Sürmeneli ve Çakıroğlu

Birinin adı Busenaz, diğerininki ise Buse Naz. Yani birine Buse diğerine Naz diyebiliriz. Buse Sürmeneli ve Naz Çakıroğlu iki kadın boksörümüz. Çakıroğlu, gümüş madalya ile olimpiyatlarda ilk madalya alan kadın boksörümüz oldu. Sürmeneli ise olimpiyatlarda ilk altın alan kadın boksörümüz oldu. İkisi de Trabzonlu ve yakın köylüdür. Çakıroğlu Fenerbahçe’nin, Sürmeneli ise Trabzonspor’un sporcusudur. Her iki kadın sporcumuzu gönülden kutluyor ve tebrik ediyorum. Ve daha nice başarılı maçlar, madalyalar diliyorum. Antrenörleri Nazım Yiğit ve Cahit Süme’yi de böyle başarılı, ahlaklı, dürüst, çevik sporcular yetiştirdikleri için ayakta alkışlıyorum.

Bisiklete binip, erkeklerden daha iyi futbol oynayan Busenaz Sürmeneli’yi keşfeden Cahit Süme bir gün olimpiyatlardan madalya getireceğini sporcusuna inandırmış ve 13 yıllık bir çabadan sonra altın madalyanın sevincini gözyaşları içinde sporcusuyla birlikte kutlamıştır. Sürmeneli ile aylardır sosyal medyadan irtibat halindeydik. Ona sadece konsantrasyon kelimesini yazarak destek oldum. Kendi oyununu oynarsa altın madalyaya ulaşacağını söylemiştim. Bu söylediklerim Çakıroğlu için de geçerliydi. İkisi de benim yüzümü kara çıkarmadılar. Onlarla onur duyuyorum.

Sürmeneli, Mete Gazoz’dan sonra ikinci altını yine farklı bir branştan ülkemize getirdi. Çakıroğlu ise Eray Şamdan’dan sonra ikinci gümüşü madalya durumuna yazdırdı. Bu satırlar yazılırken, Karate Kumite dalında Uğur Aktaş bronz madalya kazandı. Bu da 1948 Olimpiyatları’nda alınan 12 madalya rekorunu kırmış oluyoruz demektir. Fakat madalyaların değeri bakımından hâlâ 48 Londra’nın gerisindeyiz. Orada güreş sporunda 6 altın 4 gümüş alarak olimpiyatları yedinci tamamlamıştık. TOKYO 2020’nin en değerli tarafı ise madalyaların çeşitli branşlarda ve ilk defa gelmiş olmasıdır. Eda Tuğsuz Cirit dalında olimpiyat dördüncüsü oldu. Bir madalya gelebilirdi. Cimnastikten madalya geldi. Yine güreş dalında Yasemin Adar olimpiyatlarda ilk madalya alan kadın sporcumuz oldu. Bu olimpiyatlara kadın sporcularımız damga vuracak demiştik. Gerçekten de öyle oldu. Kadın voleybolcularımız, takım ruhunu bize yenide aşıladı. Çok zorlu rakiplerle maç yaptı. Ezilmedi, yılmadı ve başa baş oynadı. Olimpiyat beşincisi oldular. 3 adım atlamada Necati Er 6. oldu. Sırıkla Atlama dalında Ersu Şaşma ilk 10 içinde yer aldı. Bunlar Tokyo için güzel yanlardı.

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Kasapoğlu olimpiyatlarda alışılmışın dışında bir performan sergiledi. Hemen hemen her maça, her müsabakaya yetişmeye çalıştı. Sanki bir Bakan gibi değil de bir abi gibi davrandı. Sporcuların sevinç ve hüzünlerine ortak oldu. Bir gazeteci gibi onlarla röportaj yaptı. Kendi sosyal medya hesaplarından yayınladı. Kendisi ile çalıştığımı için iyi tanırım, gerçekten içten ve samimi idi. Bu çalışmanın karşılığı olarak da çeşitli branşlarda ilklere imza atılan, tarihe not düşülen olimpiyatta karne notu başarılı yazıldı.

Dediğimiz gibi 48 Londra Olimpiyatları’nın madalya sayısını geride bıraktık fakat altın ve gümüş olarak çıtayı yükseltemedik. 48 Londra’da Güreş’te esip gürlemiştik. Tokyo’da atletizm ve güreş performansımız çok iyi değildi. Halter zaten doping skandallarından dolayı hiç yardımcı olamadı.

Ben olimpiyatlar başlamadan önce alacağımız madalya sayısını 16-17 olarak ifade etmiştim. Bunu kafadan atarak değil, derecelere bakarak söylemiştim. Atletizmde Copello ve Ramil Guliyev’e ve kadın milli voleybolcularımıza da birer madalya yazmıştım. Maalesef olmadı. Olmadı diye üzülmek yok. Temeller ve tohumlar atıldı. Spor alt yapısı ve yatırımlar yapıldı ve devam ediyor.

Bugün olimpiyatlar sona eriyor. Artık bu olimpiyatların analizini yapmalıyız. Bronzları gümüş ve altına çevirmenin yollarını aramalıyız. Bireysel ve takım sporlarına özellikle olimpik sporlara daha çok kafa yormalıyız. Siyasi değil liyakatli insanları doğru yerlere getirmeliyiz. Eksik olan ve heyecanını yitirmiş branşları yeniden canlandırmalıyız. Olimpik olmayan sporlar için bir dizi kararlar almalıyız. Bu kararları Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Kasapoğlu’na mektup şeklinde önceki yazılarımda belirtmiştim. Ata sporumuzda istediğimiz madalyaları alamasak da, madalyaların branşlarını çeşitlendirmek sevindiriciydi. Kadınlarımızın TOKYO 2020’ye damga vurması ise ayrı bir güzellikti.

Herkesin emeğine ve yüreğine sağlık.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamit Dizman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?