Zafer inananlarındır ancak…

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Allah’ın vaadi haktır. Zafer inananlarındır ve zafer yakındır. Burada anahtar kavram, “inanmak” kelimesidir. Al-i İmran 139: “Düşmana karşı zaaf gösterip gevşemeyin, mağlup olduk diye mahzun da olmayın. Eğer siz samimi müminler haline gelirseniz, devamlı galip gelecek ve her zaman, her yerde hâkim olacaksınız.” Bu ayet, bize moral veren ayetlerden bir tanesidir. Al-i İmran Suresi’nin 104 ve 110. ayetlerinin hükmünü yerine getirirsek en hayırlı ümmet oluruz. Bunu yerine getirmezsek hayırlı ümmet vasfını yitirmiş oluruz. Sadece, “Allah’a çok şükür Müslüman’ız onun için de en hayırlı ümmet biziz” demekle bu iş bitmiyor, başlıyor. Müslüman olduğumuzu ispat etmemiz gerekiyor. Bu ispat için; 1-İman etmemiz, 2-İnsanları hayra; itikat ve düzen olarak İslam’a davet etmemiz, 3-İyiliği; adil düzeni telkin ve teklif etmemiz, bu konuda diğer insanlara örnek olmak için İslam’ı bütün veçheleriyle yaşamamız, 4-Kötülüklerin her türlüsüne; faizci kapitalist düzene, materyalist eğitime engel olmamız gerekir. Bunları yaparsak, Allah’ın yardımına mazhar olmuş hayırlı bir ümmet; teşkilatlanmış bir topluluk olmuş oluruz. Allah, yeryüzüne salih kullarını varis kılmıştır. Salih kul olmak, Allah’ın varis kıldığı yeryüzünde yeni bir saadet düzeni kurmanın mücadelesini vermekle olur. Akıbet bu görevi hakkıyla, uyum içinde yapanların olacaktır. Kasas 83: “İşte ahiret yurdu! Biz onu yeryüzünde büyüklenmeyi ve bozgunculuğu istemeyenlere veririz. En güzel akıbet, takva sahiplerinindir.” Günümüzde Milli Görüş topluğunun varlık sebebi, yukarıda zikredilen görevleri, ittifak halinde, birbirleriyle ülfet ederek yapmaktır. Bu durum, Milli Görüşçülerin üzerine lider kadro ve kadro olarak büyük sorumluluklar yüklemektedir. Yaptığımız işler; davamızın lehine ve kadroların şevk ve azmini artıracak neticeler veriyorsa hayırlı olur. Şayet yaptığımız işler, düşmanlarımızın lehine, davamız ve kadroların şevk ve azmini kıracak neticeler veriyorsa zararlı olur. Lider kadrosundan neferine kadar Milli Görüşçülerin teşkilat halinde çalışırken sorumluluklarının farkında olmaları ve buna göre davranmaları gerekir. Allah; en büyük nimeti olan İslam nimetiyle bizleri şereflendirmiş, kendi dosdoğru yoluna iletmiş, diğer taraftan da bizleri bu davaya hizmet yolunda önemli bir konuma getirmiştir. Bunun kıymetinin bilinmesi, en büyük şükürdür. İslam hiçbir zaman Müslümanların inkârcılar, müşrikler ve işbirlikçi münafıklar karşısında acizlik göstererek onlara teslim olmalarına razı değildir. Bunun için Müslümanlara; “Fitneden eser kalmayıp, hüküm yalnız Allah’a ait oluncaya kadar...” Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihat etmeleri farz kılınmıştır. Ahirette, hesaba çekileceğimiz hakikat budur ve hepimiz yaptıklarımızın ve yapmadıklarımızın hesabını vereceğiz.

TEŞKİLAT OLMAK

Davamızın hedeflerini “Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya” kurma gayesini gerçekleştirmek için inancımız, teşkilat halinde birlikte çalışmayı gerekli görmektedir. Bu çalışmalarda disiplin ve ciddiyet içinde çalışmak esastır. Böyle yüce bir gayeyi tek başına hiç kimsenin başarma imkânı olmaz. Bu ancak, gayeye kenetlenmiş “bünyanünmersus” bir teşkilatla olur. Allah, kendi yolunda; saf bağlayıp çelikleşmesini tamamlamış teşkilat olarak mücadele edenleri sever. Burada saadet asrına bakmamız gerekir.

