Reklamı Kapat

Amerikalının gelişi de, gidişi de yıkım

Dünyanın neresine Amerikan askerleri barışı sağlamak, halka özgürlük getirmek iddiaları ile girmiş ise ayak bastıkları topraklarda felaketler uzun yıllar birbirini takip ediyor. Aklınıza gelen tüm ülkelerin dünü ile bugününü bir düşünün ve karşılaştırın, söylemeye çalıştığımız gerçeği bizzat görürsünüz.  Çünkü Amerikan askeri nereye, hangi ülkeye gitmiş ise ya o ülkeleri silahsızlandırarak teslim almış ya da bağımsız hareket edemez hale getirmiştir.  Bu bakımdan ülkelerin bu geçmişi hatırlayarak kendi iç sorunlarının çözümü için Amerika ya da bir başka sömürgeci ülkeden yardım istemek gibi bir hataya düşülmemelidir. Düştükleri takdirde yakalarını kurtarmaları mümkün değildir.  Söz gelimi ABD bir ülkeyi özgürleştirmek, demokrasiye kavuşturmak için işgal etmiş ise var olan kısıtlı özürlük ve insan haklarını da elleri ile ABD’ye teslim etmiş olurlar.

  Bir iki hatırlatma yaparak konuyu açıklığa kavuşturmakta yarar var. 1970’li yıllarda Amerikan askerleri Vietnam’ı komünistlerden kurtarmak iddiası ile yıllarca bu ülkeyi adeta işgal ettiler. Uzun yıllar sonra çekildiklerinde Vietnamlıların yine özgürlükleri yoktu, yine tam bir sefalet yaşıyorlardı. Buna karşılık yüz binlerle ifade edilen kucaklarında babasız çocukların bulunduğu bir ülke haline geldi. Hatta bugün bile Vietnam halkının insanca yaşayacak bir durumda olmadıkları görülüyor. Kore’ye Rus yayılmacılığından kurtarılacağı iddiası ile asker gönderildi. Ama aradan geçen bunca zamana rağmen komünizm dünyada ömrünü tamamlamış olmasına rağmen ikiye ayrılmış Kore’nin bir bölümü hala komünistler tarafından yönetilmekte. Yani ABD, dünyanın neresinde olursa olsun uzun yıllar komünizmin yayılmacılığından korumak adına asker sevk etmiş ise sonuçta söz konusu ülkeler bağımsızlıklarına kavuşamadıkları gibi sanki gizli bir anlaşma gereği ABD ve müttefikleri ile Rusya arasında taksim edilmiştir.

   Japonya’ya atılan iki atom bombası ile 250 bin Japon hayatını kaybetmiş,  bununla da kalınmamış silahsızlandırılmış, böylece kendini savunamaz duruma düşürülmüştür. Yakın zamanlardaki ABD’nin özgürlük ihracı da geçmişten farklı değildir. Söz gelimi Saddam zulmünden kurtarmak,  halkını özgürlüğe kavuşturmak için Irak işgal edilmiş ama aradan geçen bunca zamana rağmen Irak özürlüğüne kavuşamadığı gibi ABD işgali devam etmektedir. Afganistan da benzer iddialarla işgal edilmiş, bir işgalcinin işgalinden kurtarılırken,  kurtarıcı olarak Afganistan’a giden ABD ve yandaşlarınca işgal edilmiş, kendilerine karşı direniş sergileyenler ise mücadelelerini sürdürmüş, bir süre sonra Afganistan’da bulunmanın faturası ağırlaşmaya başlayınca çekilme gündeme geliyor. Ancak, bu çekiliş gerçek manada olmuyor. ABD çekilirken yerine genellikle bir terör örgütünü bırakıyor. Denebilir ki işgal yıllarında oluşturulan terör örgütleri ve bir takım kesimler devreye sokularak bir bakıma çekildikleri ülkenin yönetimini kendilerine vekaleten bu gruplara devrediyorlar.  Böyle olunca da bir süre işgal altında tutulan ülkeler bir daha kolay kolay barış ve huzura kavuşamıyorlar.

  Bunun en son örneğini Afganistan oluşturuyor. ABD ve koalisyon ortakları ile Rusya arasında başlangıçta bir devir teslim yaşandı. Şimdilerde ise ABD, Afganistan’da bulunmanın faturasının ağırlaşmakta olduğunu görünce, son birkaç yıldır Afganistan’dan çekilmeyi gündeme getirdi.

  Böylece belirsizliğin giderek arttığı bir durum ortaya çıktı. Çünkü ABD, çekileceğini açıkladığı andan itibaren Taliban harekâtını hızlandırdı. Son rakamlara göre 150 ilçe Taliban’ın eline geçti. Giderek de bu harekât hızlanıyor. Öyle anlaşılıyor ki, ABD çekilirken yerini sürekli olarak kendilerine muhtaç olacak bir gruba terk ediyor. Bu arada Taliban’ın harekâtını hızlandırması ile birlikte Afganistan’dan kaçış başladığı haberleri geliyor. Zaten ABD ile birlikte hareket eden Almanlar da Afganistan’ı terk ederken, Almanların boşalttığı üslerin yağmalandığı belirtiyor. Lafın özü, ABD ve koalisyon ortakları ülkeyi terk ederken yeni bir iç savaş haberleri geliyor. Yani, diyebiliriz ki Amerikan askerlerinin bir ülkeye gelişi de gidişi de ülkeler için bir yıkım oluyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder

# Rusya, ABD

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT ve genel af çıkar mı?