Ülkeleri karıştırıyor, sonra da mültecilere siz bakın diyorlar

Bölgemizi, geniş planda İslam dünyasını sürekli olarak emperyalist ülkeler maşaları eliyle karıştırıyorlar, ondan sonra da ülkelerinde yaşama imkanı kalmayan milyonlarca insan başka ülkelere göç etmek zorunda kalıyorlar. Yani, Müslümanların dünyanın çeşitli köşelerinde mülteci durumuna sürüklenmiş olmasının sebebi onlar değil, ülkelerini yaşanamaz hale getiren sömürgeciler. Bu tespiti yaptıktan sonra ülkemiz ve çevremizde yaşanan olaylara ve insanların hayatlarını devam ettirmek için ikinci bir ülke arayışına yönelmelerine bakmakta yarar var. Yaklaşık son 45 yıl içinde bir savaş alanı haline gelen Müslüman ülkelerden birkaç misal verdiğimizde anlamış oluruz. Hatırlanacağı gibi 1970’li yılların sonuna doğru önce İran’da bir hareketlenme başladı. Ardından bu ülkede bir devrim yaşandı ve yönetim tarzı değişti. Ancak, İran’da yönetim değişikliğinden yana olup, bunun için zemin hazırlayan emperyalist ülkeler bir hesap hatası yapmış olacaklar ki İran’daki yönetim değişikliği istedikleri sonucu vermedi. İran’da bunlar yaşanırken Irak ile İran’ı karşı kayra getirdiler. Yıllar süren bir savaş yaşandı. Bu savaş her iki ülkeyi de zayıflattı.

   Bu arada Afganistan, önce Rusya (Sovyetler Birliği) tarafından işgal edildi. İşgal Afgan halkının direnişi ile karşılaştı. Direnişçiler değişik ülkelerden destek almaya başladılar. Ancak, verilen destekler bir an evvel Afganistan’a barışın gelmesini sağlamaya dönük değil, çatışmalar mümkün olduğu kadar uzasın ve tahribatı da büyük olsun içindi.

   İran-Irak savaşı  sona erdikten sonra bölgemizde ortalık durulmadı. Bu sıralarda  o zamanki Irak Devlet Başkanı Saddam, ABD tarafından Kuveyt’i işgale teşvik edildi. Saddam da dolduruşa gelerek Kuveyt’i, Irak’ın 19. vilayeti ilan etti. Bunun üzerine Saddam’ı Kuveyt’i işgale yönlendirenler hemen Kuveyt’ten çekilmeye çağırdılar. Bununla da kalmadılar doğrudan Irak’a karşı harekete geçtiler ve Irak’ın işgali başladı. Sonuçta Irak işgal edildi, bu da yetmedi, Irak  baştan beri belirlenmiş olan fiilen parçalanması planı harekete geçirildi ve Peşmergelerin kontrolünde özerk bir Kürt bölgesi oluşturuldu. Bu iş doğrudan doğruya ABD ve koalisyon güçleri tarafından gerçekleştirildi. Ancak, Büyük Ortadoğu Projesi olarak isimlendirilen bölgemizin yeniden parçalanması ve sınırlarının yeniden çizilmesi için Yemen’de başlamış olan iç karışıklıklara ilaveten Suriye’de Irak benzeri bir plan hayata geçirildi. Bu plan 10 yılı aşkın süreden beri sürdürülüyor.

   Bu arada, Afganistan’da yıllar yılı süren iç savaş yüz binlerce Afganlıyı ülkelerini terk etmek zorunda bırakırken, Suriye’de bu rakam birden bire milyonlara ulaştı. Yaklaşık 10 milyon Suriyeli, başta Türkiye olmak üzere çeşitli ülkelere göç etti. Şimdilerde ABD’nin NATO göçlerini Afganistan’dan çekerek Taliban’ı meydana sürmesi ile ülkemize yönelik Suriye benzeri bir göç dalgası bu defa Afganistan’dan gelmeye başladı. Tüm bu yaşananlarda ön planda farklı ülkeler görünmesine rağmen ana hedefin Türkiye olduğu gerçeğini gizlemeye yetmiyor. Yani, sömürgeci güçler için ülkemiz hâlâ tehlike olarak görülüyor ve güçsüz düşürmek için ya göç dalgaları ile ya da terör örgütlerine verdikleri destek ile ülkemiz sürekli bir çatışma ortamında tutuluyor.

   Bu gerçeği net bir şekilde bir kez daha göstermek için ABD ve koalisyon güçlerinin yıllardan beri bölgemizde terör örgütlerini silah vererek, eğiterek destekledikleri, hatta geçmiş yıllarda Irak’ı işgal ederek oluşturdukları Peşmerge özerk bölgesine bugün bile askeri yardımlarını sürdürüyor olmaları yanında, ülkemizin Suriyelilerden sonra Afganlılar için bir göç ülkesi haline geleceğini gösteriyor. Elbette sığınanlara kucak açarız, ekmeğimizi  bölüşürüz ama, tüm bunlar ülkemize yönelik bir operasyonun parçaları olarak devreye sokuluyorsa farklı karşı tavırlar oluşturmamız gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?