Adalet

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Adalet; hükümde doğru olmak, hakka göre hüküm vermektir. Adalet; insan eşya ilişkilerini, insanların birbirleriyle olan münasebetlerini ve insanın devletle olan alakasını, Allah’ın indirdiği Kur’an’ın hükümlerine ve Peygamberimizin sünnetine göre düzenlemektir. Allah’ın emrini, emrettiği şekilde yerine getirmektir. Adaletsizlik ise, yerli yerince hareket etmemek, Allah ve Resulünün emrinin aksine işler yapmaktır ki bunun adı zulüm, haksızlık ve haddi aşmaktır.

İnsanlar arası ilişkileri tanzim etmede en çok üzerinde durulan kavram, adalet kavramıdır.

Hakkı teslim etmek ve hakka hukuka riayet etmek demek olan adalet, insanların haklarına riayet etmek, herkese layık olduğu ve hak ettiğinin karşılığını vermek gibi erdemleri içerir. Adalet; ahlaki, hukuki, siyasi, dini ve âlemşümul bir değerdir. Bu nedenle adalet, cemiyet hayatının esası ve mülkün temeli sayılmıştır. Günümüzde işler, iyi gitmiyor. İnsanlık, din ve ahlakta, ilimde, ekonomide, siyaset ve hukukta, eğitimde ve uluslararası ilişkilerde derin bir kriz yaşamaktadır. Bunun sebebi, İslam ile insan arasına örülen duvarlardır. Bunlar; inkârcılık, şirk ve münafıklık duvarlarıdır. Batıcılık, faizci kapitalist düzen, materyalist eğitim, müstemleke tipi kalkınma, ırkçılık, israf gibi tercihler; fert ve toplumlara arzu ettikleri saadeti sunmuyor. Çünkü Allah; Nisa 135’te, “Ey müminler, hak üzere durup adaleti yerine getirmeğe çalışan hâkimler ve Allah için doğru söyleyen şahitler olun. Velev ki şahitliğiniz, nefsinizin yahut ana ve babanızla yakın akrabanızın aleyhinde olsun, ister üzerine şahitlik yapılan kimseler zengin veya fakir bulunsun. Çünkü Allah, ikisine de; zengin ile fakire sizden daha yakındır. Onun için siz, haktan yüz çevirip nefsin arzusuna uymayın. Eğer adalet üzere hüküm vermekten, şahitliğinizde doğru söylemekten dilinizi bükerseniz veya büsbütün ondan yüz çevirirseniz, şüphe yok ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır” buyurmaktadır. Her yerde olduğu gibi, “adil bir düzenin” kurulması için cihat eden bir topluluğun da aralarında adil olmaları gerekir. Peygamberimiz; “Hükmünde, yönetimi ve velayeti altındakiler hakkında adil davrananlar, Allah katında nurdan minberler üzerinde olacaklardır” müjdesini iş olsun diye vermiyor. Cihadı yöneten, adil cihat emirleri ve devlet başkanları, mahşer yerinde Allah’ın lütfuna ve himayesine nail olacakların öncüleridir. “İnanalar kardeştir” esası, sıradan bir hüküm değildir. Sözü edilen, ama uygulamaya yansıtılmayan adalet, ehliyet ve liyakat gibi kavramlar, anlamını yitirmiş olurlar. 

