Kalplerin uzaklaşması ve yalnızlaşma

Terk edilmek nedir diye sorulsaydı, eşinden, çocuklarından, dostlarından ve bütün sevdiklerinden koparılmış ve tenha bir köşeye fırlatılmış kişidir derdim. Ancak eşi ile birlikte çocuklarının yanına sığınmış yaşlı bir amcayı dinledikten sonra terk edilmenin fiziksel olarak değil duygusal olarak gerçekleştiğini fark ettim. Yaşlı adamı dinlediğimde uzaklaşmanın önce kalplerde gerçekleştiğini hissettim ve kalben yakınlık duyamayan insanların kalabalıklar içinde dahi terk edilmişliğin izlerini yaşadıklarını ve kendilerini yalnız hissettiklerini gördüm. Yakınlarınız, sevdikleriniz sizi kalplerinden çıkarmışlarsa fiziken yanınızda olmalarının ne anlamı olabilir ki?

Aile kalplerin birleştiği ve doğal bir dayanışma ağının örüldüğü etkin bir kurumdur. Anne, baba ve çocukları birbirlerine kenetleyen ve güçlü bir bağ ile tutan iksir ise onların birbirlerine karşı hissettikleri yakınlık duygusu yani kalplerin kaynaşmasıdır. Aile bireyleri iç dünyalarında birbirlerine özel bir alan ayırmış ve sevgide buluşmuşlardır. Onların birbirlerine karşı besledikleri yakınlık duygusu mekânları delip geçer ve fiziken uzak mekânlarda olsalar da kalplerde buluşurlar. Aileyi güçlü kılan kalplerin kaynaşması, kalplerin yakınlaşmasıdır nitekim çatışma ve iletişimsizlik ortaya çıktığında fertler önce birbirlerinden kalben uzaklaşır ve akebinde sevgiyi kaybederler.

İnsanlar önce kalplerde anlaşır, kalplerde buluşur ve burada sevilen kişiye özel bir alan açarlar. Eğer kişi dostundan kalben uzaklaşmışsa yakınları ile aynı ortamda bulunması bir şey ifade etmez, o artık kalabalıklar içinde yalnızlaşan bir ferttir. Bugün sık sık dile getirilen yalnızlaşma sorununun en büyük nedeni budur. Aile fertleri bir arada yaşıyor, aynı sofraya oturuyor ve sorumlulukları paylaşıyorlar ancak kalpten kalbe giden yollar tıkandığı için birbirlerine yakınlık duyamıyor ve yalnızlaşıyorlar. Aile ortamında yalnızlaşan kişi dış dünyaya çıktığında bunu daha yoğun yaşıyor ve depresif sorunlara açık hale geliyor.

Yakınlarınızla kalbi bir yakınlık kurabilmişseniz, fiziken uzak mesafelerde olsanız dahi kendinizi yalnız hissetmez, onların sevgileri ile tutunursunuz hayata. Kalpten kalbe yol vardır ve bunu hissetmek sizi ruhen güçlendirir. Yakınlarınızla aranızdaki mesafeler kaybolur ve sevgiyi bütün yoğunluğu ile hissedersiniz zira yakınlık demek aslında sevgidir, sevildiğinizin farkına varabilmenizdir.

Kırsal alanda aralarında uzun mesafeler olan evler vardır ve bu evlerde hayatlarını tek başına sürdüren yaşlılar barınır. Onlar yakınları ile kalben kurdukları bağ sayesinde hayata tutunur ve yoksunluk hissetmezler. Kent yaşamında ise insanlar aynı evde yaşıyor, aynı iş ortamında bulunuyor, aynı caddede yürüyor, aynı apartmanda ikamet ediyor ancak kabalalıklar içinde yalnızlaşıyor, kendilerini yalnız hissediyorlar. Çünkü kalpler birbirleri ile yakınlık kuramıyor, birbirlerine sevgi ile bakamıyor ve insanlar adeta ıssız bir sahraya doğru akıyorlar. Ve yalnızlaşma sorunu gündemden hiç düşmüyor, düşmeyecek gibi de görünüyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

543 - çok güzel bir yazı olmuş evet geçmişteki atalarda allahın nice kutsal kitaplarında peygamberlerinde nasıl çocuk yetiştirilir nasıl bilinçli bilgili aile tarafından terbiye edilmiş kuran hadislerle eğitilmiş yetiştirilmiş bir toplum inşa olsaydı tarihten buyana inanın bugün farklı düşmanını dostunu iyi tanıyan bilinçli sorumlu bir toplum vardı en azından hiçbir kız kadın açık seçik giyinmezdi böyle giyinenler toplumda ve dünyada islamdan nasibi olmayanlardır hristiyanlığa özentidir

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 01 Ağustos 14:24


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?