Böyle dostun varken düşmana gerek var mı?

Böyle dostun varken düşmana gerek var mı?

Konumuz yine Irak ve Suriye’deki teröristlere dönük ABD’nin faaliyetleri. Özellikle de ABD ve koalisyon güçlerinin bölgedeki terör örgütlerini yıllardan beri silahlandırmayı sürdürüyor olması, bununla da yetinmeyip belli periyotlarla teröristlere eğitim veriyorlar. Bununla da yetinmeyip eğitimin ardından düzenlenen bir merasim ile teröristlere eğitim gördüklerine dair belge verilmesi işin bir başka boyutu. Sanki eğittikleri bölgemizde özelikle de ülkemize yönelik terör faaliyetlerinde bulanan teröristler değil, ABD ordusunun kadrolu elemanları sanırsınız.

   Hemen belirteyim ki, ABD ve koalisyon güçlerinin bölgemizdeki teröristleri eğitmeleri yeni ortaya çıkmış bir durum değil. Bu köşede sıkça bu konuyu dile getiriyoruz, ABD gibi bir dostun olacağına olmasın daha iyi diyoruz. Bu defa bir adım daha ileri giderek,  “Böyle dostun varken düşmana gerek var mı?” diye sordum. Çünkü düşman kendini gizleme, bunun da ötesinde dost görünme ihtiyacı duymaz, iki taraf da bilir ki ilişkiler iki düşman arasındaki ilişkilerdir. Halbuki ABD ile ülkemizin ilişkisi iki dost mu, yoksa iki düşman ülke ilişkisi mi belli değil. Söz planında iki taraftan yapılan açıklamalarda dostluktan söz edilirken, bölgede ABD ve koalisyon güçlerinin sergilediği tavrın dostlukla hiçbir ilgisi yok.

  Bu noktada ABD’nin terör ve terörist seviciliği ile ilgili medyamıza o kadar çok haber yansıyor ki insanın bu haberler karşısında isyan edesi geliyor. Ebette isyanımız sadece teröristleri eğiten ABD ile sınırlı değil, böylesine açıktan düşmanlık sergileyen bir ülkenin her fırsatta dost ve müttefik olarak nitelendiriliyor olmasıdır. Bu noktada sadece dünkü gazetelerde yer alan haberlerin başlıklarını aktararak yorumunu siz değerli okurlarıma bırakmak istiyorum.

  İlk başlık, "Terörist eğitim uzmanı Amerika" şeklindeydi. Haberin içeriğinde ABD ve koalisyon güçlerinin son olarak 400 teröristin eğitimini tamamladığını, eğittikleri teröristleri Haseke’ye saldıkları belirtiliyordu.

 Bir diğer haber, "ABD eğitip Haseke’ye saldı. Hâlâ PKK’ya destek veriyorlar" başlığı altında gazetede yer alırken bir diğer gazetede alt alta iki haber aynı konuyla ilgiliydi. Haberin ilkinde, İçişleri Bakanlığı raporu kaynak verilerek, "PYD/ YPG, DEAŞ’ın saldırılarını kopyaladı" denilirken, bu haberin hemen altında yer alan haberde ise, "Koalisyon güçlerinden 400 YPG/PKK’lıya eğitim" başlığının altında, "ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri Suriye’nin Kuzeydoğusu’nda Haseke ilinde 400 YPG/PKK’lı teröriste daha 3 ay süren eğitim verdi" deniliyordu.

Yine terör örgütleri ve ABD ile ilgili olarak çeşitli haberler dünkü gazetelere yansımıştı.

Söz konusu haberleri kısaca şöyle sıralamak mümkün:

“400 YPG/PKK’lı teröriste ABD eğitimi” başlıklı haberin hemen altında yer alan, "İdlib kırsalına füze ve top atışı" başlığı altında ikinci bir                    haber yer alıyordu.

 Bir başka gazetede ise, “Biden yönetimi Senatonun Türkiye sorularını yanıtladı: YPG ile ilişkimiz sürecek” başlığı altında yer alan                              haberde özetle şöyle deniyordu:

“ABD Senatosunun Türkiye oturumunda soruları yanıtlayan ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Victoria Nuland, Ankara’nın itirazlarına                        karşı terör örgütü YPG’ye destek vermeye devam edeceklerini söyledi. Nuland, Türkiye’nin Kabil’de rol üstlenmek istemesinin hayati                        önemde olduğunu da belirtti.”

Sanıyorum medyaya yansıyan bu tür haberler ABD ile ilişkilerimizin dostça mı düşmanca mı olduğunu görmeye yetecektir. Ancak, görünen bu gerçeğin ardından hâlâ ABD ile Kabil Havaalanının korunması konusunda bir takım pazarlıklar sürdürülüyor olmasını insan anlamakta zorlanıyor. Çünkü ortada bir dost yok sadece düşman var. Böyle bir düşmanla daha ne kadar birlikte yürünebilir? Sanıyorum bu sorunun cevabının kısa zamanda verilmesi gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder

# ABD, YPG

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?