Reklamı Kapat

Ormanların Acı Külleri

Ormanlık alanları parasını bastırıp imara açan ya da açtıranlar orman yangınlarına en ön safta ağlıyor görünüyor. O alanlara villa yaptıranlar orman yangınlarına videolu çığlık atıyorlar. İstanbul’un çevresindeki denize yakın ormanlık alanlara villa yaptıranlar tatil için gittikleri tatil beldelerinin çevresindeki alanlar yanınca çığlık çığlığa kalıyorlar. Bu, hem villaperstlerin hem de devleti yönetenlerin ikiyüzlülüğüdür.

Türkiye’nin farklı noktalarında günlerdir orman yangınları var. Bir hafta içinde yüzden fazla yerde orman yangını çıktı. Ormanlar ve içindeki canlıların küle dönmesinin yanı sıra insanlarımız hayatını kaybetti. Yangınlar art arda halen devam ediyor. Türkiye’nin farklı noktalarında aynı anda orman yangınları olması, bu işin gizli bir el tarafından yaptırıldığını düşündürüyor. Yangınların yerleşim yerlerine yakın olması ülkede kaos oluşturma amacı taşıyor. Orman yangınlarını durdurmaktan ziyade orman yangınlarını söndürme üzerinden sürüyor hükümet ile muhalefet arasındaki tartışma. Durup dururken arka arkaya orman yangınları çıkması anormal bir durum değil mi? Gizli bir el ülkede kaos çıkarmayı hedefliyor gibi bir durum var. Hükümetin görevi o eli bulup engellemek değil mi? Yangınlar er ya da geç söndürülür asıl mesele sorunun kökten çözülmesidir.

Devleti yönetenler devletin kurumunu eleştiriyor. Uçak yok, olan uçaklar eski diye. Sanki devleti kendileri yönetmiyor, uçak yoksa uçak al, eskiyse yenisiyle değiştir. Bunu yapamayacak kadar iradesiz mi devleti yönetenler. Her sorunda olduğu gibi sorunun çözümünü konuşmak yerine sorunu bir yere yıkarak gürültü koparmak yetkililerin daha çok işine geliyor. Orman yangınlarından bile popülerlik devşirme peşindeler. Yangınları durdurma değil de muhalefeti kötüleme yarışı var. Muhalefet diyelim kötü ama yangınlar devam ediyor ona ne diyeceğiz? Yangınları durdurmak yani ormanlar yanmadan yakanları durdurmak için bir çalışma var mı? Eğer bu terör saldırısıysa ki büyük ihtimal öyle görünüyor bu saldırıyı durdurmanın bir yolu yok mu ya da saldırıyı durdurmak için nasıl çalışmalar yapılıyor? Gördüğümüz kadarıyla böyle bir çalışma henüz yok. Sabotaj iddiaları var deniliyor bunu kimlerin yaptığı açıklanmıyor. Terör saldırısı deniliyor ama herhangi bir terör örgütü telaffuz edilmiyor.

Orman yangınları genel olarak denize karşı olan yamaçlarda çıkıyor. Bu ne demek? Bu villa demek. Bu yazlık demek. Büyük projeler demek. En çok da villa yapılacağı ihtimali var. Geçmişte örneği olduğu için galiba. Bu noktada büyük sahtekârlık gündeme geliyor. İstanbul’da denize karşı ormanlık alanları imara açtırıp villa yapanlar orman yangınlarına ağlıyorlar. Sadece İstanbul’da değil tatil beldelerinde de ormanlık alanlara villa ve yazlık yapılmadı mı geçmişte, yapıldı. Sahtekârların ikiyüzlülüğüne kimsenin ihtiyacı yok. 

Ülkemizin çeşitli şehirlerinde orman yangınları 28 Temmuz’dan beri aralıksız devam ediyor. Bu durum bu olayların normal bir orman yangını olmadığını gösteriyor. Hükümet yangın çıkaranları açıklamalıdır. Terör örgütü mü, başka bir olay mı açıklamalı. Yetkililer çok da üzülmüşe benzemiyorlar açıkçası. Sanki orman yangınları bekleniyormuş gibi bir hava da seziliyor devleti yönetenlerin tavırlarından. Örneğin yakanları şöyle yaparız böyle yaparız diye açıklamalar yapılmıyor. Bu da dikkat çekici değil mi.

Vicdanları paraya kesmişlerin ormanları ve ormanlarda yaşayanları anlamaya vakti yoktur. Ormanları sadece odun olarak gören odunlar karıncaların kuşların yuvalarından, çiçeklerin böceklerin evlerinden daha binlerce canlının mekânlarından haberleri olmaz. Vicdanları paraya kesmişler ormanın bir canlı ve canlı koruyucusu olduğunu düşünmez. Ormanları yakarak can yakanların elbet canları yanacaktır er ya da geç.

Günü geldiğinde, küle dönenlerin ateşi küle döndürenleri öyle yakacak ki hiçbir su çare olmayacak!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cafer Keklikçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?