Yoklukta kazandık; Varlıkta kaybettik!

Bismillâhirrahmânirrahîm;

ABDURRAHMAN Dilipak, “Bu Din Benim Dinim Değil” başlıklı bir yazı yazdı. Başta DİB olmak üzere, toplumda “dindar” özelliği ile tanınan her alandaki kardeşimin bu yazıyı okuması; âlemlerin Rabbinden bize ulaşan hak dini doğru temsil edip etmediği konusunda kendini sorgulaması gerekir, diye düşünüyorum.

Sayın Dilipak şunları anlatıyordu: “Çevrenize bakın! Politikacı, bürokrat, akademisyen birçok kişi, gerçekten Allah’a ve âhiret gününe, gaybe, kadere, rızka, ecele, meleklerin, cinlerin, şeytanların varlığına inanıyorlar mı? Bana kalırsa, dinden soğumanın en büyük sebeplerinden biri aile, biri eğitim, biri Müslüman etiketli kişi ve kuruluşlar. Güzel örnek olamadık. Dahası insanlar bize(!) bakıp dinden soğudular.” (Y. Akit, 29 Temmuz 2021)

Doğrusu, tefekkür ettim ve anlatılanlara odaklandım. İslâm tarihi gözümün önünden bir sinema şeridi gibi geçti. Mekke dönemini düşündüm. Zayıf durumlarına rağmen Mekke müstekbirlerine karşı nasıl da direnmişlerdi! Müşriklerin Bilal-i Habeşi’ye (r.a.), “İnkâr et, pis köle!” diyerek yaptıkları amansız işkenceler karşısında, “Ehad… Ehad…” diye direnişini düşündüm. Doğup büyüdükleri şehri terk etmek pahasına da olsa inançlarından vazgeçmeyişlerini…

Onlar da insandı, biz de!.. Onlar da “kulluk” göreviyle yükümlüydü, biz de!. Kıyamet günü onlar da hesaba çekilecekti; biz de!.. Rabbimiz bizden Efendimizi (s.a.v.) ve sahabelerini örnek almamızı istiyordu. Akıl bir işin sonunu düşünmekti. Biz de akıbetimizi düşünmeli, değil miydik?

BEDİR VE UHUD SINAVI

MÜŞRİKLER, Medine döneminde de Müslümanların peşini bırakmadılar. Başka bir şehre hicret etmelerine rağmen onları yok etme amacından vazgeçmediler. Saldırmak için yola çıktılar. Müşrikler çok zengindi. Baştan beri önemli bir ziyaret merkezi olan Mekke’nin kaymağını yiyorlardı. Müslümanlar ise garip, fakir ve zayıftı. Sayıları müşriklerin üçte biri kadardı. Buna rağmen, tavizsiz İslam’ı yaşamanın kazandırdığı imanla, Bedir’de müşriklere karşı şanlı bir zafer kazandılar.

Uhud, çetin bir imtihan alanı oldu. Bedir’den iki sene sonra müşrikler yine Müslümanlara saldırmak için hazırlık başlattılar. Allah Resulü (s.a.v.) de bunu öğrenince hazırlığa girişti. Müşrikleri Uhud’da karşılamayı uygun buldu. Ordusuna savaş düzeni aldırdı. Özgün bir plan hazırladı. İyi yetişmiş 70 okçuyu savaş meydanının en hâkim tepesine yerleştirdi. Onlara çok kesin bir talimat verdi: “Kurtların bizi kapıp kaçırdığını görseniz bile, ben emir vermedikçe yerinizi terk etmeyeceksiniz!”

Müşrikler hazine misali zengindi. Ziynet eşyaları, yiyecek, içecek ve hanımlarıyla savaş alanına geldiler. Efendimizin (s.a.v.) öğrettiği üzere, Müslümanlar ani hücuma geçti. Bu püskürtme ile bozguna uğrayan Mekke müşrikleri tabana kuvvet savaş meydanından kaçmaya başladı.

