Kadın-erkek ihtilatından sakındıran Hadis-i Şerifler -1

Bir önceki yazımızda kadın-erkek ihtilatı hakkındaki ayet-i kerimeleri ve bu âyet-i kerimelerle ilgili meşhur müfessirlerin görüşlerini nakletmiştik. Şimdi ise konu hakkında bir kısım hadis-i şerifleri nakledeceğiz.

1- Ümmü Seleme (R.A.) anlatıyor: “Resûlüllah  (S.A.V.) zamanında  (Mescid-i Nebevi’de) kadınlar selam verdiklerinde kalkar ve hemen çıkarlardı. Resûlullah (S.A.V.) yerinde oturmaya devam ederdi. Erkekler de onunla beraber otururdu. Az bir zaman sonra kalkınca erkeler de kalkardı.” (1)

2- Ümmü Seleme (R.A.)’dan diğer bir rivayeti ise şöyledir: “Resûlullah (S.A.V.) selam verince kadınlar hemen kalkarlardı. Resûlullah (S.A.V.) az bir zaman yerinde oturur beklerdi.”

Bu hadis-i şerifin ravisi olan Zühri diyor ki: Vallahi ben biliyorum ve görüyorduk Resûlullah (S.A.V.) bunu kadınlara hiçbir erkek yetişmeden (karışmadan) evlerine gitsinler diye yapıyordu.” (2)

3- İbn-i Cüreyc’in Ata’dan aktardığına göre İbrahim b. Hişam b. Abdülmelik, kadınlarla erkelerin karışık olarak tavaf yapmalarını yasakladı. Bunun üzerine dendi ki: “Bunu nasıl yasaklıyor, hâlbuki Peygamber (S.A.V.)’in hanımları erkeklerle beraber tavaf etmişti.” Ben dedim ki: “Bu hicab ayetinden önce mi, yoksa sonra mı idi.” Dedi ki: “Evet, hayatım üzerime yemin ederim ki, hicab ayetinin inmesinden sonra ona kavuştum.” Ben dedim ki: “Onlar erkeklerle nasıl karışıp da tavaf yapıyorlardı?”  Dedi ki: “Erkeklerle asla karışmıyorlardı. Hz. Aişe (R.A.) erkelere karışmadan tek başına tavaf yapıyordu.  Hatta kadınlardan birisi: “Ey mü’minlerin annesi gel birlikte istilam yapalım” dedi.  Ancak Hz. Aişe: “Sen git” dedi ve onlara katılmaktan kaçındı. Peygamber hanımları gecenin en tenha saatinde tavaf için Kâbe’ye gelirlerdi. Onlar geldiğinde de erkekler dışarı çıkarılırdı.” (3)

4- Ebu Hureyre (R.A.)’ın rivayetine göre Resûlullah (S.A.V.) şöyle buyurmuştur: “Gözün zinası bakmaktır. Dilin zinası konuşmaktır. Nefis de bunu ister ve arzular.” (4)

Üstad Şankıti, bu hadisin izahında şunları söylüyor: “Şüphe yok karışık öğrenci gurupları derslerde, sabah akşam yürüyüşlerinde ve diğer birlikte bulundukları alanlarda bu günahları işlemektedirler.” (5)   

5- Resûlullah (S.A.V.) şöyle buyurmuştur:  “Erkeklerin saflarının en hayırlısı en önde olanıdır. En şerlisi ise en arkada olanıdır.  Kadınların saflarının en hayırlısı ise en arkada olanıdır. En şerlisi ise en önde olanıdır.”

Namaz ve ibadet için mescitte bulunan kadınların erkelere en yakın olan ön saf en şerli oluyorsa diğer yerlerde kadınlı erkekli buluşmaların hali nice olacak?

6- İmam Buhari, Sahih-i Buhari’de “Babu Sür’ati İnsirafi’n-Nisai Mine’s_Subhi Ve Kılleti Mukamihinne fi’l-Mescid” (Kadınların Sabah Namazlarından Süratli Bir Şekilde Dönmeleri ve Namaz İçin Mescide Az Gelmeleri” başlığını koymuştur.

