…Cı, …ci, ocu, bucu, öcü, böcü olmamaya dikkat edelim

Dünya üzerinde 200 devletin okullarında, konferans salonlarında, kiliselerinde, havralarında, tapınaklarında, derneklerinde, vakıflarında, politik mekanlarında… insanlığın geleceğinin daha iyi olması için insanların akıl terini içmeye davet ediyorlar.

Günümüzde herkes kendi fikrine çağırıyor, kendisinin doğru oldu¬ğunu iddia ediyor, zorbalar, kabul etmeyenleri de zorla kabul ettirmeye çalışıyor.

Böyle bir durumda biz ne yapalım?

İnsanların dediklerine kulak verip, hangisinin haklı olduğunu araştırıp, birilerine mi tabi olalım?

Veya hangi fikrin daha iyi olduğunu oylayıp, bir fazla oy alanın dediğine mi uyalım?

Yani bizim gibi bir insanın peşinden mi gidelim?

İnsan, insanın peşinden gitmez.

Yemini verdiklerimiz, yem verenin peşinden gider.

Allah (C.C.) her insanı ayrı ayrı ya¬ratmıştır.

Her insana ayrı ayrı özellikler ve güzellikler vermiştir.

Herkes bu özelliklerini ve güzelliklerini bu dünya sahnesinde ortaya çı¬karmak, madenini keşfetmek ve Hakk’ın rızası için halkın istifadesine sunmakla görevlidir.

Mademki; bizim dışımızdakiler, insanları ayrı bir yere davet ediyor, bizim de insanları bir yere davet etmemiz gerekiyor.

Rabbim bu ayette onu bize haber veriyor:

“Allah’a da'vet eden, ameli salih işleyen ve "Ben Müslümanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kim vardır?” (Fussılet Süresi, Ayet 41/33)

İnsanlara; "Gelin benim etrafımda toplanın, benim gölgemde hareket edin, benim sayemde yaşayın." (“saye" Farsçadır. Gölge anlamına gelir) cümleleri hoş olmayan cümlelerdir.

Çünkü yeryüzünde yaratılmış her şeyin gölgesi insana rahatlık verir, ama sıcakların 40 dereceyi bulduğu, ağaç veya taş gölgesinin de bulunmadığı yerde 8-10 insanı yan yana dizip de onların gölgesinde gölgelenmek isteseniz rahat edemezsiniz.

Kurumuş bir ağacın yalnız gövdesi kalsa bile onun gölgesi bizi rahatlatır ama insan gölgesi rahatlatmaz.

İnsanın gölgesinde rahat edemiyorsak, insanın aklını, fikrinin gölgesinde nasıl rahat ederiz?

Teknik konulardaki buluşlardan bahsetmiyorum.

Yirmi dört saatte neyi nasıl yapacağımı, hiçbir insan veya insan gurubu bana dayatamaz.

İnsanın kalbini, kalıbını, o kalıba uygun havayı, suyu,  gıdaları yaratan, ona akıl veren Allah'a (C.C.) tabi olmaktan başka insana izzet ve şeref verecek herhangi bir hareket yoktur.

Biz insanları hiçbir insana davet etmeyiz yalnız Allah Celle Celalüh’e davet ediyoruz.

Sevgili Peygamberimizin ümmeti olmakla dünyanın en değerli nimetine kavuşturulduğumuz için sevinir ve övünürüz ama “Ben Muhammed’ciyim” diyemeyiz.

Allah'a davet edeceğiz ama kendimiz de o daveti yerine getirece¬ğiz. "Ve amile salihan/ ameli salih işleyen " bunu ifade eder.

Güzel işlerin ölçüsü, Allah'ın kitabında, Rasülünün örnek hayatında bize bildirilmiştir.

Ona uygun bir hayat yaşarsak, hem Allah'a davet etmiş oluruz, hem de davet ettiğimiz şeyi fiilen yapmış oluruz.

"Ben Müslümanlardanım" diyerek sözlerin en güzelini söyleyeceğiz.

Aynı şehirde yaşadığımızdan bizler birbirimizi pek beğenmeyiz. Ama bir müddet önce Müslüman olan ve Müslüman olmadan önce de tanıdığım bir Amerikalıya; "Türkiye'ye geleli 4 sene oldu. İki sene Müslüman olmadan araştırma yaptın. Bizlere baktın, inceledin. Ben size kitaplar da verdim. Benim verdiğim veya başka okuduğun kitap¬lardan hangisi seni etkiledi? Veya seni Müslüman olurken etkileyen neydi?" diye sorduğumda, O bana dedi ki; "Kitaplardan ziyade insanla¬rın davranışları beni Müslüman etti."

"Hocam bize baktı da mı Müslüman oldu?" demeyin. Evet, size baktı da Müslüman oldu bu adam.

Siz Amerikan insanına göre en medeni insansınız.

O, Amerikalıyı çok iyi biliyor, ama sizi görünce yani Müslüman ailelerimizi görünce Müslüman oluyor ve İbrahim Batchelder adını alıyor.

İbrahim, dört yıl Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde okurken, Sedefkâr Hüsamettin Yivlik’in atölyesinde yedi yıl çalıştı.

Para istemeden, yedi yıl, atölyenin anahtarını verip öğrencisinin iş yapmasına izin verecek bir insanı, Amerika’da bulmanız mümkin değildir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?