“Davam” Kitabı Afganistan’da

Gündemimize geldiğinde hep olumsuzluklar, işgaller, iç karışıklıklarla yer alan Afganistan’dan bu sefer güzel bir haber geldi. Yakın tarihte 11 Eylül saldırılarının ardından beri Amerika’nın (siz bunu ırkçı emperyalizm diye anlayın, zira Amerika piyonlardan bir piyondur) işgali altında olan Afganistan’dan, Erbakan Hoca’mızın “Davam” kitabının Farsça’ya çevrilerek satışa başlandığı haberi geldi.

“Davam” kitabı, Mezar-ı Şerif’e geçen hafta ulaşmış, Kabil’de basılmış, şu anda da birkaç şehirde de satışa sunulmuş durumda. “Davam” kitabını Farsça’ya çevirip Afganlı kardeşlerimize ulaşmasına vesile olan  Hacı Abdullah’ın oğlu Zabihullah Mansur, yüksek lisansını Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesinde tamamladı. Türkiye’deki öğrenciliği sırasında Anadolu Gençlik Derneği evlerinde misafir ettiğimiz, kitabı Farsça’ya kazandıran Mansur, şimdi kendi memleketinde öğretim üyesi olarak çalışmalarına devam ediyor.

Mansur, kendi sosyal medyasında “Davam” kitabının duyurusunda, “Kitabın adresini soran ve okumak isteyen canlar İdris, İkbal gibi kırtasiye dükkanlarından, Şeberghan şehrinden temin edebilirsiniz. Yine Mezar-ı Şerif ve Sarpol’da yaşayan değerli arkadaşlar şehir kütüphanelerinden alabilirler. Yanıma gelme zahmetinde bulunabilen değerli arkadaşlarım için hâlâ hediyeler verebilirim” diyor.

Ve Mansur şunları ekliyor paylaşımına; “Kitabın yazarı ile ilgili olarak, Sayın Erbakan’ın İslam’a farklı açılardan kapsamlı bir bakış açısına sahip olan (Müslümanların en önemli zorluklarını, İslam şehrinin kurulması, İslam ülkelerinin birliği ve mücadele gibi) ve İslam siyaseti alanındaki en önemli şahsiyet olduğunu söylemek gerekir. İslam ülkelerini birleştirip İsrail’e karşı savaşıyor. Filistin ve Siyonizm’in pençesindeki insanlık için değerli çözümler sunmuştur. Bu adam bölgenin ve İslam ümmetinin çağdaş tarihindeki en ideal şahsiyetlerden ve etkili şahsiyetlerden biri olarak kabul edilebilir. Onun düşünce ve kişiliğini bilmeden, günümüz Türkiye’sini, bu önemli ve stratejik ülkenin mevcut akımlarını doğru anlamak mümkün olmayacaktır…”

Doğduğundan beri hep bir kargaşanın, savaşın ve 2001’den beri de açık Amerika işgali altında olan bir yerde Erbakan’ı bu kadar sarih bir şekilde okuyabilmiş ve kavrayabilmiş bir zihinle karşılaşmak Millî Görüşçüler için mutluluk ve umut verici. Hak davanın dünyanın neresinde olursa olsun sesine ses bulacağının göstergesi. “Sen sadece Allah rızası için iş yaparsan Allah o işe bereket verir” sözünün ispatı.

Erbakan Hoca’m, birçok kişinin dost sohbetlerine ağzına almaktan korktuğu zamanlarda bile Meclis kürsüsünde haykırdığı, “Ben siyaset yapmıyorum. Ben ne yapıyorsam Allah rızası için yapıyorum!” diyerek Hakk’ı haykırdığı gibi şimdi de Erbakan Hoca’mızdan öğrendikleri gibi Hakk sözün taşıyıcıları var. Ve bu kıyamete kadar devam edecek. Birçoklarının kendilerine verilmiş kürsülerde İslam’ı birtakım şekil hareketlerine indirgeyip anlattığı zamanda Erbakan, her yerde İslam’ın dünyadaki tek iyiliğin kaynağı olduğunu, tüm hayatı kapsayan bir nizam olduğunu, İslam’dan başka kurtuluş olarak sunulan şeylerin boş safsatalar olduğunu haykırdı. Ömrünü yeryüzünde saadetin ancak İslam’a uymakla ulaşılabileceğini, “Adil Düzen”de yaşamanın dünyadaki tüm insanların hakkı olduğunu anlatmakla tüketti. Erbakan Hoca, Allah rızası için yapılan hiçbir şeyin ne bu dünyada ne de ahirette heder olmayacağını biliyordu. Ve Afganistan’dan gelen bu haber buna bir işarettir.

Erbakan Hoca’mız kesinlikle tarihe ismi hayırla yazılan siyasilerden oldu. Zamanında Erbakan’ın TOBB’da kazanılmış hakkını gasp eden siyasi hakkında tek bir sempozyum yapılmazken Erbakan Hoca’mızın vefatından sonra birçok sempozyumlar, paneller, konferanslar yapıldı ve üniversitede birçok disiplinde bildiriler, tezler hazırlandı. Siyasette Erbakan’ın önünü kesmek için çalışan kişilerden tek birinin ismi toplumun hafızasında kalmadı. Erbakan, milleti için, insanlık için, ümmet için canla başla çalışırken gazete manşetlerinden iftira atanlar, birtakım kişilerin yalanlarına ortak olan gazete sahipleri tarihin kaybolan sayfalarında tüm günahlarıyla yerini aldı. Şüphesiz Erbakan Hoca’mız yaşarken, Erbakan’ın davasını bölen, Erbakan’ın suçsuz olduğunu adları gibi bilmelerine rağmen ev hapsine mahkum edenler, gittikleri her yerde Erbakan’ı yaşından dolayı diline dolayıp itibarsızlaştırarak kendine siyasi alanda yer açanlar, öldükten sonra ise seçim önceleri mezarının başından ayrılmayanlar, sık sık “Erbakan’ın kemikleri” edebiyatını yapan zihniyettekiler de, öncekilerin yaşadığı unutulmayı yaşayacak ve hatırlananlar da hayır olmayan dualarla anılacak.

Necmettin Erbakan ise “Her şeyi Allah rızası için yaptım!” sözünün bereketiyle yaşadığı dönemde yol açtığı nesilden daha fazla nesile vefatından sonra yol açacaktır. Sömürü dünyasında sahipsiz kalan insanlık, Erbakan’ın getirdiği sistemle içine düştüğü bunalımdan kurtulacak “Adalete Dayalı Yeni Bir Dünya”yı kuracaktır.

*** Davam kitabını Farsçaya çevirerek hayra sebep olanlar başta olmak üzere bu haberi bize ulaştıran sınıf arkadaşım Amanullah Erkin’e teşekkür ederim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Elif Örs - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

432 - allah afganistanı işgal eden zalimleri bildiği gibi yapsın amin

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 05 Ağustos 12:50


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?