İmam Buhari’ye bu başlığı attıran şey, Allah’ın dinini koruma hırsından başkası değildir. Yine bu hanım sahabilerin erkelerle karışmaktan uzak durmak için harcadıkları gayretin bir göstergesidir. Nitekim Hz. Aişe annemiz Resûlullah döneminde Mescid-i Nebevi’ye kadınların nasıl geldiklerini şöyle anlatıyor:

“Mü’mine kadınlar Resûlullah (S.A.V.) zamanında sabah namazına elbiselerine bürünmüş olarak giderler, namaz bitince de hemen evlerine gecenin karanlığında dönerlerdi. Öyle ki onları kimse tanıyamazdı." (6)

  İbn-i Hacer Askalani (R.H.) Fethu’l-Bari’de bu acele etmenin sadece sabah namazı için olduğunu zikretmiştir.(7) Zira sabah namazı kılındıktan sonra bekleme yapılırsa giderek gün ağaracağı için insanların birbirlerini daha net görme tehlikesi artacaktır. Bunun için gecenin karanlığından istifade ile sahâbî kadınlar kimse kendilerini tanımayacağı karanlık içerisinde evlerine giderlerdi. Ama yatsıda bu tehlike yoktu. Zira yatsıdan sonra bekleme yapıldığında karanlık daha da koyulaşır. Bu da tanınmamaya daha iyi yardımcı olur. Diğer namazlara gelince de sahâbî hanımlar zaten gündüz kılınan namazlara gitmezlerdi.

 “İbadet için iki cinsin tek bir mekânda kendi yerlerinde toplanmasına müsamaha göstermeyen bir din; hiçbir kimse düşünebilir mi ki üniversitelerde, meclislerde ve kongrelerde ihtilat etmelerine, birbirine karışmalarına müsaade etsin.” 8)

7- Malik b. Rabia es- Sa’bi (R.A.) şu olayı anlatıyor: Resûlüllah (S.A.V.) mescidden çıkıyordu. Bu arada yolda yürüyen kadınlarla erkekler birbirine karıştı. Bunun üzerine Resûlullah (S.A.V.)’in kadınlara hitaben şöyle buyurduğunu işittim:

“Geri durun, kenara çekilin. Çünkü sizin yolun ortasını doldurmanız hakkınız değildir.” Bu uyarıdan sonra kadınlar adeta duvarlara yapışırcasına yürüyorlardı. Hatta duvara çok yaklaştıkları için elbiseleri duvarlara takılıyordu.” (9)

Bu hadis-i şerif diğer hadisler gibi kadın-erkek ihtilatını yasaklayan kesin ve zorlayıcı bir delildir.

8- Mü’minlerin annesi Hz. Aişe (R.A.) anlatıyor: Resûlullah (S.A.V.)’e: “Biz, cihadı en faziletli amel olarak görüyoruz. Cihad etmeyelim mi?” diye sordum. Allah’ın Resulü şöyle buyurdu: “Hayır! Lakin (sizin cihadınız) mebrur bir hacdır.”

İbni Hacer (R.H.) bu hadis-i şerifin izahında diyor ki: “Kadınlara cihad farz kılınmadı. Çünkü cihadda kadınlardan istenen erkelerden kaçınma ve tesettüre riayet edilemez. Bunun için kadınlara hac, cihad etmekten daha sevap kılındı.” (10)

Konu ile ilgili hadis-i şerifleri bir sonraki yazımızda nakletmeye –inşaallah- devam edeceğiz.

1- Buhari, 875 2- Buhari, 876      3- Buhari, 1618        4- Buhari, 5774; Müslim, 4801        5- Şankıti, Hükmü’l-İhtilat, 78; el-İhtilatu Beyne’l-Cinseyn. 6- Buhari, 578; Müslim, 645   7- Fethu’l-Bari, 2, 351 8- Tefsiru Sureti’n-Nur, 175; el-İhtilatu Beyne’l-Cinseyn. 9- Ebu Davud, 5272. 10-  Fethu’l-Bari, 6, 76

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Kasadar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Hayati Otyakmaz - Muhterem Mustafa Kasadar Hocamızı Milli Gazetemizde tekrar görmemize çok sevindik. Gerçekten çok faydalı ve uyarıcı konuları kaleme alıyor... Allah Teâlâ, kendilerinden razı olsun (âmin)! Bu yüzden dolayı Milli Gazetemizde ilk yazmaya başladığı 17 Ekim 2016'dan beri kaleme aldıkları tüm yazılarını önemine binaen arşivledik.

Allah (c.c.) saygıdeğer insan, kıymetli yazarımız Mustafa Kasadar beyefendiye; Milli Görüş'ün güçlü sesi ve yılmaz savunucusu tüm Milli Gazete idarecilerine, çalışanlarına ve yazarlarına hayırlı ve uzun ömürler ihsan eylesin (âmin)!

Selâm ve dua ile Hayırlı Bayramlar dilerim.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 19 Temmuz 13:47


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?