Peygamberimizin Müslümanları tek bir teşkilat halinde nasıl yönettiğini ve onlarla birlikte İslam’ın telkin ve teklif ettiği adil düzeni nasıl kurduğunu açık bir şekilde görürüz. Teşkilat çalışmalarında, “Baş başa, baş da Allah’a bağlıdır” esası, emredilen çalışma düzeninin gereğidir. Bu esasa uymak, birlik ve beraberliğimizin teminatıdır. İttifak, itaat, biat, güzel ahlâk, sadakat gibi hususlar, şahısların değil, mücadele düzeninin unsurudur. Bir dava hak olsun gerekse batıl olsun, bu ve benzeri esaslara riayet ile hedefe ulaşabilir. Bugün, ırkçı emperyalizmin başarılı olmasının temelinde, özellikle itaat, biat ve sadakat olduğunun görülmesi gerekir. Okumalarımızı doğru ve isabetli yaparsak, çalışma düzenine uygun davranışlar içinde olur ve hep birlikte kazanırız.

EMANET

Başsız vücut, vücutsuz baş olmaz. Baş ve vücut bir bütündür. Akıl ise kalptedir. Akıl; baş, vücuttan ibaret bütüne “emanet” edilen davaya karşı mükellefiyetlerin dayanağıdır.

Müslümanların topluluğu, tek bir vücuda kıyasla tanımlanmıştır. Allah’ın teklif ettiği “emanetleri yüklenme” işini insan kabul etmiştir. Ahzab 72: “Doğrusu biz emaneti göklere, yere ve dağlara sunduk da onlar onu yüklenmekten kaçındılar ve ondan korktular. Onu insan yüklendi. Çünkü o çok zalim çok bilgisizdir.” Yani aklı ve ilmi olmasına rağmen, ilmini kullanmayan, nefsine uyup hata eden, cahilce hareket eden, insan olduğu halde, emaneti üzerine yüklendi. Emanet; Allah’ın kuluna yüklediği yetkiler ve sorumluluklardır. Allah kuluna hem yetki veriyor, hem sorumluluk veriyor. Hem hak veriyor, hem de, sorumluluk veriyor. İnsanoğlu kendisine irade verildiğinde, sonunun ne getireceğini fazla da hesap etmeden sorumluluğu kendi üzerine almıştır. Zaten Rabbimiz insanı o kıvamda yaratmıştır. Bize de, yüklendiğimiz emanete hıyanet etmemek yaraşır. Ellerimiz, gözlerimiz, namaz, oruç, Kur’an emanettir. Tevhit kelimesi ve akıl emanettir. İnsan; ödülün cennet olduğunu öğrenince hemen emaneti kabul etmiştir. Ancak yükün ağırlığını bilmeyip emanete riayet etmemesi, azabı hak ederek, kendisine zulmetmesi nedeniyle de, çok zalim ve cahil olmuştur. Ahzab 73: “Münafık erkek ve münafık kadınlarla müşrik erkek ve müşrik kadınlara azap etmek ve mümin erkeklerle mümin kadınların da tövbelerini kabul edip affetmek için emaneti insana yükledi…” Emanetler ile imtihandayız. Bize bu imtihanı “imanımız ve cihadımız” kazandıracaktır. Çatışanlar değil, hayırda yarışanlar olabilmek inananların zaferi olur. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

04

Ömrüboşa Geçirmek - “Davamızın hedeflerini ‘Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya’ kurma gayesini gerçekleştirmek için inancımız, teşkilat halinde birlikte çalışmayı gerekli görmektedir.”/ Çook hayal kurarsın daha, çookk..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 08 Ağustos 13:01
03

432 - çok güzel biryazı bunların devamını isteriz dünyanın bu gibi yazılara çok ihtiyacı var ama önümüzü açmıyorlarki cihada allah yolunda iman yolunda gidelim

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Ağustos 19:43
02

Aliseydi - Kalp mütmain olunca başa itaat çok kolay olur.Fatih Erbakan'in aday oldugu kongrede Kamalak'i desdekleyen O.A. ya Kamalak ve eşinin söyledikleri ortada.Yazinizda aşirilik yok. Ama Allah'in ayetlerini kendi görüşunuze göre yorumlarsaniz yazik edersiniz..Sa.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Ağustos 11:05
01

Divani - ancak haset hastalıpğından selamette olan inananalarındır efendi

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 07 Ağustos 09:58


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?