Ey diyen çok, eyleyen yok!

Dinin kolay konuşulup yazıldığı, zor yaşandığı zamanlardayız. Vaizler, hocalar, teorisyenler, söylemciler oturdukları yerden nefes nefese konuşuyor. Eyleme ve amele taalluk eden şeyler uzun süredir istirahata çekilmiş durumda. Söylemden eyleme geçmek için halaskâr ve kurtarıcıların gelmesi bekleniyor. “Ey” diyen çok eyleyen yok.

Modern zamanın ateşi klasik dönemlerin altın sayfalarından su taşınarak söndürülmeye çalışılıyor. Ne yazık ki bu alevler arasında su da yanıyor. Meşum zamanların alevlerini kutlu dönemlerin nefesi ile söndürmeye kalktığımızda yangın bacayı sarıyor. Nefes ateşi şiddetlendirmekten öteye gitmiyor. Kutlu zamanların altın sayfalarını modern zamanların çağdaşlıkla gelenek arasına sıkışmış insanına sunduğun zaman güç yetirilemeyecek bir teklifle muhatap olduğunu görüp sayfayı bir daha açmamak üzere kapatıveriyor. Kutlu maziyi yaşayacak mecali kendinde bulamadığı için çaresiz önünden akan ırmağın akışına bırakıyor kendini.

“Bir zamanlar biz”, “Bir zamanlar biz Müslümanlar” diye başlayan nutuk cümleleri kısa süreli hayıflanmaların ötesine geçemediği için uzun süreli ümitsizlik yaşatıyor. Hâlbuki yaşanmış bir dönemin sosyolojik koşullarını rijit cümlelerle insanların yüzüne çarpmak yerine ahlâkî radikalizmi hayatın tüm alanına yaymak daha isabetli olacaktır.

Ağır kelimelerden hakikate sağlam duvarlar yaptığınızı sanabilirsiniz. Yaptığınız bu duvar bir süre sonra iki yakanın birbiriyle buluşup selamlaşmasına engel olabilir. Hakikat adıyla inşa ettiğiniz görece sağlam duvarları aradan kaldırmak istediğinizde bu kez aynı güç ve sağlamlıkta yıkımı gerçekleştirebilecek kişileri bulamayabileceksiniz. “Gerçeklik” denilen zabit yıkımın da bir incelik gerektirdiğini, mühendislik işi olduğunu hatırlatacaktır size.

Evet din kolaydır. İnsanın zor olanla bağdaşmayan bir fıtrata sahip oluşuyla bu durum doğru orantılıdır. Fıtrat zorluk değil kolaylıktan yanadır. Eylemin yerine söylemin geçmesiyle kolay olan güçleştirilmiş, söz hakkının kendisinin olduğunu iddia eden herkes çözülmüş ipe bir düğüm daha eklemiştir.

Şanlı tarih ve ideal altın sayfalar şimdinin kuşaklarında bir ulaşılmazlığı da ifade edebilir. İmkânsız olanla muhatap edildiklerini zannedebilirler. Ayakları yere basan bir anlatı bir müminin sokağa adım atışı, evlad ü iyal’iyle hemhâl oluşu ve dünya ile yaptığı alışverişi neticesinde ortaya çıkandır. Gerisi beyhude yere söz ve nutukla beslenen bir nesil oluşturma gayretinden öteye geçmez.

Biliyorum, bu satırların da söylemekten eylemeye geçen bir tarafı yok. Haklısınız dostlar. Zaten bu fakirin yapmak istediği de kapıyı zorlamaktan başka bir şey değildir. Belki kapıyı bir açan bulunur ya da kapı kendiliğinden açılır diye.

ESKİ DOSTLAR

Ekmek almaya gidiyorum deyip çıktı, bir daha gelmedi.

Para bozdurmaya gidiyorum demişti, hâlâ gelecek.

Akbilimi evde unuttum diye ayrılmıştı, sırra kadem bastı! (Uzak diyarlarda üstü açık son model bir jiple görüldüğü söyleniyor.)

Cuma’ya gittim, geleceğim demişti kaç Cuma geçti gelmedi.

Düğüne çağırdım, gelirim dedi, aylar oldu yıllar oldu gelmedi.

Mücadeleye çağırdım, yangın söndürmeye; “ben itfaiyeci miyim?” dedi. (Meğer aynı vakitlerde hurma tiridi ziyafetinde imiş!)

“Evde oturma grubu ve beyaz eşya bitmiş bir koşu alıp geleyim” deyip çıktı. Yıllar sonra lüks bir mağazanın tanınmış acentesi olarak geri döndü.

“Kendime geleceğim” diye söz verdi başkasına gitti.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin Akın - Mesaj Gönder

# Altın

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Serdar Kısa - Yüreğinize sağlık. Ümmet bugün başka nasıl anlatılabilir ki.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 10 Ağustos 15:18


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?