‘Asli fail ABD’ ise nasıl birlikte yürüyoruz?

15 Temmuz darbe girişimi olduğunda adalet bakanı olan Bekir Bozdağ bir gazeteye yaptığı açıklamada, "Türkiye’deki bütün darbelerin arkasında Amerika vardır. ABD ve FETÖ 15 Temmuz darbesinin asli failidir. ABD, FETÖ’yü kullandı” diyerek kimsenin meçhulü olmayan bir geçeğe dikkat çekmiş. Bu gerçeğin bilinmesi kadar bundan sonra benzer senaryoların ABD ve içerideki kuklaları tarafından tekrar sahneye sürülmesini engelleyecek ne gibi tedbirlerin alındığı sorusu akla geliyor. Soru bununla da bitmiyor, nasıl oluyor da Türkiye düşmanları ile bir takım uluslararası örgütlerde yan yana bulunuyor, bir bakıma ABD’nin işlediği cinayetlere ortak oluyoruz. Çünkü 15 Temmuz darbe girişimi sırasında hayatını kaybeden insanlarımızın akan her damla kanında payı olan, o gece insanımıza silah doğrultan, havadan ve karadan binlerce insanımıza saldıran canilerin arksındaki gücün ABD olduğu da artık açıkça görüldüğüne, bir diğer ifadeyle 15 Temmuz’un asli faili bilindiğine, yani, ortada işlenmiş cinayetler ve ABD ve FETÖ 15 Temmuz darbesinin asli failidir ve içerideki uzantılarını adalete teslim ediyoruz, işledikleri cinayetlerin hesabını soruyoruz o zaman diğer asli fail ABD’den de uluslararası kurallar çerçevesinde hesap sorulması gerekmez mi? Buna imkan yok mu? Eğer ABD dünya üzerinde ne yaparsa yapsın hesap sorulamaz diyorsak o zaman darbelerin arkasında ABD’nin bulunduğunu, darbelerin asli faili olduğunu tekrar tekrar ifade etmenin de bir anlamı kalmıyor.

Görünen manzara odur ki, 15 Temmuz darbe girişiminin asli faili ABD’den hesap sorulamazken kullandığı maşalarından hesap sorulabiliyor olması gerçek suçluların cezalarını bulduğu anlamına gelir mi? Derdim bir takım sorularla kafaları karıştırmak değil. Yer yüzünde eşitlik, özgürlük, insan hakları gibi bir takım kavramları dilinden düşürmeyenler tüm bu kavramlara sadece kendi lehlerine geliştiği sürece sahip çıkıyorlar, başkalarının katledilmesi bile onların bu söylemleri sorgulamalarına sebep olamıyor. Böyle olunca dünya üzerinde yeni bir şekillenmeye, uluslararası örgütlerin yeni bir bakış açısına göre yeniden yapılandırılmasına ihtiyaç var. Söz gelimi Birleşmiş Milletlerin yapısının dünya üzerinde haksızlıkları engellemeye yetmediği, aksine gücü ellerinde bulunduran zalimlerin işledikleri cinayetleri meşrulaştırmak için kullanıldığını gösteriyor. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sık sık kullandığı dünya beşten büyüktür değerlendirmesi bir gerçeğin ifadesi olmakla birlikte yer yüzünde mazlumların sadece işlenen cinayetleri seyretmekle yetinmeleri ister istemez bu yapının küresel çapta sorgulanmasına kafi gelmiyor. Halbuki bu sorgulama yapılmadan, tüm mazlumlar ayağa kalkmadan  birilerinin asli suçlu olduğunu tekrarlamak da sonuç almada işe yaramıyor. Biz istediğimiz kadar dünya beşten büyük diyelim, Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesinin istemediği hiçbir karar bir anlam ifade etmiyor, geçerli olmuyor. Kısacası, dünya beş zalimin emrine verilmiş. Böyle olunca bu 5 zalimin yaptıklarına istediğimiz kadar dikkat çekelim netice değişmiyor. Çünkü ülkemizdeki tüm darbelerin arkasında bulunduğunu bildiğimiz ve dile getirdiğimiz ABD ile birlikte yürüyoruz. Dünya sorunlarına birlikte çözüm bulmaya çalışıyoruz. Peki bu mümkün mü? Yani eşkıya ile yer yüzünde adaleti hakim kılmak söz konusu olabilir mi?

  Bu sorulara düzen böyle kurulmuş, kurulu düzen sadece güçlüleri koruyor, onların eşkıyalıklarına meşruiyet kazandırmaya çalışıyor denebilir. Ancak, bu düzenin böyle gitmeyeceğini görerek, zalimlerin yaptıklarının yanlarına kalmaması için her ülkenin kendi gücü nispetinde harekete geçmesi gerekiyor. Bunun da ötesinde mazlumların yeni bir küresel yapı oluşturması, bir  başka deyimle dünyanın beşten büyük olduğunun zalimlere hatırlatılması gerekiyor. Bunun yolu da İslam Birliği’nden geçiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Tarım Kredi Kooperatifi marketi fiyatları pahalı mı?