âlâ Rasuline Muhammed in ve ala alihi ve sahbihi ecmain.

es-Selâmu aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtuhû

İki cihan saadetine kavuşmak, ancak ve yalnız Allah (Celle Celâlühû) ‘ nün rahmet olarak gönderdiği Peygam­ber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’e tâbi olmaya bağlıdır.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 11 Ağustos 10:51


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?