Sorunlar artarak devam ediyor

İktidar kanadından yapılan açıklamalara bakılacak olursa ülkemizin ciddi hiçbir sorunu yok. Ekonomiye yönelik yapılan eleştiriler de gerçeklerden uzak(!) Sadece muhalefet olsun diye yapılan eleştirilerden ibaret(!) Korona salgını ile ilgili olarak dile getirilen bir takım teklifler de iktidar kanadını fazlaca ilgilendirmiyor. Çünkü dile getirilen tüm eleştiriler muhalefetin kıskançlığından ibaret(!) Peki, gerçekten böyle mi, ülkemiz her alanda hızlı bir şekilde kalkınmış, birkaç ülkenin arasına mı yükseliyor? Dış politikada fazla bir sorun yok, ekonomi ise pandeminin zorladığı şartlar sebebiyle istenen noktada değil. Kısacası, iktidarın yaptığı hiçbir yanlış yok, aldığı bir yanlış karar bulunmuyor.

Keşke böyle olsa. Çünkü bu ülke hepimizin ve milyonlarca insanımız ülkesini seviyor. Ülkesinde biraz olsun rahat nefes almak istiyor. Ancak, sürekli artan fiyatlar insanların alım gücünü her gün biraz daha zayıflatıyor. Paramız pul oluyor, değerini yitiriyor. Özellikle de dövizin durduğu yerde değer kazanması ile dış borucumuz TL cinsinden sürekli artıyor. Bu artış ise insanımızın ihtiyaçlarını karşılamak için kullanabileceğimiz paramız dış borç taksitlerini karşılamada kullanılıyor. Böyle olduğu için emekliye, çalışanlara onları rahatlatacak bir zam yapılamıyor.

Her ay sendikalar ile bazı kamu kurumları bir takım açıklamalar yapıyor. Söz gelimi işsizlik sayıları açıklanıyor. Ekonomi büyürken, çünkü öyle söyleniyor, işsizlerin sayısı düşüyor. Hiç bir mantığı olmayan bu durum insanımıza doğru dürüst izah edilmiyor. Çünkü bu ülkeyi yönetenlerin ne bir eleştiriye tahammülleri var, ne de eleştiriler üzerinde biraz düşünmeye ihtiyaç duyuyorlar. Söz gelimi Birleşik Kamu İş Konfederasyonu son açıkladığı araştırmasında açlık sınırının 3 bin 500 lirayı geçtiğini, yoksulluk sınırının ise 12 bin 195 lira olduğunu duyurdu. Hemen belirteyim ki, söz konusu rakamlar belli ölçülere dikkat edilerek belirleniyor. Elbette belirlenen ölçüler yüzde yüz gerçeği yansıtmayabilir ama ortaya çıkmış rakamlar her ay ilan ediliyor, böylece yöneticilerin dar ve sabit gelirlilerin durumuna dikkatleri çekiliyor. Kimisi de çıkıp bu rakamlar doğruyu gösteriyor ya da şu sebeplerden dolayı yanlış demiyor. Söz gelimi daha dünkü bir gazetemizde yer alan haberde 2 ayda ayçiçeği yağına 2 litrede 10 lira zam yapıldığı belertiliyordu. Ayçiçeği yağındaki hızlı fiyat artışı sadece sözünü ettiğim haberden ibaret olsa belki yazılmaya bile değmezdi. Son aylarda gıda maddelerinin fiyatlarında öylesine artışlar oldu ki dar ve sabit gelirliler bu artışları şaşkınlıkla takip ediyor. Takip etmenin ötesinde de elinden bir şey gelmiyor,

Bu arada bayram öncesi günlerde bayram münasebetiyle gerek ülke içi gerek ülkeler arası hareketlilik yaşanacağı, bu sebeple de bayram sonrası günlerde salgın ile ilgili vaka sayılarında büyük artışlar olacağına dikkat çekildi ama kimsenin kılı kıpırdamadı. Öyle ya yöneticilerimiz her şeyin en iyisini biliyor, bilmekle kalmıyor, en iyi tedbirleri de alıyor(!) Daha doğrusu böyle bir hava estiriliyor. Ama bayram sonrası 28 Temmuz itibariyle yayınlanan tabloda vaka sayısının 22 bin 291, vefat edenlerin sayısının da 76 olduğu belirtiliyordu. Yani, bayram münasebetiyle yurt içi ve yurt dışı hareketliliğin serbest bırakılmasının bayram sonrası ciddi sonuçlarının ortaya çıkacağına dikkat çekenlerin sözleri ciddiye alınmadığından olsa gerek, şimdilerde tüm toplum önümüzdeki günlerde okulların açılacağından ümidini kesmiş bulunuyor. Bu ise salgın konusunda yapılması gerekenlerin ne ölçüde yapıldığını tartışmaya açıyor. Kısacası, çizilen tozpembe tablolar topluma yansımadığı gibi toplum her geçen gün biraz daha tedirgin oluyor. Bu bakımdan iktidar, muhalefet birlikte hareket edebilmeli, muhalefetin her söylediği yanlış ve gereksiz anlayışının terk edilmesi gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Asyalıgezgin - Sayın Abdülkadir Özkan Korona konusunda tam bir aşı ve maske misyoneri olmuşsun. Sanada bu görev verildi herhalde. ikinci Mehmet Ceyhan gibisin

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 30 Temmuz 16:54


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?