Reklamı Kapat

Saadet düzeni

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

İnsanlar, hayatlarını birlikte yaşayan sosyal varlıklardır. Tek başlarına birçok ihtiyaçlarını karşılama imkânları yoktur. Allah, insanları birbirine muhtaç yaratmıştır. Kadın erkeğe, erkek kadına muhtaçtır. Genel olarak toplumun her ferdi, diğerine muhtaçtır. Bu durum dünya hayatının en belirgin özelliğidir. Fert ve tolumun dünya hayatındaki en büyük arzusu “saadet içinde” yaşamaktır. Bu, kendiliğinden olmaz. Burada fert ve toplumun; saadet içinde yaşamaları için uyması gereken esasalar vardır. Bu esaslar, İslam’ın esaslarıdır. İnsanlar tarih boyunca, peygamberlerin Allah’tan alarak tebliğ ettiği bu esaslara tabi oldukları zaman saadet bulmuşlardır. Bu esaslardan ayrıldıkları zaman da zulme uğramışlardır. Uyulması gereken bazı esaslara değinmekte fayda vardır. 1. Kişi haklarını gözetmek:

Herkesin doğuştan ve sonradan kazandığı hakları vardır. Yaradan’dan dolayı yaratılanı seven herkesin insanın kişilik haklarına riayet etmesi gerekir. Müslüman, bunu “kul hakkı” olarak görür, bundan dikkatli bir şekilde sakınır. Bilir ki ihlâl edilen veya verilmeyen her hak bir vebaldir, ahirette hesabı verilecektir. Ya da bu dünyada bir şekilde kötülük, belâ ve musibet, darlık ve zorluk şeklinde hak yiyicinin karşısına çıkacaktır. Bu, değişmez bir kanundur. 2. Ortak hakları gözetmek: Fert ve toplum, su, toprak, hava ve çevre gibi bazı şeyleri ortak kullanır. Ortak kullanılan her şey hak doğurur. İnsanlar, içinde yaşadığı toplumda bu müşterek hakları gözetmezse huzursuz olur. 3. İyi komşuluk: Dünya saadeti için komşuluk ilişkileri önemlidir. Komşu, Müslüman olsun olmasın bu değişmez. Her insan, komşusuyla güzel geçinecek ki, emin bir komşu olabilsin. Çünkü komşular, birbirinin elinden, dilinden, belinden emin olacak ki bu komşuluk saadet getirsin. Büyüklerimiz, “ev alma komşu al” sözünü boşuna söylememişlerdir. 4. Temiz bir çevre: Temizliğin her türlüsü imandandır. 

İnsan, yaşadığı çevreyi hesaba katarak yaşamalıdır ve çevre üzerinde başkalarının da hakkı olduğunu unutmamalıdır. Hem yakın çevreyi hem de uzak çevreyi temiz tutmaya dikkat eder. Evini, sokağını, mahallesini, yani bulunduğu her yeri temiz tutar. Havayı, suyu, geniş çevreyi kirletecek işleri yapmaz. 5. İslam’ı yaşayan örnekler olmak: Müslüman bir insanın ahlakı Kur’an ahlakıdır. Bu ahlak, herkesin saadeti için çalışmayı gerektirir. Müslümanlarla birlikte yaşayan herkesin İslam’ın güzelliklerini onların üzerinde görmeleri bir haktır. Müslümanlar; iman edip yaşamaya çalıştıkları İslam’ın mükemmelliğini yansıtan örnekler olursa faydalı olabilirler. Böylelikle İslam; yürekleri fetheder. Bir fikir adamının: “Müslüman, sen İslam’ı öyle yaşa ki, seni öldürmeye gelen sende dirilsin” sözü bu örnekliğin gücünü ifade içindir.

