Reklamı Kapat

Nezaket örneği bir bilge insan

Bismillâhirrahmânirrahîm;

NEZAKET, kibarlık, naiflik, temizlik, estetik zevk deyince, herhalde ilk akla gelenlerden biri de Mehmet Şevket Eygi’dir, diye düşünüyorum. O ve onun gibiler, cihan devleti Osmanlı’da temsil edilen kadim İslâm anlayışının günümüzdeki uzantılarıdır. Dün, ebedi âleme irtihalinin yıldönümü olan Mehmet Şevket Eygi, İslâm kültürüyle yoğrulmuş ve kadim bir medeniyete beşiklik etmiş İstanbul’un son beyefendilerinden biri idi.

     1933, Zonguldak doğumlu. İlk, orta, lise öğrenimini, o dönemin eğitimde parmakla gösterilen okullarından olan Galatasaray Lisesinde yaptı. Döneminin seçkin hocalarının elinde yetişti. Bu okulun mezunları Türkiye’nin gidişatında söz sahibi oldu. Yüksek öğrenim olarak ise, Siyasal Bilgiler Fakültesinin Uluslararası İlişkiler Bölümünü okudu. Diyanet İşleri Başkanlığında mütercim olarak göreve başladı.

     Basın yayın alanına ilgi duydu. Fikir tohumlarının kitlelere ulaşması bu kanaldan oluyordu.  Toplumun ifsadına karşı “ıslah” çalışması yapmak için bu yol daha etkiliydi. İlk olarak İslâm dergisini çıkardı. Yeni İstanbul, Bugün ve Büyük Gazete gazetelerini çıkardı. Türkiye çapında “Toplu Sabah Namazları” organizasyonlarının yapıldığı 1969-1971 yıllarında Bugün gazetesinin tirajı yüz bini geçti. Yazıları takibe alındı; ihtilal yıllarında gazeteleri lağvedildi; sürgüne gönderildi.

     Çeşitli gazetelerde köşe yazarlığı yaptı. Ömrünün son 28 yılında ara vermeden Millî Gazete’de yazdı. Okunan bir yazardı. Üç ayrı şehirde konferanslarına katıldım. Sorulu cevaplı konuşurdu. “Niçin yalnız Millî Gazete’de yazıyorsunuz?” diyenlere, “Diğerleri benim yazılarımı yayınlayamaz” derdi.

MÜTEVAZI İDİ

     GÖSTERİŞİ, debdebeyi, ihtişamı sevmezdi. Sade ve mütevazı bir hayatı vardı. Gittiği yerlerde sahaflara uğrar, geleneksel sanatlarla ilgilenir, gençlerle konuşmaktan hoşlanır, tarihi eserleri, hatta mezarları ziyaret ederdi. Satışı olan ürünlerden satın alırdı. Kitap vazgeçilmezi idi. Medeniyetimizin ürünü olan hat, tezhip, ebru, ciltçilik gibi sanat dallarını; yöreyle özdeşleşmiş sanatları teşvik ederdi.

     Muğla’daki konferansından sonra, Denizli - Çardak Havaalanı'na birlikte gittik. Hep sakindi. Hiç sesini yükseltmezdi. Küçüklerin yanında bile “Efendim!” diye söze başlardı. Bazı TV programlarında, sunucular reyting amaçlı tahrik eder, ithamlarda bulunurlardı. O, hiç sükûnetini bozmaz; ağır başlı hareket eder; söze “Efendim!” diye başlayarak kibar ve özgün Türkçesiyle, yavaş ve hikmetli örneklerle soruları cevaplardı.

     Türkiye’nin birlik ve huzurunu bozmak isteyen yabancı unsurlarla mücadele ederdi. Özellikle doğu şehirlerinde “ajan” kaynadığını söyler, yöneticileri uyanık olmaya davet ederdi. Misyonerlik faaliyetlerinin yıkıcılığını anlatır; misyonerliğin din telkini olmayıp bir ülkeyi yıkma faaliyeti olduğunu söylerdi. Sabataycı ve iki kimlikli insanlara karşı kamuoyunu uyarırdı.

     Müslümanlar, İslâm’ın kaynaklarından dinlerini öğrenmeli der; bilgi, görgü, estetik derinliğe sahip olmalarını isterdi. “Güçlü ve Vasıflı Müslüman” başlığı altında şunları yazmıştı:

     “Affetmek güçtür, kin tutmak, intikam almak, tefrika çıkarmak zaaftır. Güçlü Müslüman rüşvet almaz, faiz parası yemez, yalan söylemez, iftira etmez, eviyle otomobiliyle kürküyle övünmez.”

15 TEMMUZ’DA UYARDI

     SOSYAL olayları analiz eder; yaşananların nereye varacağını kestirmeye çalışırdı. İrfan, hikmet ve feraset sahibi iyi bir gözlemci idi. Bugünlerde 5. yılını yaşadığımız 15 Temmuz konusunda, kalkışmadan 5 yıl önce zamanın başbakanını şöyle uyarmıştı:

     “Muhterem beyefendi! Dikkatinizi çekebilecek miyim acaba? Çok kısa yazacağım: Altınızdaki zemin sessizce ve sinsice kazılmakta ve oyulmaktadır. İleride çok vahim ve telâfisi mümkün olmayan sürprizlerle karşılaşabilirsiniz. Siyasette maalesef vefa yoktur. Vefalı, sadık ve dost görünen herkese güvenmeyiniz. Türkiye’nin bugünkü yapısı tekelci ve sekter bir sistemi kaldırmaz. Elden geldiği kadar ve olumlu tarafıyla çoğulcu ve çeşitliliğe dayanan yapı ayakta tutulmalıdır. Tekelci kadrolaşmayı durduramazsanız, bu kadrolaşma sizin kariyerinizi bitirebilir.” (Millî Gazete, 2011)

     Kalkışma sonrası, “Darbe önlenebilir miydi?” sorusuna şöyle cevap vermişti: “En az 5 - 6 sene önce harekete geçilebilseydi önlenebilirdi.” (Millî Gazete, 18.07.2017)

     Sayın Eygi, “Mantık” ilmine çok önem verirdi. Millî Gazete’ye önceden ulaştırdığı, fakat vefatından 1 gün sonra yayınlanan yedek yazılarından birinde şöyle diyordu: “Aklını mantık öğrenerek geliştirebilirsin. Mantık doğru düşünmek, doğru ile yanlışı birbirinden ayırt etmek, düşünürken yanılmamak ilmidir.” (Millî Gazete, 13.07.2019) İmam-ı Şafii’nin, “Mantık ilmini bilmeyenin ilmine güvenilmez” sözüne de dikkatlerinizi çekmek isterim.

      Vefatının 2. yılında, edep ve nezaket timsali Mehmet Şevket Eygi’yi rahmet ve minnetle anıyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Seyfeddin - Mehmet Şevket eygi rahmetle anıyorum Allah cc rahmet eylesin millî gazete köşe yazılarını aralıksız takıp eder olurdum Bir cok yazılarını kesip biriktirmiş ,fetonun dinler arası diyolugu, Ehli sünnet inancına ağır darbelerin yuruldugunu ehli sünnetin savunmasız kaldığını bozmak için çalışıldığını, defalarca yazmıştı,sabatayizim Nedir, din baronları, hep ondan öğrendim , Allah rahmet etsin..

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 13 Temmuz 06:07


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?