Yeni bir dünyayı kuracak çocukların dergisi Milli Çocuk 10 yaşında

Milli Medya ailesinin, Millî Gazetemizden sonra adı küçük yaşı en büyük üyesi Milli Çocuk dergimiz geçtiğimiz günlerde 10. yaşına girdi. Mutfağında emek verenlerimiz, yazarlarımız, çizerlerimiz, okuyucularımız, dergimizin çocuklarımıza ulaşmasında büyük payı olan dağıtım müdürlüğümüz de dahil olmak üzere hepimiz çok büyük bir heyecan içerisindeydik. 10. yaş hazırlıklarımızda emek veren bir Milli Çocuğumuz bu heyecanını, “Bu gece hiç uyuyamadım çünkü bugün Milli Çocuk’un doğum günü” diyerek anlattı. Sanırım bu çocuğumuz bu cümlelerle Milli Çocuk’un sadece bir dergi olmadığını, okurlarının da arka planda emek verdiği, okuyucusu ile kalp bağı kurmuş bir çocuk dergisi olduğunu gayet güzel anlatmış oldu. Bu vesile ile çocuk edebiyatı ve Milli Çocuk’un önemi hakkında birkaç kelam etmek istiyorum. 

Çocuk edebiyatı dünyasında çokça duyduğumuz bir söz vardır, “Türkiye’de çocuk edebiyatı gelişmemiştir.” Yine bu edebi çevrede sıklıkla yabancı masallardan, bu masalların çocuğun dünyasındaki öneminden, verilmek istenen mesajların masaldaki simgeler yoluyla nasıl mükemmel bir şekilde verildiğinden hayranlıkla bahsedilir. Haklılarda yabancı kaynaklarda çok güzel örnekler var. Ancak bu bir yandan kendi ezikliğini, Batı’ya olan hayranlığını açığa vuran bir yaklaşımdır. Zira masal ve edebi içerik konusunda çok zengin bir coğrafyanın çocuklarıyız. Bizim coğrafyamızda da pek çok halk masalı bulunmakta ve bunlar gün geçtikçe unutulmaktadır. Ayrıca Kur’an-ı Kerim, edebi bir lisana sahiptir ve kıssalar yoluyla bizlere pek çok mesaj iletmektedir. Kısacası bu konuda yeterince eser vardır ancak değeri bilinmemektedir. 

Masalların bir de çocuklar üzerinde terapi etkisi vardır. Masallar yoluyla pek çok sorunun üstesinden gelebiliriz. Takdir edersiniz ki çocuk edebiyatı yazarlığı ve masal anlatıcılığı gibi bazı eğitimler, atölyeler son zamanlarda hızla artmaktadır. Bu bir yandan sevindirici olmakla beraber, bunun bir sektöre dönüşüyor olması ve beslenilen kaynaklar bizleri üzmektedir. Geçenlerde bu masal terapisi eğitimlerine katılan bir arkadaşımız eğitimde kullanılan örnek masal vasıtasıyla masalların terapide nasıl kullanıldığını, masalda çocuğun konumunu ve terapi için olması gereken şartları öğrendik, iyi hoş da peki ya masaldaki objeler, tasvirler, resimler ne olacak dedi. Kullanılan örnek masalın yazarı kendi coğrafyasının çocukları için yılbaşı kutlaması, tebrik kartları ve yılbaşı ağacı gibi bazı tasvirleri kullanarak çok güzel bir hikâye yazmış. Peki ya bizim coğrafyamızın çocukları?

Daha önce de bu köşeden masalların ve kavramların çocuklar için ne kadar önemli olduğunu, çocuk kitaplarından tutunda çizgi filmlere varana dek birçok çocuk yayıncılığında yılbaşı gibi bize ait olmayan konuların nasıl güzel bir şekilde anlatıldığını ifade etmiştim.  Az evvel ifade ettiğimiz gibi birilerinin, “Türkiye’de çocuk edebiyatı gelişmemiştir” söylemi doğru değil. Türkiye de çocuk edebiyatı kendi kaynaklarını kullanmakta eksik kalmış, var olan masallar, edebi eserler unutulmuş, unutturulmuştur. İşte böyle bir ortamda Milli Çocuk, önce ahlak ve maneviyat diyerek, tasvirleri, kavramları, resimleri kendi coğrafyasına ait olan, kendi coğrafyasının çocuklarının hikayesini anlatmaya çalışan bir yayıncılık anlayışı benimsemektedir.