SELAM YURDU

Allah; insanları “selam yurduna” çağırmaktadır. Selam yurduna gidebilmenin yolu, itikat ve düzen olarak İslam’ı yaşamaktan geçer. Bunu, herkesin önemsemesi gerekir. Batı’ya özenme ve onu taklit etme eğilimi, Müslüman toplumları tanınmaz hale getirmiştir. Batı’nın telkin ettiği hayat düzeni, bir saadet düzeni değildir. Edep ve hayâ, iffet ve namus, tesettür, dürüstlük, ibadetler, özellikle namaz, yerini başka şeylere terk etmiştir. İslam toplumu bir saygı toplumudur. Bugün saygı, sevgi ve hürmet, tarih olmuştur. Müslümanlar ile İslam arasında olması gereken bağ kopmuştur. Bundan dolayı derin bir kriz ve bunalım yaşanmaktadır. Müslüman; fert ve toplumu, selam yurduna çağıran kimse olması gerekirken, fesat yurduna çağıran gafiller durumuna düşmüştür. Yeryüzünde ben Müslümanlardanım demenin bir karşılığı bırakılmamıştır. Ahirete inandığını söyleyen her Müslüman, hesap gününü düşünerek derin bir nefis muhasebesi yapmalı, İslamca bir hayata yeniden yönelmelidir. İslamsız saadet olmaz. Bunun için şuculuğu, buculuğu bırakarak, şuurlu Müslüman olmak gerekir. Şuurlu Müslüman; hakkı batıla karıştırmaz, hakkın özerini örtmez. Dünya çıkarı için İslam’ı oyun ve eğlence haline getirmez. Şuurlu bir Müslüman, kişilerin değil Allah’ın rızasını gözetir. Allah’ın çağrısı şudur. Bakara 208: “Ey iman edenler, hepiniz topluca Silm’e; barış ve güvenlik olan İslam'a girin ve şeytanın adımlarına, yoluna tabi olmayın. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır.”

MİLLÎ GÖRÜŞÇÜ

Millî Görüşçü, fert ve toplumu esenlik yurduna, barış ve güvenliğe, adil düzene davet eden kimsedir. Bunun için her Millî Görüşçü, “doktor” gibi olmalıdır. Her kötülük, kalbe, manevi hayata zarar veren bir hastalıktır. Bu hastalığı teşhis eden ve tedavisini bilen Millî Görüşçü de bir gönül doktorudur. Millî Görüşçü, “itfaiyeci” gibi olmalıdır. Nerede bir yangın varsa oraya koşan, elinde ne imkân varsa o imkânları kullanarak yangını söndürmeye çalışan itfaiyeci gibidir. Millî Görüşçü, “cankurtaran” gibi olmalıdır. Günah denizlerine dalıp selamet yurdundan uzaklaşan kimseleri kurtarmaya çalışmak, Millî Görüşçünün şiarıdır. Millî Görüşçü, “asker ve polis” gibi olmalıdır. Her dava adamı, Allah'ın askeri ve polisidir. İşgallerin en kötüsü ve en tehlikelisi zihinlerin ve gönüllerin işgal edilmesidir. Bu işgale karşı mücadele etmek gerekir. Millî Görüşçü, insanlığı tehdit eden kötülükler ile mücadele eden bir asker, doğru yolu gösteren bir polis gibidir. Millî Görüşçü, “öğretmen” gibi olmalıdır. Topluma doğruyu, iyiyi ve güzeli, faydalıyı ve adaleti öğreten öğretmen olma, çok kıymetli bir şeydir. Millî Görüşçü, insanları iyi tanıyan, her insanın psikolojisine uygun çözümler getiren bir yaklaşım içinde olmalıdır. İnsanların akıllarına göre hitap edebilmeli, onların sosyal konumlarına uygun sözlerle mesajını sunabilmelidir. Millî Görüşçü, aşçı ve garson gibi olmalıdır. Terzi, şoför, çiftçi gibi olmalıdır. Millî Görüşçü, birleştirici ve bütünleştiricidir, fert ve toplumun dert ortağıdır. Millî Görüşçü böyle olursa kardeşlerine de faydalı olur. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?