Mete ve Gazoz!

Okçulukta tarihi bir âna, tarihi bir zafere tanıklık ettik. Sporcumuz Mete Gazoz, İtalyan rakibini mağlup ederek TOKYO 2020’de Klasik Yay Bireysel dalında ilk altın madalya getiren isim oldu. Kardeşimizi bir kez daha yürekten kutluyor ve tebrik ediyorum. Aslında Yasemin Ecem Anagöz ile birlikte yarıştıklarında biraz daha motive olabilselerdi ülkemize bir bronz daha getirebilirlerdi. İki sporcumuzla yakından ilgilenen ve tecrübelerini onların başarısı için aktaran Antrenör Yusuf Göktuğ Ergin’e de sonsuz teşekkür ediyorum. Bundan sonraki uluslararası şampiyonlarda ve de olimpiyatlarda bu başarıların devamını diliyorum.

Şimdi kardeşimizin soyadı Gazoz olduğu için, bir gazoz markasının reklamında yer aldığı için ve de o markanın sloganı “Gazoz olma Efsane ol” diye söylendiği için gazoz kelimesi bize baloncuk, kabarcık gibi gelebilir. Hatta futbolda iddiası olmayan karşılaşmalar için “gazozuna maç” diye bir klişe tabir vardır. Mete, altın madalyayı alarak zaten Gazoz değil yaşayan efsane olduğunu kanıtlamıştır. Asıl efsane adında gizlidir. Büyük Hun İmparatoru Mete Han’ın ismini taşımaktadır. Mete Han’ın annesi Çinlidir fakat babası Türk’tür. Dramatik bir şekilde Kağan olmuştur. Hatta Oğuz Kağan Destanı’ndaki Oğuz Kağan ile aynı kişi olduğu düşünülür. Mete Han’ın en büyük özelliği ise, pek çok konar-göçer kavimin kullandığı Çavuş Oku adı verilen “ıslıklı okun” mucidi olduğu kabul edilir. Mete Han’a Çinliler Mo-Tun derler. Macarca Bator’dur. Türkmenler’e gelince Batır veya Batur olur. Anlamı “Kahraman” demektir. Yani sizin anlayacağınız Mete’nin soyadı Gazoz olabilir fakat adı ve atalarından gelen geni onu kaderine götürmüştür.

Tokyo’da okçuluk branşının uzmanı olan Korelilerin egemenliğine son vermiştir. O artık “Altın Kahraman”dır. Bundan sonra daha çok uluslararası yarışmalarda ve olimpiyatlarda Türk bayrağını dalgalandıracak ve İstiklal Marşımızı dinlettirecektir. Antrenörü Göktuğ Ergin’in 2008 Olimpiyatları’nda giydiği şapka ile Mete müsabakalarda yarıştı. Altın madalyayı aldıktan sonra yaptığı açıklamalarda “şapka beni motive etti” dedi. Aslında finale kötü bir başlangıç yapsa da sonra toparladı ve durumu beraberliğe getirdi. O sırada İtalyan rakibinin heyecandan mı stresten mi bilemedim ellerinin titrediğini gördüm. Hadi dedim aslan parçası gerçek atışlarını yap bitir şu işi. Ve 5-6 yıllık çabanın ürünü kürsü gelmişti.

“Ya Hakk” deyip ok atmak böyle bir şey olsa gerek. Mete’nin bu altına atışları gereksiz yere Ya Hakk deyip gazozuna ok atanlara gelsin.

Öte yandan Mete sayesinde bu yıl ilk defa İtalyanları da yenmiş olduk. Futbol ve voleybolda bilindiği üzere bize üstünlük sağlamışlardı.

Bu arada sosyal medyada Mete Gazoz’un başarısı için Tokyo’da yer alan olimpiyat kafilesi ve basın mensubu arkadaşlarımız sevinç videosunu paylaştılar. Görüntüleri izledim. Haklı güzel görüntülerdi. Fakat “bronza razıydık” diye bir ses geldi. Kim söyledi bilemiyorum bu söz hiç yakışmadı. Bu sözler Mete-Yasemin-Göktuğ üçlüsünün çabalarına gölge düşürür. Okçulukta hedef 10’u vurmak ise sporcuların da hedefleri özellikle olimpiyatlarda altın madalyadır. Olimpiyatın kriteri budur. Herkes birinciyi konuşur. Bu nedenle bronza razıydık cümlesini o videoda kim söylediyse hiç yakışmadı.

Kadınlar Kelebek Etkisi Yaptı..

Olimpiyatlarda bir kural vardır. Bir ülke nasıl başlar ise öyle devam eder. Tekvandoda Hatice Kübra ve ardından Hakan Reçber ülkemize bronz getirdi. Sonra alışa geldiğimiz branşlar dışında Busenazlar ve Esra Yıldız turları bir bir geçti. Cimnastikte erkekler finallere kaldı. Kadın voleybolcularımız çeyrek finale kalarak tarihe geçti. Busenaz Sürmeneli yarı finale kalarak madalyayı garantiye aldı. Çarşamba sabahı final için mücadele edecek. Grekoromende kadın ve erkek güreşçilerimiz bu satırlar yazıldığında sabah müsabakalarına çıkmış olacak. Atletlerimiz sahneye çıktı. Karatecilerimiz sırasını bekliyor. TOKYO 2020’ye kadın sporcularımızın damga vuracağını bakanlık yetkilileriyle paylaşmıştık. Mete’ye madalya için bir çentik atmıştık. Farklı branşlardaki ivme diğer branşlara da kelebek etkisi yaptı.

Yıllar önce yapılan ve şimdilerde de devam eden spor ve yetenekli sporcu yatırımları meyvelerini vermeye başladı. Ve ben bunu istifa edip cepheyi terk eden üst düzey yetkili kişilere söylemiştim. Verdiğimiz bu çabaların sonucunu yıllar sonra kahvelerimizi keyifle yudumlarken izleyeceğiz demiştim. Şahitleri hâlâ yaşıyor. Onlar istifayı tercih ettiler. Gençlik ve Spor Bakanı Sayın Mehmet Kasapoğlu’nu tebrik ediyorum. Sporcularımızı hiç yalnız bırakmıyor. Onları gerçekten samimi bir şekilde motive ediyor.

Ne derler; tekkeyi bekleyen çorbayı içer!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamit Dizman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?