Sen gittikten sonra

Sevgili babamız;

Vasiyetin üzerine bayramın ilk günü, hatıralarını taşıyan evinde toplandık, seni andık, insanseverliğini, ikramseverliğini, şefkatini, çocuklarla olan ilişkilerini ve torunların için kurduğun hayallerini yâd ettik. Sohbetinle ısıttığın soframızda artık sen yoktun ve hepimiz derin bir sessizliğe gömüldük, konuşamadık, yutkunduk, hatıralarında gezindik ve dualarımızla ulaştık mekânına.

Sevgili babamız;

Bayramın ilk günü vasiyetin üzerine sırlarını saklayan bahçende toplandık, özenle diktiğin ağaçların altında gölgelendik, beni çocukluğuma götürüyor dediğin fındık ağacına dokunduk, limon ağacının kokusunu soluduk, çiçekleri güneşle buluşturduk, siparişin üzerine Antalya’dan getirdiğim mersin ağacı ile selamlaştık ve senden geriye kalan ne varsa dokunduk, hiçbir şeyi ihmal etmedik. Evin her zerresinde hatıralarından bir parça vardı, seni andık, senin için dua ettik, senin gür ve sevecen sesini kulaklarımızda hissettik.

Sevgili babamız;

Bayramın ikinci günü mezarını ziyaret için yola çıktığımızda acı ile heyecanı aynı anda yaşadık. Yollar uzadıkça uzadı ve mekânına geldiğimizde söz bitti, derin bir sessizliğe kapıldık, başımızı yere eğip, ağladık, ağladık, ağladık… Toprağına el sürdüğümüzde sevgi dolu bakışlarını görür gibi olduk, toprağa gizlenen umutlarını, yaşına sığmayacak hayallerini, çocuklarının rızkı için çıktığın çileli yolları, dilini bilmediğin beldelerde tükettiğin günleri ve dualarında yalvarırken akıttığın yaşları, ölümü bir kavuşma olarak görüp bizleri teskin ettiğin günleri hatırladık ve seni yâd ederken asırlık bir ömrün her sokağında umudun kırıntılarına rastladık.

Sevgili babamız;

Tabiatı severdin ve bulunduğun her ortamda bir çiçek, bir ağaç mutlaka bulur ünsiyet kurardın ve en son bir çam ağacının gölgesinde toprakla buluşmuş, dualarına mekânını ziyaret eden kuşları da dâhil etmiştin. Bayramın ikinci günü seni mekânında ziyaret ettik ve gölgesine çekildiğin ağaca eğildik, hoş sohbetinden istifade etmesini söyledik, seni kuşlara anlattık.

Sevgili babamız;

Özlemimiz her geçen gün daha da artıyor, acımız yüreğimizde birikiyor ama rahmeti bütün kâinatı kuşatan Yüce Yaratıcı’nın huzurunda olduğuna tereddütsüz iman ediyor ve gönül rahatlığı ile geri dönüyoruz. Biliyoruz ki, orada artık hiç kimse sana zarar veremeyecek, hiç kimse kem söz söyleyemeyecek, hiç kimse sesini yükseltemeyecek. Biliyoruz ki orada dünyada maruz kaldığın hastalıklar, geçim kaygısı, endişe ve başının üzerinde dönen stres olmayacak. Biliyoruz ki artık dünyadakilerin yaşadığı meşakkatler olmayacak hayatında. Ve biliyoruz ki sen Allah’ın huzurunda ve koruması altındasın…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Nurettin Gedikoğlu - Allah rahmet eylesin yeri nur mekanı cennet ahiret yurdu mübarek olsun

Allah sizlere ve ailenize cümle insanlığa bereketli güzel ömürler nasip eylesin inşallah

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 03 Ağustos 10:10
01

Mustafa Demir - Sevgili Fatma Hanım, çok duygulu, sammi ve sadakat dolu bir yazı yazmışsın. Daha önce de babanızın ölümüyle ilgili bir yazı yazmıştın. Sizin bu vefanızı gönülden tebrik ediyorum. Allah sizi sevdiklerinle beraber yaşatsın.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 03 Ağustos 05:10


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?