ADİL YÖNETİCİ

Adil yönetici; yönetimindekileri adalet sınırları içinde sevk ve idare eden, hak ve görevlerini insaf ölçülerine uygun bir tarzda tatbik eden ve de, adalet sıfatı ile anılmayı hak eden kimsedir. Adil yönetici nazarında, bütün millet ve kadrolar; renk, soy-sop, dil, memleket ve ülke farkı olmaksızın, hukuk bakımından birbirine eşittir. Herhangi bir ferdin, bir zümrenin, bir sınıfın; herhangi bir soyun veya ailenin, her ne suretle olursa olsun, hiçbir şekilde imtiyazı yoktur. Kişisel özellikleri ve nitelikleri bakımından da bir kimse, hukuk karşısında, başkasından alt veya üst durumunda olamaz. Müslüman yöneticiler için rol model birçok şahsiyetler gelip geçmiştir. Hz. Ömer ve onun ahfadından Ömer bin Abdülaziz bunlardan en çok şayanı dikkat zatlardır. Müslümanların, kalbinde Allah korkusu, imanı, ehliyet ve liyakati olmayan bir kimseyi yönetici edinmeleri emanete ihanet olur. Nisa 58:  “Hiç şüphesiz ki Allah size, emanetleri ehline teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.” Burada Müslümanlar, İsrail oğullarının düştüğü hatalara düşmemeleri için uyarılıyorlar. Onların düştükleri en büyük hata, yozlaşma sürecinde yetkiyi hep beceriksiz, ehil olmayanlara vermeleri olmuştur. Sorumluluk isteyen manevi ve siyasi liderliklerin, ehil olmayan, adaletsiz kişilere verilmesi toplumu çökertir. Adil yönetici, hidayet, feraset ve dirayet sahibi olur. İşi bilen, davanın hafızası olan, usul ve fıkıh bakımından uzmanlaşmış kimseler ile arasına mesafe koyan yöneticiler başarılı olamazlar. Eğitimsiz yönetim olmaz. Adil bir yönetici, aynı zamanda iyi bir öğretmen olmak zorundadır.

BEŞ TEMEL ESAS

Olmadan olmaz. 1. Bir kavim saadet bulamaz kendisini ıslah etmedikçe. Rad 11: “Her insan için, önünden ve arkasından takip eden melekler vardır; onu Allah'ın emriyle korurlar. Muhakkak ki Allah bir topluma verdiği nimeti, onlar, kendilerindeki iyi hali fenalığa çevirmedikçe bozmaz. Bir topluma da Allah bir kötülük diledi mi, artık onun geri çevrilmesine hiç bir çare yoktur. O toplum için; kendilerine yardım edecek Allah’tan başka bir yardımcı da yoktur.” Hakkın kapısını tutan Millî Görüş’te birleşelim. Geliniz bütün insanlığa adil düzeni kurarak en hayırlı hizmeti yapalım. 2. Bir kavmin içinde hakkı tebliğ eden bir kadro bulunursa Allah o kavme hidayet verir. Ali İmran 104: “Sizden hayra çağıran, marufu emreden ve münkerden nehyeden bir ümmet bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerin kendileridir.” Bu kadro; bugün şuurlu Müslümanlardır. Bu kadronun, hakkı tavsiye eden sıfatını kaybetmemesi gerekir. Bu da ancak canla başla çalışmayla mümkündür.

3. Üzülmemek, gevşememek ve inancın üstünlüğüne inanmak. İnanmak başarmaktır. İmtihandayız. Bize bu imtihanı kazandıracak olan imanımız ve cihadımızdır.

4. Zafer inananlarındır ve zafer yakındır. Allah inananları, birlik ve beraberlik halinde cihat edenleri, yardımsız bırakmaz. 5. Allah nurunu tamamlayacaktır. Bu ilahi bir vaattir. Saf 8: “Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Hâlbuki Allah, kâfirler hoşlanmasa da nurunu mutlaka tamamlayacaktır.” Bizler, adaleti ortadan kaldıran ve cihadı bozan hatalı davranışlardan imtina edersek, ilahi yardıma mazhar oluruz. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Bence De - adalet-i hakiki geldiği zaman şu anki bütün sivrisineklerin hepsi ilaçlanıp temizlenecek; çürümüş her türlü görüş: yerlisi gayrimillisi, topu imha olacak.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 10 Temmuz 11:14


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Tarım Kredi Kooperatifi marketi fiyatları pahalı mı?