Okçular Tepesi’nde nöbet tutanlar karşıdan manzarayı gördü. Bazıları, “Arkadaşlar, görüyorsunuz savaş bitti. Düşman kaçıyor. Biz de yere inelim; arkadaşlarımızla zafer şenliklerine katılalım, ganimet toplayalım” dediler. Okçulardan 63’ü bu söylenenlere aldanarak görev yerlerini terk etti.

GANİMET TUZAĞI

OKÇULAR, Efendimiz (s.a.v.) emir vermediği halde, yerlerini terk ederek ganimet toplamaya girişti. Halit bin Velid henüz Müslüman olmamıştı. Uhud’un eteklerinde gizli bir geçit biliyordu. 250 kişilik has ordusunu Ayneyn Geçidi’nden dolaştırarak Müslümanların önüne geldi. Kaçan arkadaşlarına, “Geri dönün!” çağrısı yaptı. Müslümanlar iki ordu arasında sıkıştı. Onları uzaktan savunacak okçular da yoktu. Kazandıkları zaferi kaybettiler.

Burada Müslümanları yanıltan “olta” neydi? “Ganimet toplamak!” Müslümanlar Medine’deki engelleri yüz akıyla aştılar. Bedir zaferini kazandılar. Hâlbuki o dönemde yokluk içinde ve zayıftılar. Fakat varlığa kavuştukları Uhud Savaşı’nda “ganimet” imtihanını veremediler. Müslümanlar yoklukla imtihan edildi; kazandılar. Varlıkla imtihan edildiklerinde yenildiler.

Millî Görüş hareketinin MNP, MSP, RP, FP dönemlerini hatırlayın! O zaman ne kadar yüksek samimiyet, davaya sadakat, fedakârlık, vefakârlık, birbiri için yaşama anlayışı vardı. Aynı samimiyeti yakalamak zorundayız. Bazıları, “Ben daha iyi yaparım” diyerek “Okçular Tepesi”ni terk etti. Dünyaya daldılar. Nimetlere kondular. Zenginlikler elde ettiler. Dilipak’ın şikâyet ettiği olaylar yaşandı.

Bereket ki, Millî Görüş hareketinin yolun başında belirlediği prensipleri koruyarak yolunu sürdüren Saadet Partisi var. Erbakan Hoca’nın deyimiyle, “Saadet Partisi son imtihanı da verenlerin partisidir.” Hayatımın son 52 yıllık bölümünde, bu gerçeğe yakından şahitlik etmek nasip oldu. Her zaman davasında ısrar edenler, yılmayanlar, vazgeçmeyenler; yani Okçular Tepesi’ni terk etmeyenler kazanır. Çünkü; “Zafer inananlarındır!”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Nahit Sazoglu - Siyonizmin kuruluslari lions rotary kulupleri mason localari acilen icisleri bakanligi tarafindan kapatilmali

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Ağustos 22:44
01

T Duman. - hocam kendinimi yoksa bizimi kandırıyorsun yapmayın lütfen % 17 olan tabanınız nerde onlar bu ülkede yaşamıyorlarmı ellerinde parti bayrak larıyla gezenler nerede ben söyleyeyimmi ganimet nerede oradalar .demekki siyasetle devlet idare etmekle islam yaşanmıyormuş bu ülkeyi idare edenler baksetiğiniz görüşün içinden çıkıp oylarımızla geldiler. çok yazık ümitlerimizi yok ettiniz kırın o kalem lerınizi çekilin kenarada insanlar biraz düşünsünler.bahsetiginiz yazar ve rahmetlik oldu bir yazar daha vardı siz bilirsiniz. bu günkü idareden evvel bu ülkede sapataist ler masonların ülkeyi idare ettiklerini yazarlardı nereye gitti hiç yazımıyor demekki ganimetin başına geçince unutuluyormu yok yokmuydu .neyse. ????.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Ağustos 13:29


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?