Komplo teorileri hayata yön verirse…

Sosyal medya çıktı çıkalı, sadece mertlik bozulmadı, türlü türlü huylar çoğaldı, komplo teoriciler hızlandı… Olmadık hikâyeler, hem de resimli, canlı-cansız kamuoyuna boca edildi.

Akıl çatlatan hikâyeler, kurgular, hayaller gırla gidince, gerçekle yalan iç içe geçince, dumanaltı oldu toplum… Hafızalar çamurlandı, karıştırdı dünyaları.               Bir vaka oluyor, olmadık hikâyeler eşliğinde, hem de kurgulanmış resimlerle, kes yapıştır fotoğraflarla düzmece senaryo yazmak ne de kolaylaştı.

Aşağıda söylediğiniz yalan, yukarda size söylenince, siz de inanmaya başlıyorsunuz… Başlayınca da, yalan hakikat olup karşınıza çıkıyor. Sonra da ayıkla pirincin taşını… İyi-kötü… Ak-kara birbirine karışıyor… Ayıklayana aşk olsun.

Yangın çıkıyor... Bakıyorsunuz izanı zorlayan, insanı çıldırtan beyanlar, sözler, masallar, sanki gerçekmiş gibi sunuluyor.

Söylenenlere bakılırsa, yazılıp çizilenlere itibar edilirse, vay halimize... Bir adım atma hakkımız olmaz. Allah etmesin, yeryüzü yaşanmaz olur… Sağda çıfıt çarşısı, solda karanlık tünel… İnsanlar, şehirler karton kulelerden ibaret… Öyle bir dünya sunuyorlar ki size, sadece aklınız çatlamıyor, hayal dünyanız sonsuz bir vahaya kurban ediliyor.

Adam bir günde meşhur oluyor, bir günde rezil oluyor sosyal medya yüzünden.

Dahası, odasında, tek başına bilgisayarın başında oturan biri, kontrolsüz gücün kurbanı olabiliyor. Kendinde olmayan enerjiyi dışarı çıkarıyor, sonra da boşluğa düşürüyor…

Gittikçe, hayal gerçeği yenmeye başlıyor... Rüyalar, sahicilikten öte, sanki yaşanmış gibi bir sona varıyor.

Anlayacağınız ortalık toz duman… Hayal güçleri çarpışıyor havalarda, karalarda… Sanal bir dünya oluşuyor gitgide. Gökyüzüyle yeryüzünün bitiştiği nokta… O nokta kör noktadır… Sadece gözler kör olmaz, dimağlar da kör olur… Gözler görmez olur.

Olmayan bir görüntünün peşinde koşanlar, aslında yardan aşağı yuvarlanmayı da peşinen kabul etmiş demektir.

Eninde sonunda, hakikat insana şamar olarak iner… İndikten sonra da nasıl hasar bırakacağını kimse kestiremez.

Sosyal medyadaki komplo teorileri aslında toplumun inanç dokusunu, kültür zeminini yok ediyor, çürütüyor, hırpalıyor durmadan.

Kontrol altında tutmak mümkün müdür hayalleri, yalanları, savrulmaları, komplo teorilerini? Şu an zor görünüyor.

Aslında, çanak antenle, sosyal medya kardeş gibidir. Kimi komünist ve kapalı toplumlarda, çanak anten, birçok liderin, düşüncenin yapamadığını tek başına yapmıştır.

Kimi inkılâpların, başkaldırıların, örgütlenmelerin yolunu açmıştır… Dahası, doğru ya da yanlış kimi aydınlatmalar, göz yanılsamaları ya da akıl tutulmaları olmadık sonuçlar doğurmuştur.

Çanak anten de, sosyal medya da sınırsız bir dünyayı sunmuştur bize.

Artık ülkelerin fiziki sınırları sanal… Yukardan, pekâlâ diledikleri gibi insanlar başka başka âlemlere, coğrafyalara, ülkelere seyahat etmekteler…

Aynı anda. Aynı saniyede… Saatte, başka bir kıtada olup bitenden haberdar olmak… Hatta olanları canlı seyretmek, bilgilenmek bir yeniçağın eşiğidir.

Komplo teorilerinin hayata yön vermesi tehlikelidir… Lakin bu tehlikenin aynı zamanda yeni bir dünyanın kapısı olduğunu unutmayın…

Bu gerçeği bilenler, yarınlarda söz sahibi olacaklarıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Remzi Çayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?