Reklamı Kapat

Putların sarmalında

Düşüncesizliğin ve boşluğun olduğu yerde insanlar kendilerine kimi zaman mitler edinirler ya da boşluğu dolduracak bir takım şeylerle meşgul olmaya bakarlar. İşi olmayanların yapacağı şeylerdir bunlar. Bir medeniyet bütünlüğü içinde bulunan toplumlar onun içinde kendilerini daha çok geliştirir, yollar açar, ileriye doğru hamlelerde bulunur. Her adım kişileri ve toplumları ileri götürür.

Hayaller kurma, geleceğe dönük tasarımlar oluşturma, arayışlarda bulunma. İnsan sürekli bir arayıştadır. Özellikle de günümüzde çok yönlü olan kuşatılmışlık insanlara düşünme alanı bırakmaz. Ya da hamaset dediğimiz sonu olmayan duygulanımlar sadece meşguliyet oluşturur. Asıl yapılacak olanlardan uzak tutar.

Kul olarak öncelikle kendimiz için yapacaklarımız var. Bunlar günlük ibadetler olduğu gibi sosyal hayatımızı oluşturan düzenlemelerdir. Her toplum sadece kendini değil çevresini ve kendisiyle ruh birlikteliği olabilenleri, veya olabilecekleri de dairesine dahil eder.

Sorumluluk sahibi kimseler, toplumlar hayrı salt kendilerini için düşünmezler. İnsan birbirine dayanak olursa daha güçlenir.

Hamaset, insanları hem duygu köpürmeleriyle meşgul eder hem de oyalar. Hamaset, sağlıklı düşünmeye engel. Duygu elbette önemlidir, onun da belli bir disiplin ile denetimi gerekir. Kendi başına olduğunda insanı bir yerlere sürükler. Günümüzdeki putlar çok yönlü. Bunlar asıl olandan uzak tutar insanı. Kendi inanç ve düşüncesinden koparır. Sıradan olan şeyler ile avutur. Düşünme alanları sınırlı olanlar dar bir alan içine sıkışıp kalırlar.

İslâm milleti bütünlüğünü büyük ölçüde yitirince, Devlet’siz kalınca küçük şeyler avunur oldu. Bu da onu idealinden uzaklaştırdı. Devletsizlik büyük İslâm milletinin asıl sorunu. Devletçikler, küçük oluşlar büyük idealden uzaklaştıkları için sıradan şeylerle avunmaya bakarlar. Bu da onların hem güç yitirmelerine, hem de bir araya gelmelerine engel olan nedenler oluyor. Her Müslüman topluluk küçük dünyaları etrafında geçmişe yani arkaik döneme, İslâm dışı olanlara götürmeye çabalıyor. Bunlardan mit’ler oluşturuluyor. Onlara bağlılık duygu sınırlarıyla uçlara götürüyor ve tapınma süreci başlıyor. İslâm milletinin ortak değerleri öz olmaktan çıkıyor. Kur’an, sünnet, hadis gibi temel oluşlar tartışma konusu oluyor. Bunlar yapılırken bütünün yıkılmasına neden olan hamleler ile saldırılıyor. Sünnete, hadise karşı olan saldırılar ile farzlardaki sünnetlerin terkine bile neden olunabiliyor.

Ne yazık ki Batı düşüncesinin etkisindeki Müslümanlar hâlâ Fransız düşüncesinin pozitivist, inkârcı düşüncesi içinde kendilerine yol bulmaya bakıyorlar. O zaman metafiziğin, inancın reddi söz konusu oluyor.

Küçük olanlarla avunma misakı millî sınırları içine sıkışmış olanlar hayal dünyalarını bununla daraltıyorlar. Bu daralma İslâm medeniyetinin diğer unsurlarını görmeye engel. Her topluluğun ırkî tutumları da zaten bunu oluşturmaya hem neden hem de bahane.

İslâm idealinin yüceliğindeki Kur’an, sünnet öncelik olmaktan çıkıyor. Kişiye, vatana, bayrağa iman öncelik kazanıyor. Marşlar bunun hamasetini oluşturuyor. Dinî bir ritüel ile bunlardan haz alınıyor. Düşünce boşluğuna itilen insanlar da ancak bu duygularla avutulmaya bakılıyor. Bunun etkisi de bir yere kadar sürüyor.

Bu gibi konuları tartışmak bile o kadar güç ki, inanış ve bağlanış zihinlerdeki katı sert kırılmaz putlara dönüşüyor. Bu duygulardan kaynaklı olan sertlik hayatın bütün alanına yayılıyor. Öyle ki artık bunlar üzerinde asla tartışılamıyor. Kişilerin kendileri gibi birer insan olduğu bile dikkate alınmıyor. Bunlardan yararlananlar putlarını dokunulmaz kılıyor ve asla kimse yanaştırılmıyor.

İslâm milletini saran putlar öylesine çok öylesine yaygın ki. Yukarıda sıraladıklarımızın dışında, para, mal dünyalıklar aşılamıyor. Bunlar için de dünyevî ideolojiler hayatın merkezinde yer alıyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?