Çocuk edebiyatının bu kadar popülarite kazanmasıyla beraber hepimizi üzen sakıncalı çocuk kitapları gündeme gelmiştir. Bu içerikleri iki başlık altında incelemek gerekmektedir. Birincisi incelendiğinde derhal anlaşılabilecek sakıncalı kitaplardır. Bunlar bana göre diğer gruptan daha az tehlikelidir zira denetim ile kolayca ayırt edilebilirler. Diğeri ise masalların tasvir gücü ve simgelerle gizlenmiş olanlarıdır ki bunları anlayabilmek için bu alana hâkim olmak gerekmektedir. Aynı çizgi filmlerde verilen subliminal mesajlar, 25. kareler gibidirler. O nedenle genellikle anlaşılmıyorlar ve biz çok güzel bir çocuk eserini çocuğumuza sunduğumuzu düşünüyoruz.

Çocuk edebiyatının suiistimal edildiği de ayrı bir gerçek. Çocuk edebiyatı, masal anlatıcılığı alanında eğitim veren bir ismi birazcık araştırınca birkaç yıl önce gündeme gelen ensest içerikli çocuk kitabının yazarı olduğunu öğreniyoruz. Bu kitap sosyal medyada gündem olması üzerine Aile Bakanlığı harekete geçmiş, Küçükleri Munzur Neşriyattan Koruma Kanununun gerekleri yapılmıştı. Yazar ise kendini çocukların kendilerini ensestten korumalarını öğretmek için bu kitabı yazdığını iddia ederek aklamaya çalışmıştı. Ne yazık ki bu üzücü hadise kısa sürede unutulmuş ve bu kişi şu an masal anlatıcılığı alanında otorite olarak görülmekte ve eğitimler vermektedir. Maalesef ki bu sadece bir örnektir ve daha bunun gibi birçok örnek bu önemli alanı kirletmektedir. İşte böyle kirli zihniyetlerin çocuk yayıncılığına el uzattığı bir ortamda Milli Çocuk, tam 10 yıldır temiz dergi, temiz yayıncılık, temiz nesil anlayışı ile hizmet vermektedir.

Çocuk edebiyatında tartışılan diğer bir konu ise bazı konuların çocuklara verilip verilmemesi gerektiğidir. Özellikle inancımıza ait bazı değerlerin işlenip işlenmemesi, çocuğa verilip verilmemesi üzerine kafa patlatılmakta ve genellikle bu gibi konulardan uzak durulmaktadır. Alana hâkim kişiler bilir ki ölüm gibi anlatılması çok zor konular dahi masalın sembolik diliyle çocuğa çok güzel anlatılabilmektedir. Çocuklar inanç ve değerleri küçük yaşta kazanır. “Aman o daha küçük namaz kılmasa da olur, tesettüre büyüyünce girer, aç kalamaz oruç tutmasın” gibi bazı söylemlerle yaklaşılan çocukların, gençlik döneminde bu değerleri kazanamadıklarını ya da çok bocaladıklarını bizzat deneyimleyerek gördük. Bu noktada ahlak ve maneviyatı, inanç ve ibadetleri, inancımıza ait kavramları, bir Müslüman’ın dünya tasavvurunun nasıl olması gerektiğini ders gibi anlatan yayınların ötesinde bir edebi anlayış ile çocuğa sunan bir yayıncılığa ihtiyacımız bulunmaktadır. İşte Milli Çocuk bu ihtiyacı karşılamak için çalışmaktadır.

Milli Çocuk’u çocuklarla buluşturmak için daha birçok neden sayabilirim… Ancak artık toparlayalım;

 Milli Çocuk, uzman pedagoglarımızın rehberliğinde 15 günde bir yayına hazırlanan, abonelik sistemi ile okurlarına ulaşan, ahlaki ve manevi örneklikleri hedefleyen; güldürürken düşündüren, düşündürürken öğreten bir dergidir.

Milli Çocuk, tarihini bilen, canlılara merhamet eden, kardeşinin çölüne yağmur olan, herkesin huzur içinde yaşadığı adil bir dünyanın hayallerini kuran, hayallerini gerçekleştirmek için dört elle çalışan ahlaklı nesillerin teminatıdır.

Milli Çocuk, çocuklarının sadece bedenini değil, ruhunu da doyurmak isteyen anne babaların tercihidir.

Sevgili anne babalar, eğitimciler, teyzeler, halalar, amcalar, dayılar, çocuk dostu olan herkes, çocuklarımızı, yeğenlerimizi, kardeşlerimizi, komşu çocuklarını bu güzellikten mahrum bırakmayalım.

Unutmayın, çocuklarınızın arkadaşlarınızı seçemezsiniz belki ama okuduklarını seçmek sizin elinizde!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Selime Sümeyye Abatay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Türkiye'de erken seçime gidilmeli mi?