Kırk satıra dönüşen iklim

Halimiz masalların kırk satır mı, kırk katır mı seçimini anımsatmakta.

Salgından kurtulabilmek için soğukların gidip sıcakların gelmesini bekledik.

Kırk satır karşımıza dikildi;

Yangın, sel, deprem.

Şurası bir gerçek ki küresel ısınma, yakamızı kolay bırakmayacak.

Her yan ateş derecesinde olunca, çalıların otların ağaçların tutuşması geç kalmıyor.

İnsanın doğaya zarar vermesi ile tehlike çanları artmakta.

Ormanları çoğaltacağımıza, yakarak, azaltarak bindiğimiz dalı kesmekteyiz.

Çok fazla yapılaşma ile tarım arazileri yok oldu.

Orman içi villalar sahibine huzur verirken, insanlığın geleceğini çalmakta.

Ağaçlar kesilerek kurulan otel, işyeri, şirket, yeryüzüne zarar vermekte.

Ormanın yitmesi, daha az yağmur daha fazla toprağın çölleşmesi demek.

Kuraklık, susuzluk, ekinlerin sulanamayıp kavruk kalmasına neden olmakta.

Bu da hububat yokluğuna, tarımsal üretim düşüşüne davetiye çıkarmakta.

Tarımsal üretim, yüzde 20 eksildi.

Hayat pahalılaşacak, yoksulluk artacak.

Su savaşlarına, ekmek kavgası da eklenecek.

Anadolu’ da gördüğüm, geçmişin heybetli ırmakları bile ya kurumuş ya can çekişircesine cılızlaşmış.

Çok da kurak bir yer olmayan Sakarya’da, şiirlere konu olmuş coşkun nehir, zayıflamış, yarısı taşlı tarla görünümünde.

Anormallikler sellerle sınırlı kalmayacak.

Orman yangınları geçen sene Avustralya’ da çok su içmekteler diye binlerce devenin katledilmesine sebep olmuştu.

Bu daha iyi günümüz.

Felaketlerden kaçmak için kışa sığınsak salgın, yaza varsak yangın.

Bunca ağır sonuçlara karşın hâlâ ormanlarda mangal yakılabilmekte, ekolojik dengeye zarar veren anız yakmaktan geri durulmamakta.

Milli servet olan ormanlarda yakılan mangalın iyice söndürülmeyen kıvılcımlı külü açıkta bırakılabilmekte.

İzmaritler atılabilmekte.

Kızgın güneşin camlardan yangın çıkardığı bilindiği halde, şişeler etrafa atılabilmekte.

Ormanlara düşmanca davranılmasını engellemek için ya girişler yasaklanmalı ya da kolluk kuvvetleriyle denetim yapılmalı.

Bugün mangal derdine düşenler, yarın bir yudum nefesten mahrum kalabilirler.

Bilim dünyası, dünyanın sonunda ayakta kalacak 5 ülkeyi açıkladı.

Başladığımız yere dönercesine, gıda üretimi son umut bulunmuş.

Artan nüfus bir engel, teknolojik gelişmeler diğer engel görülmüş.

Ekonomik kriz, küresel ısınma, tahrip edilmiş tabiat, salgınlarla insanlık soyunun tükenmemesi için umut kalmamış bilim dünyasında.

İnsanlığın kıyametinde, kaçıp gidilecek ülke sayısı sadece beş.

Y. Zelanda, İzlanda, İngiltere, İrlanda, Tazmanya.

Büyük tarım arazisi ile gıda üreteceğinden, az nüfusu, ılıman iklimi ile Y. Zelanda liste başı.

Kıyamete hazırlık için milyarderlerin Y. Zelanda’da sığınaklar için arazi satın aldıkları bildirilmekte.

Araştırmayı yapan, Jones, “Büyük küresel gıda kayıpları, bir finansal kriz ve bir pandemi son yıllarda art arda meydana geldi. Bunlar aynı anda gerçekleşmediği için şanslıyız. Ancak, tüm bunların aynı yıl gerçekleşmemesi için gerçek bir neden yok” deyip tehlikeyi göstermekte.

Doğayı tahribatın bedelini ağır ödemekteyiz.

Rabbim beterinden korusun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?