Reklamı Kapat

Göklerin ve yerin sahibi Allah'tır

2017 tarihinde Hanson Robotics tarafından tasarlanan Sophia adlı robota Suudi Arabistan tarafından vatandaşlık hakkının verilmesi, zihinlerimizde soru işareti bırakmış ve böyle bir şeye niçin ihtiyaç duyulduğunu sorgulamıştık. O dönem olayın mucitleri, aklıselim kişilerin kafalarını karıştıran bu duruma açıklık getirmiş ve Sophia’nın yaşlılara ve ziyaretçilere parklarda yardımcı olması için üretildiğini ifade etmişlerdi. Fakat robot Sopia söylenenin aksine o kadar ileri gitti ki, televizyon programlarına katılarak açıklamalar yapmaya, bir aile kurup çocuk sahibi olacağından bahsetmeye, şarkılar söyleyip muhatabını etkilemeye başladı. Sophia ve benzer robotların yeni dünya düzeni ekseninde tasarlanan bir proje olduğunun farkındaydık ancak gündemimizi bu kadar yakın bir tarihte işgal edeceğine ihtimal vermemiştik. Fakat ne yazık ki şu günlerde, bütün dünyada halklar virüsle mücadele ederken küresel elitler robotların işlevinin ne olacağını tartışıyorlar. Ve şimdi anlıyoruz ki Sophia aslında birey ve toplumları dijital dünyaya ısındırmak için hazırlanmış bir proje ve insanın ilahlık iddiasının bir sonucuymuş. Sophia yeni dünyada insanı bekleyen tehlikelerin ayak sesleriymiş.

Küresel akıl söylemlerini eyleme döküyor… Nitekim gelinen noktada Kovid-19’un yeni dünya düzenine geçişte bir fırsat olarak değerlendirildiğini ve halkların korku ve endişeleri üzerinden faydalanılarak yapay zekadan ve insanın yerini alabilecek robotlardan bahsedildiğini görmekteyiz.

Stephen Hawking, gelecekte yapay zekanın insanlığı tehdit edecek bir güç olabileceğini belirtmiş ve bu günlere işaret etmişti. Hawking’i haklı çıkaracak açıklamalarla karşılaşıyor ve bu duruma nasıl gelindiğini anlamaya çalışıyoruz. Zira küresel elitler yapay zekanın kaçınılmazlığını ve yakın tarihte hayatın her alanında kullanılabileceğini ifade ediyor ve bağımlı köleler olarak gördükleri halkları buna adeta zorluyorlar. Allah’ın kusursuz yarattığı insanı hakir görüyor ve mucidi oldukları robotları öne sürerek ilahlığa soyunuyorlar…

 Görünen o ki, artık robotlar, savaşlarda kullanılabilecek, işletmelerde çalışabilecek, kafelerde servis yapabilecek, büyük işletmelerin danışmanlığını üstlenebilecek, çağrı operatörü olarak işlev görebilecek, bürolarda ve ev işlerinde çalışabilecek. Tasarlanan robotların insanlarla evlenebileceğine dair açıklamalar ise aile dinamiklerimizi hedef alan bir tehlike olarak görülüyor. Nitekim bizler evlilik kurumunun sarsılmasından LGBT evliliklerin getirdiği ahlaki tahribattan şikayet ederken şu günlerde bir de robotlarla evliliğin gündeme getirildiğini görmekteyiz ve iddialarında o kadar ileri gidiyorlar ki, hümanoidlerin çocuk sahibi olabileceğini, çocuğunu büyütebileceğini, evin düzenini sağlayabileceğini ve insanın bir saatte ulaşabileceği yere bir dakikada ulaşabileceğini hatta kendilerini geliştirebileceğini ve insan seviyesinde bir zekaya ulaşabileceğini iddia ediyorlar.

Robotların ev işlerinde, bürolarda, büyük kurumlarda belli noktalarda kullanılması işimizi kolaylaştırabilir ancak bu araçları bir evlilik nesnesi olarak göstermeye çalışmak aile kurumuna atılan bir dinamittir ki, bunun kabul göreceğine hiçbir ihtimal vermiyoruz. Allah’ın koyduğu düzen ve insanın fıtratına uygun olarak kurduğu aile yapısı insanın saadeti için kafidir ve aile ilk insandan bu yana devam eden en güçlü kurumdur, dolayısıyla sarsılsa da yıkılmayacaktır.

Düşünüyorum… Allah’ım sen ne kadar sabırlısın! Be kardeşim, Allah sizin fiziksel ve ruhsal yapınıza uygun bir dünya bahşetmiş, sizin fıtratınıza uygun eşler var etmiş peki bu hayat sizin saadetiniz için kâfi iken ne oluyor da ilahlığa soyunuyorsunuz? Ne oluyor da zerre kadar gücünüzle evreni ve insanı inşa etmeye kalkıyorsunuz? Düşünüyorum ve içinden çıkamıyorum… İçimi rahatlatan tek bir şey var; iyilerin mükafatlandırılacağı kötülerin ise cezalandırılacağı bir güne iman ediyorum. Ve cehennemin Allah’ın mutlak adaletinin bir sonucu olduğuna tereddütsüz inanıyorum. İyilerin bir gün dünyayı adaletle buluşturacağına olan inancımı ise hiçbir zaman kaybetmiyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

432 - teşekkürler sağolun 7 kat gökleri direksiz tutan allahın şanı yüce sonsuz sınırsızdır dilediğini dilediği şekilde yapar yaratıralemlerin rabbine hamdolsun

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 14 Temmuz 22:32
01

Koray - Allah razı olsun. Rabbim sağlık sıhhat versin size.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 14 Temmuz 15:16


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?