Reklamı Kapat

Türkiye ateş çemberinde

Bismillâhirrahmânirrahîm;

Abd’nin dünyayı kontrolünde tutma emeli kimsenin meçhulü değil. Planlarını gerçekleştirmek için adım adım ilerlediği görülüyor. Trump, siyaset anlayışı gereği çok şeyi açıktan yapardı. Ama Biden öyle değil. Birçok planı sinsi bir şekilde yürütüyor. Yöneticilerimiz, bu durumu bilerek daha da dikkatli olmalı. Onların ataklarını püskürtücü strateji ve çözümler geliştirmeliler.

Biden’ın baştan beri Türkiye’ye diş bilediğini biliyoruz. 1988’de Türkiye’nin Filistin davasını desteklemesi üzerine; Biden, ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi Başkanı sıfatıyla Türkiye’yi şöyle tehdit etmişti: “Türkiye’nin etrafını ateş çemberine çeviririz.”

Sayın Biden’ın uzun bir siyasi tecrübesi var. Ortadoğu uzmanlık alanı! Yahudi, Rum ve Ermeni lobileriyle arası iyi! Başkanlığı döneminde ABD’nin emellerini gerçekleştirmek istiyor.

Putin, Biden’la görüştükten sonra şöyle demişti: “Çok profesyonel! Neyi, nasıl elde edeceğini biliyor.” Türkiye Cumhurbaşkanı Brüksel’deki son toplantıya giderken, Biden’in 24 Nisan 1915’teki Ermeni tehciri hakkında Türkiye için söylediği iftira niteliğindeki sözlerinden dolayı, “Hesap soracağım” demişti. Fakat Biden, Erdoğan’la görüşmesi sırasında konunun gündeme getirilmesine bile fırsat vermemişti.

Doğu Akdeniz ve Kıbrıs konusundaki hareketlilik; bölgede olup bitenler çok konuşuldu. Şimdi de Karadeniz havzasındaki ülkelerde hareketlilik gözleniyor. Yani, Girit’ten Baltık Denizi’ne kadar geniş bir coğrafya! Afganistan konusunu da bu çerçevede değerlendirmek gerekir. Çünkü geniş bir coğrafyaya açılmak isteyen ABD’nin Baharat Yolu’nu da kontrolü altına alma emeli var.

RUMLAR NE İSTİYOR?

RUMLAR 1878’den beri Enosis (Büyük Yunanistan) ideali peşinde. Bu amaçla Kıbrıs’ta Türkiye’nin nüfuzunu kırmaya çalışıyor. Adayı kimseyle paylaşmak istemeyen bir tavrı var. Bu amacına ulaşmak için ABD ve diğer Batılı ülkelerin desteğine başvuruyor. Biden, daha başkanlık seçimleri sürecinde, Doğu Akdeniz ve Ege konularında Türkiye’ye destek sözü vermişti.

AB ve NATO; ABD ile birlikte hareket ettiklerini açıkladılar. ABD, şimdi özellikle NATO şemsiyesini kullanarak Karadeniz sahilinde hava ve deniz üsleri oluşturmaya başladı. Yunanistan’ı da hedeflerinin bir ayağı olarak görüyor.

Biden’ın, “Kendimi Yunan gibi hissediyorum” sözünü unutmayalım. Yunanistan’a verdiği sözü tutmak için, Türkiye sınırına 30 km. mesafedeki Dedeğaç’a askeri üs kurdu. Buraya tanklar, zırhlı, paletli araçlar indirdi. Askeri silah ve asker sevkiyatı hızla sürüyor. Bu hareketlilik ve yığınağın NATO tatbikatı için olduğu bahanesine sığınıyor. Türkiye gelişmeleri dikkatle izlemeli. Hem güneyden, hem de kuzeyden sinsi bir kuşatma altına alınmak istendiğimizi unutmayalım.

Türkiye diplomasisinde bir eksiklik yaşandığı açık! Suriye işgali 9 yıldır sürüyor. Yalnız, 4 milyondan fazla Suriyeliyi barındırmak çözüm değil. Her sığınmacı asıl kendi ülkesinde rahat eder. Göçmenlerin ülkelerine yeniden dönmeleri için “hazırlık” yapılmalıydı. Bu diplomasinin görevidir. Kimse Türkiye yöneticilerine Suriye Devlet Başkanı’yla niçin iletişime geçmediklerini sormuyor. Görüşülmediği için, göçmenlerin hakkı korunamıyor; Suriye’de yabancı güçlerin cirit atması engellenemiyor.

ÇÖZÜM İÇİMİZDE

TÜRKİYE, önce kendi iç ve dış dinamiklerini harekete geçirmeli. Türkiye’nin problemlerini iktidar ve muhalefeti ile Türkiye’de yaşayanlar çözer. Siyasiler birbiriyle cedelleşmeyi bırakmalı. Tarihimizin en kapsamlı yangın felâketini yaşarken eksikliklerimiz fark edildi. Meselâ, milletimizin temsilcisi TBMM acilen toplanmalıydı. Hükümet, siyasi liderleri toplantıya çağırabilmeliydi. Yangın yaşanan her ilde, acilen “kriz masaları” kurulabilmeliydi.

Eğer, küresel güçlerin sinsi planlarını kırmak istiyorsak, özlenen kenetlenme sağlanmalı; “birlikte” çözümler üretilmelidir. Çünkü bu ülke hepimizin! Türkiye, her türlü problemin üstesinden gelebilecek yüksek bir potansiyele sahiptir. Yeter ki, istişarenin önemini kavrayalım. İhtiraslarımızı bir tarafa bırakalım. Ortak akıldan faydalanalım. Yangın, ekonomi, göçler, terör ve afetlerle mücadele gibi pek çok problemi ancak “birlikte” çözebiliriz.

Saadet Partisi Dış İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kaya, temel dinamiklerimizi harekete geçirebilecek bir Türkiye vizyonu çizdi:

“Ahlâkı, yönetim anlayışının vazgeçilmezi yap. İç barışını tehditlerden koru! Ekonominden üretim merkezli bir anlayışı merkeze al. Adalete güveni sağla! Hukukun üstünlüğüne olan inancını içeride ve dışarıda herkese göster. Gençlerine sahip çık. Tarımı, millî güvenlik meselesi olarak gör. İç göçü doğru bir planlama ile durdur. Yüksek teknolojiyi öncele ve çok önemse!

Bak o zaman, her şey sana göre nasıl şekillenecek! Ondan sonra Amerika, yanı başına değil bir, on tane Dedeağaç kursun fark etmez.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Ömer - Anlamıyorum katil Esad la ne konuşulacak . Mültecilere buyur gel mi diyecek . Zaten bunun sorumlusu Esad değil mi ?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 10 Ağustos 17:57
01

Nahit Sazoglu - Bidon zaten ben siyonistim demekte fakat yasli akil sagligi yerinde degil kafirler istemede allah nurunu tamamliyacaktir

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 10 Ağustos 14:04


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?